KKTC yüksek öğretim sektörü sürdürülebilir mi?

Ülkemizde yüksek öğretim sektörü kalkınmada öncelikle hizmet sektörü olarak turizmin oldukça önünde rüştünü ispatlamış durumdadır.
Ülkemizde yüksek öğretim sektörü kalkınmada öncelikle hizmet sektörü olarak turizmin oldukça önünde rüştünü ispatlamış durumdadır. Şöyle ki, turizmin diğer sektörlere olan katkısı ve turizm gelirlerinin istikrarsızlığı sorgulanırken Yüksek öğretim sektörü başta Gazimağusa olmak üzere ekonomimizin can simidi durumuna gelmiştir.

KKTC üniversitelerinde 2012-2013 döneminde toplam 55.494 öğrenci öğrenim görmektedir. Bu sayı KKTC nüfusunun yüzde 19’una tekabül etmektedir. KKTC üniversiteleri, eğitim ve yaşam maliyetini düşürücü, uluslararası standartlarda eğitim kalitesi ve öğrenci memnuniyetini artırıcı önlemler alarak rekabet güçlerini artırmak vizyonu çerçevesinde hareket ederek, yüksek öğretimdeki öğrenci sayısının artırılmasına ilişkin politikalarda önemli bir başarı sağla¬mış ve 2011 yılında 47.063 olan öğrenci sayısı 2012 akademik yılında yüzde 18 artarak 55.494 sayısına ulaşmıştır. Sektörün ekonomi içindeki büyüklüğü de oldukça önemlidir. Öğrencilerle yapılan anket çalışmaları sonucunda bir öğrencinin bir yıl zarfında KKTC’de 32.554 ¨ harcama yaptığı hesaplanmıştır. Tüm öğren¬cilerin harcamaları hesaplandığında 1 milyar 806 milyon ¨’lik bir harcama büyüklüğüne ulaşılmaktadır. Öğrenci harcamaları GSMH’nın yüzde 26’lık kısmına karşılık gelmektedir. Üniversite öğrencilerinin har¬camalarının yaklaşık yüzde 28’lik kısmı üniversitelere öğrenim ücreti olarak gitmekte, geri kalan kısmı ise ülkedeki diğer sektörlere dağılmaktadır. Üniversite öğrencilerinin ülkede kalış süresinin uzun olması ve yapılan harcamaların çeşitliliği de önemli bir unsurdur (Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Yardım Heyeti Başkanlığı, KKTC 2012 Ekonomi Durum Raporu, Sf. 73-76).
KKTC üniversitelerinin göstermiş olduğu büyük çabalar, TC Yardım Heyetinin katkıları ve diğer paydaşların desteği ile başta 3. Dünya ülkelerinden gelen öğrenciler olmak üzere KKTC Yüksek Öğrenin sektörü 2013-2014 akademik yılında da öğrenci sayısında artış kaydetmiştir. Ancak, önemli olan öğrenci akışını sürdürülebilir kılmaktır. Yüksek öğretim sektöründe rekabet giderek yoğunlaşmaktadır. KKTC üniversiteleri gerek münferiden gerekse sektör olarak belirleyeceği stratejiler sayesinde “REKABET AVANTAJI” sağlayamazsa sektörde sürdürülebilirliği yakalaması mümkün olmayacaktır.

KKTC’de uygulanan 2010-12 Ekonomik Programı çerçevesinde, dört konuda yapılan araştırma projeleri arasında “KKTC Yükseköğretim Stratejisi ve Eylem Planı” da bulunmaktaydı. TC Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay 2013 Nisan ayında bu proje ile de ilgili basına açıklama yapmıştı (http://haberkibris.com/iste-kktc-icin-planlanan-projeler-2013-04-29.html). Bu açıklama aşağıdaki gibidir.

“KKTC YÜKSEKÖĞRETİM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI”
KKTC Yükseköğretim Stratejisi ve Eylem Planı analiz raporunda, KKTC’nin lokomotif sektörlerinin başında gelen yüksek öğrenim sektörünün rekabetçi sürdürülebilirliğe kavuşması ve bu sayede ülkenin ekonomik ve toplumsal kalkınmasına katkı sağlaması için 2023 yılına kadar izlenecek strateji ve eylem planı önerisi ortaya konuluyor. Rapora göre, yüksek öğrenim sektörü, ülkeye sağladığı ekonomik katkı ve diğer sektörlerle olan yakın ilişkisinden dolayı KKTC ekonomisinde son derece stratejik bir konuma sahip. Sektörün sürdürülebilirliği, Türkiye’den gelen öğrencilere olan bağımlılığın azaltılmasına ve 3. ülkelerden gelen öğrenci sayısının artırılmasına bağlı. Strateji, KKTC’deki mevcut turizm türlerinin yerini katma değeri yüksek turizm türlerine bırakılması ve eğitimin farklı türleri için yeni ürün ve hizmetlerin geliştirilip sunulması gerektiği gerçeğini gözetmekte, KKTC’nin yüksek öğrenim ve turizm sektörlerinin tüm paydaşları ve toplumuyla birlikte “TEK BİR KAMPÜS” şeklinde ele alınmasını ve geliştirilmesini zorunlu kılmakta.

Raporda, KKTC’nin yüksek öğrenim vizyonu şu şekilde tanımlandı:
“KKTC, 2023 yılında rekabetçi bir yüksek öğrenim ve eğitim turizmi sektörü sayesinde uluslararası öğrenciler ve araştırmacılar için bir cazibe merkezi haline gelecek ve sektörün yaratacağı ekonomik performansla küresel bir başarı öyküsüne dönüşecek.

KKTC yüksek öğrenim sektörünün mevcut durumu, dünyadaki trendler ve ulaşılması arzu edilen vizyondan hareketle belirlenen stratejik amaçlar şunlardır: Yüksek öğrenim ve eğitim turizminde uluslararası rekabet gücüne sahip sürdürülebilir bir marka haline gelinmesi; ülkenin uluslararası yüksek öğrenim pazarından aldığı payın artırılması ve eğitim turizmiyle yeni pazarlara açılması; sektörün ülke ekonomisine ve kalkınma sürecine yaptığı katkının azami düzeye çıkarılması.

KKTC yüksek öğrenim sektörü ve eğitim turizminin gelişimi için belirlenmiş olan “Stratejik Atılım alanları” ise şunlar:
• “Politik liderlik, sahiplenme, ulusal mutabakat ve etkin yönetimin sağlanması
• Müşteri memnuniyetinin sağlanması ve sürekli olarak artırılması
• Sektörün uluslararası rekabet gücünün ve çekiciliğinin artırılması, imajının güçlendirilmesi
• Uluslararası eğitim ürün ve hizmet çeşitliliğinin sağlanması
• Uluslararası sektör markasının oluşturulması; tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin güçlendirilmesi
• Sektörün performans, etkinlik ve verimliliğinin izlenmesi ve değerlendirilmesi.”

“KKTC Yükseköğretim Stratejisi ve Eylem Planı” projesinde yukarıda ortaya konan vizyon ve stratejik atılım alanları neredeyse dünyanın her yerindeki yüksek öğretim sektörleri için geçerlidir. Ancak, KKTC için belirlenecek strateji ve oluşturulacak MUKAYESELİ ÜSTÜNLÜK genelde KKTC, özelde ise yüksek öğretim sektörünün FÜTZ (fırsat, üstünlük, tehlike, zayıflık) analizini dikkate almak durumdadır. Bu çerçevede, KKTC yüksek öğretim sektörü için ortaya konabilecek artılar ve eksiler aşağıdaki gibidir:

ARTILAR
• KKTC dünyanın en güvenli ülkeleri arasındadır
• KKTC dünyanın en laik ülkeleri arasındadır.
• KKTC üniversiteleri İngilizce eğitim vermektedir
• KKTC üniversitelerinin diplomaları KKTC’yi tanımayan ülkelerde kabul edilmektedir.
• Tanınmamaya rağmen KKTC üniversitelerinin uluslararası kuruluşlara akredite imkanı bulunmakta ve bu akreditasyonlar ile tanınmamanın etkisini ortadan kalkabilmektedir.
• YÖDAK’IN uluslararası akreditasyon kuruluşlarına üyelik ve denetçi statüsü bulunmaktadır.
• KKTC göreceli olarak bakir ve sakin bir çevreye sahiptir.
• KKTC üyeliği askıda olsa bile resmen bir AB üyesi ülke durumundadır.
• Üniversitelerin fiziki ve idari kapasitelerini artırmada TC yardımlarının varlığı önemli bir avantajdır.
• Yüksek öğretim sektörüne yapılan her yatırım aynı zamanda turizm ve ülke tanıtımına da hizmet etmektedir.
• KKTC 9 ayı bahar havası olan, 6-7 ay denize girilebilen ve ağır kış koşulları olmayan bir ülkedir
• KKTC’nin yüksek öğrenim ve turizm sektörlerinin tüm paydaşları ve toplumuyla birlikte “TEK BİR KAMPÜS” şeklinde ele alınması çerçevesinde tüm üniversitelerin ortak olarak oluşturacakları araştırma, kütüphane, öğretim üyesi paylaşımı gibi stratejik birliktelikler sektörün bu alanlardaki üstünlüğünü artırabilecek ve üniversitelerin kaynak kullanımını daha verimli hale getirebilecektir.

EKSİLER
• Yüksek öğretimde rekabet oldukça yoğunlaşmiştir (Türkiye dışında diğer ülkelerde de rekabetin ortaya çıktığı ve sayıları günden güne artan T.C’de kurulan ücretsiz devlet üniversiteleri ile rekabetin mümkün olmadığı)
• YÖDAK özellikle yasal açıdan sektörü yönlendirme, denetleme ve temsiliyet açısından yetersiz kalmaktadır.
• YÖDAK üyelerinin mensup oldukları üniversitelerden bağlarını koparmamaları YÖDAK’ın tarafsız ve yansızlığına gölge düşürmekte ve çıkar çatışması olarak adlandırılan bilimsel gerçeği çağrıştırmaktadır.
• Üniversitelerimize dönük kasıtlı kötü imaj yaratma girişimleri bulunmaktadır.
• Ülkedeki ulaşım ve dolaşım imkanları yetersizdir.
• Yurt dışından gelen öğrencilere yeterince sosyal ve kültürel imkanlar sunulamamaktadır.
• Üniversitelerin farklılaşmaları açısından bilimsel çalışmalara imkan verecek yeterince bütçeleri yoktur.
• Gelişmiş ülkelerdeki gerçeğin tam aksine ülkede iş güvenliğinden yoksun en dezavantajlı kesimin akademisyenlerdir.
• Az sayıdaki üniversite dışında genel olarak akademisyenlerin sahip olduğu düşük alım gücü nedeniyle bilimsel çalışma yapabilecek kaynakları bulunmamaktadır.
• Demokratik yapıyla ve iş güvenliği ile ilişkili olarak akademisyenlerin fikri özgürlükten yoksun olmaları ve dolayısıyla ülke sorunları karşısında duyarsız gibi görünmeleri bilimsel itibarlarını zedelemektedir.
• Üniversitelere karşı siyasi müdahaleyi çağrıştıran çıkar ilişkileri (Devlet katkıları, borçlanma, devletin hizmet alımı gibi) bulunmaktadır.
• Kamu üniversitelerindeki mütevelli heyeti olgusu Üniversite yönetimlerine karşı siyasi müdahaleyi mümkün kılmaktadır.
• Türkiye’den gelen öğrencilere harç indirimi yanında burayı cazib kılacak bedelli askerlik gibi fırsatların sunulmamaktadır.
• Bazı üniversite ve/veya bazı bölümlerde öğretim üyesi sayısı yetersizdir.
• “KKTC Yükseköğretim Stratejisi ve Eylem Planı”nda ortaya çıkan önemli sonuçlardan biri KKTC’nin yüksek öğrenim ve turizm sektörlerinin tüm paydaşları ve toplumuyla birlikte “TEK BİR KAMPÜS” şeklinde ele alınmasını ve geliştirilmesini zorunlu kılmakta olduğu tespitine rağmen KKTC üniversiteleri son zamanlarda hem kendilerine hem de sektöre zarar verebilecek ihtilaf içinde bulunmaktadırlar.
• Üniversiteler arası ihtilafa bazı yazılı ve internet gazetelerinin taraf olmak için misyon yüklenmesi de sektör imajını bozmaktadır.
• KKTC’de oldukça dağınık durumda olan gazino, bet ofisleri ve gece kulübleri eğitim adası imajını kötü etkilemektedir.
KKTC YÜKSEK ÖĞRETİM SEKTÖRÜNE İLİŞKİN YUKARIDAKİ ARTILAR VE EKSİLER DİKKATE ALINARAK VİZYON, MİSYON, STRATEJİ VE OPERASYONEL HEDEFLERİN BELİRLENMESİ GEREKMEKTEDİR.

:

:

:

: