Greentree’den en azından bir çağrı bekliyoruz

Cumhurbaşkanımız Derviş Eroğlu eşi Meral Eroğlu ve beraberindeki heyetle birlikte yeni bir üçlü zirve için New York’a gidecek. Türk tarafı olarak yine bu zirveye de umutlu olarak gidiyoruz.
Cumhurbaşkanımız Derviş Eroğlu eşi Meral Eroğlu ve beraberindeki heyetle birlikte yeni bir üçlü zirve için New York’a gidecek. Türk tarafı olarak yine bu zirveye de umutlu olarak gidiyoruz. En büyük beklentimiz ise zirveden en azından Türkiye ve Yunanistan’ın da dahil olacağı bir çoklu konferans kararının çıkması…

Rum Yönetimi’nin süreci zamana oynadığı artık tüm dünyanın da bildiği ancak hala dile getirmekten korktuğu bir gerçek… En azından AB Dönem Başkanlığı’nı elde edinceye dek süreci askıya almak isteyen Rum Yönetimi, bu avantajını kullanarak anavatanımız Türkiye’ye muhatap olma hayalleri peşinde koşuyor. Ancak Türkiye bu konudaki net tavrını belirleyerek, ‘sizi muhatap almayacağız’ dedi.

Peki Greentree Zirvesi nasıl bir atmosfer içerisinde geçecek? Hiç şüphesiz Türk tarafı yıllardır masaya getirdiği yapıcı önerilerini bu zirvede de masaya getirecek. Ancak üzerinde en çok tartışılacak olan konulardan birisi toprak ve mülkiyet konusu olacak… Yönetim ve Güç Paylaşımı başlığı da tarafları zorlayacak olan bir diğer başlık… Peki bu başlıklar Greentree’de masaya gelir mi? Büyük bir ihtimalle BM Genel Sekreteri Ban, taraflardan bir önceki zirveden bu yana hangi konularda aşama kaydettiklerine dair bir bilgi isteyecek. Bu başlıklar o zaman gündeme gelecektir diye düşünüyoruz. Öte yandan her iki tarafın da kırmızı çizgilerinin olması orta yolun bulunabilmesi konusunda sıkıntı yaratabilir. Bu konudaki hakemlik görevi ise Genel Sekreter Ban’a düşmektedir. Sakin görüntüsü ile bu zamana kadar taraflar arasında arabuluculuğu objektif bir biçimde yerine getiremeyen genel sekreterin de baskı altında olduğu su götürmez bir gerçektir. Ancak görülen o ki Genel Sekreter de kendisinden beklenildiği üzere bu zirvede biraz daha aktif bir rol üstlenecektir. Greentree Zirvesi’nin bir ‘end game’ olabileceğini pek düşünmüyoruz. Ancak yazımızın başında da belirttiğimiz gibi en azından garantörlerin de dahil olacağı bir çoklu konferans fikriyle taraflar New York’tan ayrılabilirse bu bile bizler için büyük bir kazanım olur.

:

:

:

: