Futbolun Ekonomide Artan Önemi ve Anastasiades’i “Derin Memnuniyet”e Sevkeden KTFF’nin KOP’a Üyeliği

Futbolun günümüzde bir sektör haline geldiği ve ülke ekonomisine önemli katkılar sakladığını artık herkes kabul etmektir.
Futbolun günümüzde bir sektör haline geldiği ve ülke ekonomisine önemli katkılar sakladığını artık herkes kabul etmektir. Transfer piyasasında gerçekleşen büyük rakamlar, bu sektörde çalışan teknik adamlar, satılan sportif ürünler ve takımların ticari ürünleri, stadyum gelirleri ekonomiye olumlu katkı yapmaktadır. Futbolun ekonomiye etkisini Avrupa futboluna atıf yaparak daha iyi anlayabiliriz.
Avrupa’nın en gözde ligi olduğu düşünülen Premier Lig kulüpleri 2011/12 sezonunda geliri %16 artarak 2,9 Milyar €’ya çıktı. Artış Sterlin bazında ise %4 oldu. Premier Lig gelirlerinin %70’i ise futbolculara ve teknik ekibe ödendi. Premier Lig’de futbolcu ve teknik ekibe ödenen maaş bedeli 2 Milyar € olarak hesaplanırken, maç başına ortalama seyirci sayısı ise %2 azalarak 34.646 kişiye düştü.( http://www.totemspor.com/yazarlar/kerem-akbas/avrupa-futbol-ekonomisi-uzerine-120613) Deloitte&Touche'un araştırmasına göre, Avrupa takımlarının son 10 yıllık geliri %7 arttı, ülke ve kent ekonomileri üzerinde 'olumlu' etkileri oldu.

Peki Türkiye'de durum nedir? Sport und Markt şirketi araştırması, 15-69 yaş aralığında 22.6 milyon insanın Türkiye'de futbolla ilgilendiğini söylüyor. Yalnızca Süper Lig'i izleyenlerin oranı %87. Süper Lig bir yana futbol; Anadolu'da 'kentin ekonomik performansını' etkileyecek düzeyde bir işlev görüyor. Galibiyetle biten maç sonrası kentte cirolar artıyor, moraller yükseliyor, ekonomik canlanma 'anında' fark ediliyor.
Mağlubiyet ise bazı kentlerde neredeyse 'siftahsızlık' etkisi yaratıyor.
Futbolun kent ekonomisine katkısı yalnızca ciro artışı değil; oteller, restoranlar doluyor, kente işadamları geliyor, yatırım fırsatı doğuyor. Kentte 5 yıldızlı otel sayısı ve modern stadyum talebi yükseliyor, sponsorların etkinlikleri de cabası..( http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/oguz/2010/08/28/futbol_ve_ekonomi)

KKTC’de futbolun ekonomiye yukarıdaki gibi etki yapması özlemimizdir. Ancak, ne yazık ki bugüne kadar futbolumuz kabuğunu kıramamış ve sektörde bıtkınlığa ve tükenmişliğe zemin yaratılmıştır. Bunun sonucu olarak da “DENİZE DÜŞEN YILANA SARILIR”casına Sayın Sertoğlu yönetimindeki KTFF geçtiğimiz hafta Kıbrıs Rum Futbol Federayonuna (KOP) üyelik kararı aldı.

FIFA başkanı Joseph S. Baltter ve UEFA başkanı Michel Platini’nin şahitliğinde KOP başkanı Costakis Koutsakoumnis ve KTFF başkanı Hasan Sertoğlu’nun imzaladığı ortak metnin değerlendirilmesinde; “Kıbrıs Türkünün Dışa Açılması” veya “Rumun İdaresine girilmesi” söylemleri ile şekillenen ve iki tarafında birbirini acımasızca ötekileştiren bir bakış açısını kesinlikle reddediyorum. Ben öncelikle imzalanan ortak metnin taraflar açısından ne anlama geldiğini ve Kıbrıs Türk futbolu için hangi hamlelerin atılabileceği üzerinde durmak istiyorum.

Salt ortak metin üzerinden değerlendirildiğinde maalesef FIFA, UEFA, KOP ve Kıbrıs Rum Kesiminin kazandığı, bizlerin ise kaybettiği izlenimi edinilmektedir. Oysa BİR ANLAŞMANIN KAZAN KAZAN PRENSİBİNE GÖRE YAPILMASI GEREKİRDİ. Bu ortak metin üzerinden kimse Kıbrıs Türk Futbolunun doğrudan kazancı var iddiasında bulunamaz. Bu metne göre net olarak kazançlı olan taraflar aşağıdaki gibidir:

• FIFA VE UEFA MUTLAK KAZANÇLIDIR
Benzeri ülkelerde varolan birden fazla futbol federasyonlarının taleblerini reddetmek için FIFA ve UEFA’ya emsal teşkil edecek onlara göre mükemmel bir örnek ortaya çıkmıştır (Bu ayarlama FIFA ve UEFA tüzüklerine ve uluslararası spor kurallarına bağlı kalarak hazırlanmıştır.)
• KOP MUTLAK KAZANÇLI ÇIKMIŞTIR
KTFF pes etmiş ve futbolla dış dünyaya açılmak için KOP’un mutlak hakimiyeti ve yönetimi altına girmeyi kabul etmiştir (KOP FIFA ve UEFA nın üyesi olup Kıbrıs’taki futbolun idare edilmesinden ve uluslar arası aktivitelerin organizasyonundan sorumludur.) KTFF ise KOP yönetiminde gözlemci statüsü dışında kesinlikle etken olamayacaktır (Parameter 3).
• RUM YÖNETİMİ KENDİSİNİ KAZANÇLI SAYMAKTADIR
Her ne kadar bu metin salt futbol için imzalanmış olsa bile imzalanır imzalanmaz Rum lideri Nicos Anastasiades’in derin memnuniyetine neden olmuştur (Cyprus's head of state, President Nicos Anastasiades, expressed his 'deep satisfaction' with the agreement which must be ratified at the assemblies of both football bodies; http://www.miamiherald.com/2013/11/05/3732611/divided-cyprus-moves-toward-football.html). Rum lideri Türklerin futbolda ilerleme sağlayacağı için mi derin memnuniyet duymuştur? Bunun takdirini okuyuculara bırakıyorum.
• KTFF AÇISINDAN NET BİR KAZANÇ SÖZKONUSU DEĞİLDİR
Rum idaresine girme suçlaması ile karşı karşıya olan Sertoğlu Başkanlığındaki KTFF’nin maalesef net bir kazancı bugün itibariyle bulunmamaktadır. Sadece Metnin 4. Parameterine göre şu açılım yapılmıştır. “Bu parametrede yer alan aşağıdaki ve diğer hususların uygulaması için KOP ile KTFF bir ‘Steering Komite’ kurmayı onaylar. Bu komitede KOPu ve KTFF’nu temsilen 4 er kişi yer alacaktır.” Ancak bu komitenin bir salahiyeti bulunmamakta olup nihai kararları KTFF’nin yeterince temsil edilmediği KOP yönetiminin onayına tabi olacaktır. Dolayısıyla, bu haliyle ortak metnin KTFF Genel Kurulunda onaylanma ihtimali pek görülmemektedir. PEKİ NE YAPILMALIDIR?
Elbette yapılabilecek en son şey birbirimizi acımasızca suçlamak olacaktır. Bunun yerine tüm dinamikleri harekete geçirerek bizim açımızdan da uygun şartların KOP’a kabul ettirilmesinin sağlanması gerekmektedir. Bunun için Türkiye Futbol Federasyonu, UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik ve ilgili tüm taraflara yönelik etkin lobi çalışmalarının yürütülmesi gerekmektedir. Bunun neticesinde, Kıbrıs Türk Futbolunun dışa nasıl açılacağı (Ortal Lig veya KOP’un mevcut liglerinde temsiliyetin nasıl sağlanacağı), bu açılımda KOP yanında KTFF yönetiminin de nasıl etkin olacağı ve dıştan gelen yardımların da dahil olmak üzere KOP vetosunun olmayacağı esasların belirlenerek bunların ortak metnin KTFF Genel Kuruluna gitmeden KOP tarafından kabul edildiğinin deklare edilmesinin sağlanması gerekmektedir. Bunun için birbirimizi suçlamak yerine sosyal medya da dahil sürece katkı koymamız gerekmektedir.

:

:

:

: