Yatırımcının sesi duyulmalı

Turizm ve özel üniversitelerin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisini ayakta tutan lokomotif setörler olduğu konusu, şüphe kaldırmaz bir gerçektir...
Turizm ve özel üniversitelerin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisini ayakta tutan lokomotif setörler olduğu konusu, şüphe kaldırmaz bir gerçektir...

Kuzey Kıbrıs’a uygulanan ambargolara rağmen bugün bu iki sektör sayesinde ülkeye ciddi bir gelir sağlanmaktadır...

Kıbrıs’ta olası bir çözümden sonra özellikle turizmde büyük bir patlama yaşanacağı tüm kesimlerin beklentisi haline gelmiştir...

Kuzey Kıbrıs’ta, 2011 verilerine göre tüm otellerin toplamda 17 bine yakın bir yatak sayısına ulaştığı açıklandı...

Bir çok otorite, bölgede 2 sene içerisinde dengelerin değişeceğini ve Kuzey Kıbrıs’ın
da bundan gerek ekonomik gerekse sosyal açıdan olumlu etkileneceği yönünde
yorumlarda bulunuyor...

Turizmdeki yatak kapasitesinin artırılması için bugüne kadar bazı adımlar atıldı ve bu yönde yatırımcılar ülkeye davet edildi...
Bir süre önce Başbakan İrsen Küçük tarafından, ülkedeki turizm hedefi 45 bin yatak olarak ifade edildi...
Bu, tüm kesimler tarafından sevindirici bir açıklama olarak değerlendirildi. Özelliklede, KKTC’ye turistik tesis yatırımı başlatan işadamları tarafından...
Bafra ve İskele bölgesinde yapılması planlanan, inşaatına başlanmış fakat bazı nedenlerden dolayı tamamlanamamış 20 otelin olduğu belirtiliyor...
Bu otellerin toplamda turizme katkısının 20 bin yatak olacağı ve bunun da hem ülke hem de bölge için büyük bir ekonomik refah sağlayacağı düşünülüyor...
Turistik tesis yatırımı için ülkeye davet edilen ve bu yönde çalışmalarına başlayan çok sayıda işadamı bugün gelinen noktada ‘Kendilerine verilen sözlerin tutulmadığından’ dert yanıyor...

İşadamları, özellikle Anavatan Türkiye’deki Kalkınma Bankası’ndan verileceği vadedilen teşvik kredilerinde yaşadıkları sıkıntıları artık yüksek sesle dillendirmeye başladı...

Bölgede iki yıl içerisinde bazı dengelerin değişeceğini düşünen işadamları, yatırım ikliminin ve yatırımcının üzerindeki yükün hafifletilmesini istiyor...
Tıpkı Almanya’da Berlin Duvarı’nın yıkılması sonucu, Doğu ve Batı’nın eşitliğe kavuşması gibi Kıbrıs’ta da Güney ve Kuzey’in eşit şartlara geleceği öngörüsünde bulunan işadamları, bu duruma hazırlıklı olunması çağrısında bulunuyor...
Kuzey Kıbrıs’ta, yıllardır süregelen uygulamalarda hep küçük resme bakıldığı ve günü kurtarma politikaları uygulandığı tartışılmaz bir gerçektir...
Artık büyük ölçekli düşünmek için varolan projelere sahip çıkmanın ve olası bir çözüme veya başka bir modele hazırlıklı olmanın zamanı gelmiştir.
Bu konuda ülkeyi yöneten siyasi iradeye çok büyük iş düşmektedir.

:

:

:

: