Görmedim duymadım bilmiyorum

Kuzey Kıbrıs’ın en güzel sahillerinden birisi olan, İskele’ye bağlı Kalecik kumsalında yükselecek çok katlı binalar konusunda yetkililer kelimenin tam anlamıyla, üç maymunu oynuyor.
Kuzey Kıbrıs’ın en güzel sahillerinden birisi olan, İskele’ye bağlı Kalecik kumsalında yükselecek çok katlı binalar konusunda yetkililer kelimenin tam anlamıyla, üç maymunu oynuyor.

Sahipleri İsrailli olan Afik Grup tarafından, yüzlerce villanın önüne inşa edilecek, duvar görünümü arzedecek yapıya verilen ve her yerinden şaibe iddiaları dökülen projeye verilen izinler konusunda söz sahibi makamlar; ‘Görmedim, duymadım bilmiyorum’ diyor.

Bölgede yaşayan çaresiz vatandaşlar bu işgalin sona erdirilmesi için Star Kıbrıs ve Ada Tv aracılığıyla günlerdir hem kamuoyuna hem de bu çirkin yapının, doğa harikası sahile yapılmasına izin veren makamlara çağrıda bulunuyor.

Bölgedeki vatandaşlar gibi biz de bu konuda açıklama bekliyoruz.
İskele Kalecik kumsalında, yüzlerce villanın önüne yapılması planlanan, büyük tepkilere neden olan çok katlı yap-sat konutlara alınan ÇED raporu izni konusunda gündeme gelen iddialar hala cevapsız. Sahipleri İsrailli olan Afik Grup isimli inşaat şirketi tarafından İskele’de yapılması düşünülen çok katlı binalar için CTP ile UBP hükümetleri döneminde verilen yol ve hali arazi izinleri konusundaki çelişkiler konusunda da bugüne kadar bir açıklama yapılmadı.

Söz konusu inşaat hakkında iki defa olumsuz çıkan ÇED raporuna, üçüncüde olumlu imza verilmesinin arkasında, Ulusal Birlik Partisi’nden üst düzey bir siyasetçinin olduğu ileri sürülüyor.

İddiaya göre, 22 Mart 2011 tarihinde, 16.30 ile 17.30 saatleri arasında Afik şirketinin sahipleri ve ortaklarıyla, UBP’li bir siyasetçi buluştu. Buluşma İsraillilerin işyerindeki restoranda meydana geldi. Bu görüşmenin ardından iki defa olumsuz çıkan ÇED raporu hızla olumluya çevrilerek imzalandı.

Evet bu iddialar Uganda’da bile yapılsa yer yerinden oynardı.
Ama bizim ülkemizde öyle mi?
Kimsenin kılı bile kıpırdamıyor.
Susarak bu işin örtüleceğini, unutulacağını düşünüyor bazı makamlar.
Ama bu defa istedikleri olmayacak.
Konu hakkında yetkili makamlardan kamuoyunu aydınlatan açıklama gelene kadar, bölge sakinleri adına yazmaya, sorgulamaya devam edeceğiz.

Sahibi İsrailli olan Afik Grup isimli inşaat firmasının; olumsuz ÇED raporunu olumluya çevirmesi, hali araziyi alması, çok katlı binaların yapılması aldığı köprü izni konusunda arkasındaki gücü nereden aldığını soracağız.
Hatta, bu firmanın isteklerini yapmayan İskele Belediyesi’ni nasıl mahkemeye verdiğini, kaç para tazminat istediğini kamuoyuyla paylaşacağız.

Dönemin Turizm Çevre ve Kültür Bakanı Kemal Dürüst bölgeye giderek yerinde inceleme yapmış ve “Böyle bir yere bu izni vermek katliam olur”demişti.
Şimdi biz de bakan Dürüst’ün katliam dediği yapının nasıl hayat bulduğunu soruyoruz.
Bizim sorguladığımız, denize sıfır sayılabilecek bir bölgede, önünüzdeki manzara hiçbir zaman kapatılmayacak diyerek konut satılan, kandırılan insanların içine düştükleri durumu durumdur.
Bizim sorguladığımız, yol bağlantısı için önce dere yatağı üzerine inşa edilecek köprü izni ardından da köprü ayağının oturacağı hali (kamuya ait) arazinin İsrailli şirkete verildiği yönündeki iddiaya neden cevap verilmediğidir.

İsrailli Afik Group isimli şirketin ve arazi sahibi Kıbrıslı Türkün, İçişleri Bakanlığı’ndan aldıkları iznin ve bölgeye yapılacak inşaatın ÇED raporunun hangi kriterlere göre verildiği konusunda herkes gibi bizde yetkililerden açıklama bekliyoruz.

Sağlanan ayrıcalığın nedenlerini öğrenmek için bu konudaki ısrarlı yayınlarımızı sürdüreceğiz. Ta ki bir açıklama yapılana kadar. Evet... İskele Kalecik kumsalında dere yatağı kenarında boylu boyunca uzanan “Hali (Kamuya ait) arazi kime ne için verildi?

Konu hakkında sözü olan herkese sayfalarımız açıktır...

:

:

:

: