Vekiller yine kendine dokundurtmadı

Star Kıbrıs Gazetesi’nin 25 Haziran 2013 Salı günkü sayısındaki manşet haberimiz ‘Suç varsa ceza olmalı’ başlığını taşıyordu...
Star Kıbrıs Gazetesi’nin 25 Haziran 2013 Salı günkü sayısındaki manşet haberimiz ‘Suç varsa ceza olmalı’ başlığını taşıyordu...
Bu başlık, hükümeti oluşturan CTP, TDP ve DP-UG liderlerinin, Ejder Aslanbaba’nın Meclis kürsüsünde seslendirdiği rüşvet olayından sonra gündeme gelen milletvekili dokunulmazlığı konusundaki ortak görüşünü seslendiriyordu...
Parti liderleri, Meclis’in 27 Haziran Perşembe günkü birleşiminde gündeme gelmesi beklenen milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması konusunda, aynı görüşü seslendirmişti...
Başta biz olmak üzere bu konuda halkta da bir umut doğmuştu...
Yıllardır, parlamentoda görev yapan tüm siyasilerin seslendirdiği fakat iş icraata gelince hepsinin ortadan kaybolduğu ‘Milletvekili dokunulmazlığı’ konusunda, şeffaflık ve güven sözü veren bir hükümetin ortakları ‘Artık bu iş çözülmeli, hem de hiç zaman kaybetmeden’ diyordu...
Tüm ülkede gözler, perşembeye çevrildi...
Çünkü o gün, hükümeti oluşturan partilere mensup 26 milletvekilinin Meclis’e gelerek nisabı sağlayacağından, milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması için toplanan imzaları Hasan Bozer’e vereceğinden herkes emindi...
Ama olmadı...
Başta, kendilerine dokundurtmak için basına beyanat veren parti liderleri olmak üzere, birçok milletvekili Meclis’e gelmedi, nisap sağlanmadı...
Bu yıl bu nisap lafını o kadar çok duyduk ki...
Onun eş anlamlısı olan ‘Meclis’in bir dahaki birleşimi 48 saat sonraya ertelendi’ cümlesini de otomatik olarak kanıksadık...
O 48 saatin de gelmesini bekledik, ama değişen birşey olmadı...
Sınıfta kalan öğrencinin karnesini almak için okula gitmemesi örneğinde olduğu gibi, Meclis’in son oturumuna 3-5 milletvekilinin dışında gelen olmamıştı...
Çünkü siyaset okulundaki bu son dönemlerinde sınıfta kaldıklarını hepsi de çok iyi biliyordu...
Parti liderlerinin milletvekili dokunulmazlığı konusunda söylediklerini bugün bu köşeden tarihe not düşmek adına tekrar yayınlıyoruz...
28 Temmuz’daki seçimlerden sonra oluşacak Meclis’teki yapıya ve parti liderlerine bu konuyu sık sık hatırlatacağımızı da salık veriyoruz...
1-Rüşvet olayından sonra şahsının milletvekilliği dokunulmazlığının kaldırılmasını Cumhuriyet Meclis’i Başkanı Hasan Bozer’e ileten Demokrat Parti Ulusal Güçler (DP-UG) Genel Başkanı Serdar Denktaş’ın eylemini 28 Temmuz’dan sonraki ilk Meclis birleşim günü bu köşeden yeniden hatırlatacağız...
2- CTP Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu’ nun, bir milletvekilinin sadece kürsüde ve sonrasında siyasetle ilgili yaptığı konuşmalardan ve eylemlerden dolayı dokunulmaz olması gerektiği görüşünü, yanlış park eden, trafiği ihlal eden veya herhangi bir suç işleyen milletvekilinin dokunulmazlık perdesinin ardına saklanmasının yanlış olduğu ifadesini ve “Nasıl halk suç işlediği zaman yargı önüne çıkarılıyorsa bu milletvekilleri için de geçerli olmalıdır” sözlerini yeniden yayınlayacağız...
3- Milletvekilinin suç işlemesi halinde yargı sürecinin hemen başlaması gerektiğine vurgu yapan, dokunulmazlığın kaldırılması için beklenmesinin zaman kaybı olduğunu ifade eden TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı’nın sözlerini de not aldık.
Vakti geldiğinde, temiz siyaset adına yeniden gündeme getirilecek...

:

:

:

: