Rahat uyu Denktaş Baba

Hepimizin için öncelikle ‘babaydı’ Denktaş… Küçücük çocuklara sorsanız ‘Denktaş Dede’ derlerdi O’nun için...
Hepimizin için öncelikle ‘babaydı’ Denktaş… Küçücük çocuklara sorsanız ‘Denktaş Dede’ derlerdi O’nun için... Yaptıkları icraatlar karşısında bir dünya önünde eğildi. İşte bu yüzdendir, bir çok insan ‘öldü’ haberini duyunca inanmak istemedi ve açmadı o gece televizyonlarını. Onların da inanmak istediği gibi ölmedi aslında… Çünkü O, hiçbir zaman halkını yalnız ve desteksiz bırakmaz. O’nun gücünü ve nefesini hep hissedeceğiz. Söylediği sözlerle, yaptığı icraatlarla ve yaktığı meşalesiyle yine verecek ülke mücadelesini.
Sayın Denktaş, “Benim üzüntüm büyük mücadele sonucu bu halkın meydana getirdiği, bir devletin ortadan kalkmasını görmektir. Onu görmektense ölmeyi tercih ederim. İkincisi diğer tarafa gittiğimde yine göreceğim. O zaman iner birinin gırtlağına sarılırım” demişti. Öyle de olacak…

Ömrünü adadı bu ülke topraklarına… Mücadelesi halkı ve ülke topraklarıydı. Hasta yatağında ‘düşünme bir şey’ denilmesine rağmen ‘ülkemi düşünmek zorundayım’ dedi. Hiçbir zaman kendini düşünmeden hep halkını koydu birinci sıraya ve hep halkını düşündü. Hasta yatağında ‘halkım’ dedi ve yine halkını düşündü. Ender Vangöl, Sayın Denktaş'ın, Kıbrıs müzakerelerinden bahsettiğini, toprak ayarlamalarına, iskana değindiğini ve “Nasıl olacak, nasıl yerleşecek bu insanlar?..” dediğini kaydetti. Çünkü O’nun halkından başka kimsesi yoktu. En büyük gücüydü Kıbrıs Türk halkı.

Son nefesini ‘Rum yönetimi lideri Hristofyas ile diğer Rum liderler için, “(Söyle kendilerine, burası bağımsız bir cumhuriyettir' dedi ve 'Hristofyas' diye bağırarak verdi… Şu saatten sonra yapmamız gereken onun görüşleri ışığında yürümek ve mücadelesinin mücadelemiz olmasıdır… Çünkü O yukarıdan her zaman bizi izlemeye devam edecektir… Sayın Denktaş, bizleri hiçbir zaman öksüz bırakmadı ve bırakmayacaktır…

:

:

:

: