Yaz gelmesin, güneş doğmasın...

Yaşadığımız bu eşsiz coğrafyada hayatımızı tehdit eden bir kaç sorundan biride Orman yangınlarıdır. Kış ayları geride kaldığında, yağmur mevsimi geçtiğinde, kavurucu sıcaklar hüküm sürmeye başladığında içimizi bir korku kaplar. Haksız, yersiz bir korkuda değildir bu...

Yaşadığımız bu eşsiz coğrafyada hayatımızı tehdit eden bir kaç sorundan biride Orman yangınlarıdır. Kış ayları geride kaldığında, yağmur mevsimi geçtiğinde, kavurucu sıcaklar hüküm sürmeye başladığında içimizi bir korku kaplar. Haksız, yersiz bir korkuda değildir bu...

Gençliğinin baharında, birilerinin neden olduğu yangında saçları yanmış, kelleşmiş, teselliden nasibi kalmamış bir delikanlıyı görürüz beşparmak dağlarına her baktığımızda... Yaşanmışlıklarımız, tarihi hafızamızda kaydedilmiş felaket görüntüleri bir film şeridi gibi geçer gözümüzün önünden... İçerisinde barındırdığı yüzlerce canlının yok oluşunun filmidir izlediğimiz...

Aktörü de, oyuncusu da, finansörüde insan olan bir film... İşte bu nedenle korkuyuruz ilkbahardan, yazdan, güneşten... Yaz gelmesin, güneş doğmasın istiyoruz ormanlarımızı yakacak diye!...
Bir kısım yazar-çizer çok sorumsuz bir millet haline geldiğimizi, insan neslinin egoistleştiğini ileri sürerken başka bir kısım yazar-çizer ülkemizin Akdeniz iklim kuşağında olduğu için çıkan yangınların normal olduğunu savunuyor... Yani insan olsa da olmasa da yangın çıkacaktır diyerek aşırı sıcak ve yıldırımlardan kaynaklanan istisnai yangınları örnek gösteriyor, insan denen varlığın yangınlarda etkisinin olmadığını iddia ediyor, insanı temize çıkarıyorlar.

Bu aklama işini her yıl yeniden yaptığımız, suçluluk duygusundan ve sorumluluk hissinden uzaklaştığımız için aynı yangınları yaşamaya, benzer film karelerini seyretmeye devam ediyoruz.
Peki yangınlardan gerçekte kim sorumlu?.. Dünyanın çiğerlerini yakarak, bu gezegende yaşamı imkansız hale getirmeye çalışan kim?

Bize göre çıkan yangının olmasa bile yanan her alanın tek sorumlusu, çıkması muhtemel yangınlarda yanan alanların küçültülmesini sağlayacı, yangının yayılmasını önleyici tedbirleri almayan insandır. Modern anlamda planı yapılsa en fazla 100-200 ağaç bile yanmadan çıkan yangın kontrol altına alınır. Ülkemizde onlarca yıldır konuya ilişkin vurdumduymaz tavır sergilendiği, nutuktan öteye sonuç doğurmayan o ana özel demeçler verildiği, çağdaş ve profesyonel ormancılık anlayışıyla tedbir alınmadığı için çıkan her yangında hektarlarca alanı kaplayan ormanlarımız ve içerisindeki binlerce canlı yok oluyor.

Orman yangınlarının çıkış sebeplerini konu edinen bütün araştırmalar, yangınların tamamına yakınının insan kaynaklı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu istatistiki sonuçlar, İtfaiye Müdürlüğümüzün 15 ayda 1050 yangın gerçekleşti açıklamasındaki detaylarlada parelellik göstermektedir.

Bu konuda her vatandaşımız sorumluluk sahibi olmalı, yetkililer profesyonel anlayışla orman alanlarını yeniden düzenlemeli, görevini yerine getirmeyenlere ise nedeni sorulmalıdır. Orman deyip geçmemek, üzerine bir tas su içmemek gerekir.

Ormanlarımızda bu yıl yangın olmamasını diliyoruz. Yangın yada yangın belirtisi gören vatandaşlarımızın hiç vakit kaybetmeden, hemen 199 İtfaiye, 155 Polis İmdat veya 177 Orman Yangını acil telefon hatlarını arayarak durumu ilgililere bildirmesi yangınların büyümeden önlenmesi açısından önem taşımaktadır. Söz konusu ihbar hatları ücretsizdir.

:

:

:

: