Nüfüs Başına Banka Sayısında KKTC Şampiyon mu?

Nüfus başına banka sayısı sizce önemlidir? Bu gösterge dikkate alınmalı mıdır? Elbette bu oranın düşüklüğü sektörün felaketi anlamına gelmez. Ancak bu oranın düşüklüğü, yani bir bankaya düşen nüfus oranı o bankanın kabaca pazar potansiyelini ve dolayısı ile yatırım analizi açısından ekonomik fizibilitesini göstermektedir.

Nüfus başına banka sayısı sizce önemlidir? Bu gösterge dikkate alınmalı mıdır? Elbette bu oranın düşüklüğü sektörün felaketi anlamına gelmez. Ancak bu oranın düşüklüğü, yani bir bankaya düşen nüfus oranı o bankanın kabaca pazar potansiyelini ve dolayısı ile yatırım analizi açısından ekonomik fizibilitesini göstermektedir.

Günümüz itibariyle dünyada en çok banka ABD’de bulunuyor. ABD’de halen 8 bin 500 civarında banka faaliyet göstermektedir. Ortalama olarak bir bankaya düşen nüfus sayısı yaklaşık 35 bindir. Avrupa Birliği’nde en çok banka 2 bin 227 ile Almanya’da bulunmaktadır. Almanya’yı, Rusya ve Avusturya takip etmektedir. Avrupa’daki ilk 18 ülkede banka sayısı 100’ün üzerindedir.

Türkiye’de ise 46 banka faaliyet gösteriyor. Bu rakamla bütün Avrupa ülkeleri arasında 23’üncü sırada yer alıyor. Türkiye’nin altında Doğu Avrupa ve Balkanlar’dan Romanya, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti gibi ülkeler bulunmaktadır.

Türkiye, banka başına düşen nüfus açısından Avrupa lideri olarak dikkati çekiyor. 2007 yılı verilerine göre yapılan hesaplamada Türkiye’de 1.5 milyona 1 banka düşüyor. Bu oran, örneğin İngiltere’de 181 bin, Fransa’da 158 bin, Rusya’da 124 bin düzeyindedir. Türkiye ile aynı kapsamda değerlendirilen Doğu Avrupa ülkelerinde ise banka başına nüfus 200 bin ile 500 bin arasında değişiyor. KKTC ve Güney Kıbrıs için ise net durum aşağıdaki tablodan anlaşılmaktadır. Buna göre, banka başına en fazla nüfus olan 1,5 milyon kişi ile Türkiye ilk sırada bulunurken 20,000 kişi ile Güney Kıbrıs ve 13,000 kişi ile KKTC sonuncu sırada yer almaktadır. Sonuç itibariyle, KKTC’deki bankalar en az nüfusa hitap etmekle dünya şampiyonluğuna aday durumundadır.


 

 

 

 

 

 

 

 



Bugünkü yazımı burada keserek geçen hafta yer verdiğim ve okuyucuların büyük ilgisini çeken Lefke Avrupa Üniversitesi Öğretim elemanı Kaan Kutlay ile yapmış olduğum söyleşinin ikinci kısmını aşağıda sizlerle paylaşmak istiyorum.

Soru: Güneydeki özelde bankacılık krizinin geneldeki mali krizin adanın kuzeyine yansımalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

YANIT (KAAN KUTLAY-LAÜ Öğretim Elemanı)

Rumların içine düştüğü durum ülkemizde ve Türkiye’de bazı kesimler tarafından memnuniyetle karşılana dursun ben kötü durumdaki komşunun kimseye faydası olmadığı görüşündeyim. Örneğin Fileleftheros gazetesinin haberine Rum Sağlık Bakanı Petros Petridis, Rum hastanelerinde Kıbrıslı Türklere hiçbir gelir kriterine bakılmaksızın ve bedava sağlanan sağlık hizmetlerinin kalkacağını duyurdu. Hazırlanan rapora göre 9000 Kıbrıs Türk, Rum tarafından sağlık karnesi aldı ve 2003–2012 yılları arasında Kıbrıslı Türklere 49 milyon Euro luk sağlık hizmeti sağlandı. Sayın Hasipoğlu’nun, Rumların sağlık hizmetine ihtiyacımız yok demesine rağmen unutulmamalıdır ki bahsedilen rakamın önemli bir kısmı ücretsiz alınan ilaçlardır. 1963 yılına kadar Kıbrıs Cumhuriyetinde istihdam edilen Kıbrıs Türklere bazı sendikalar aracılığıyla 70 yaşına gelince hatırı sayılır bir miktar ikramiye almaktadır ve yine bazı vatandaşlarımızın emeklilik maaşlarını Rum yönetiminden almaktadır. 2003 yılında kapıların açılması ile birlikte Larnaka ve Baf havalimanları vatandaşlarımızın ada dışı seyahatlerinde önemli bir yer tutmaktadır. Vatandaşlarımızın, Rum yönetiminden elde ettiği bu kazanımların sekteye uğraması beklenmektedir.

İstihdam
Güney’de emek parasını kazanan 1000 civarında vatandaşımız var bunların önemli bir kısmının işlerini kaybetmesi beklenmektedir. Benim için reel ekonomik büyüme rakamından daha önemlisi işsizlik oranıdır. Ülkemizin en önemli sosyal ve ekonomik sorunu genç nüfustaki işsizlik oranıdır. Güneydeki krizden dolayı işlerini kaybetmesi muhtemel olan kişiler umarım kamuya ek istihdam aratmaz. KTHY mağdurlarının devlete istihdam edilmesini gören bu vatandaşlarımızda ayni hakkın kendilerine sağlanması isterlerse yetkililerimiz nasıl bir cevap verecektir?

Ticaret
Sizinde içinde bulunduğunuz LAÜ ve DAÜ deki akademisyenlerin hazırladığı ve kamuoyunda büyük ses getiren rapor açıkça gösteriyor ki ticaret güneye kaymış durumda. Alınan tedbirlerin alım gücüne ve hayat pahalılığına etkisi olacaktır.Alım gücünün azalması ile Rumların kuzeydeki harcamaları azalacaktır. Son haftalarda Lokmacı esnafının işlerinden memnun olmaması olayın özetidir. Enflasyonun 3 temel sebebi vardır bunlar talep enflasyonu, maliyet enflasyonu ve beklentilerdir. Uygulanacak daraltıcı mali politikalar ile güneyde maliyet enflasyonu oluştururken diğer taraftan yaşanan ve artmasına kesin gözüyle baktığımız ekonomik durgunluk toplam talebi azaltacak bu da fiyatlarda nominal olarak düşüşe neden olacaktır. Reel fiyatlar ise Euro ve TL arasındaki döviz kuruna bağlı olacaktır. Adanın Kuzey ve güneyindekilerin TL ile Euro arasındaki pariteye etkisi bulunmamaktadır.

Servis Sektörü
Yiyecek ve İçecek sektörüne olan talebin harcanabilir gelir ile pozitif ve güçlü bir ilişkisi vardır. Güneydekilerin harcanabilen gelirinin azalması sektör servisimize olumsuz olarak yansıyacaktır. Ülkemiz ekonomisine önemli bir katma değer sağlamayan kumarhaneler olumsuz olarak etkilenecektir, yaşanan süreç bence Güneye de kumarhaneler açılmasına neden olacaktır.

Taşınmaz Mal Komisyonu
Kurulduğu 2006 yılından beri sürekli olarak başvuru sayısı artmaktadır. Yaşanan süreç ile beraber bu rakam artacaktır.
Bizim kamuoyunda Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak, Rumlar ekonomik kriz içerisinde ve buda onları çözüme teşvik edecektir görüşüne katılmıyorum sonuçta Kıbrıs sorunu Rumlar ekonomik krize girdi diye çözülecek kadar kolay bir sorun değildir, öyle olsaydı geçmiş 50 yılda çözülürdü.

Bizimde biran önce Akil İnsanları!!! bir araya getirip strateji belirlemeliyiz. Rum tarafının yaptığı hatalardan gerekli dersleri çıkarmalıyız. Bütçemizin yüzde 35%i v Türkiye tarafından karşılanırken ve mevcut bütçe açığımız ile Rumlara yardım teklifinde bulunarak sadece kendimizi komik durumu düşürmekteyiz

:

:

:

: