Varlığıyla Kıbrıs’ı onurlandırdı

Sufizmi en saf haliyle anlatan zeki, çağdaş, kültürlü bir din adamı geçti bu diyarlardan… Bu çağın Mevlana’sı, mürşidi, ilim adamı…
Sufizmi en saf haliyle anlatan zeki, çağdaş, kültürlü bir din adamı geçti bu diyarlardan…
Bu çağın Mevlana’sı, mürşidi, ilim adamı…
Üniversite mezunu, 5 dil bilen bir dini bütün…
Yeri geldi, kuantum konuştu, yeri geldi vaaz verdi, yeri geldi yerdi bir şeyleri…
“Her hizmetin bir usulü vardır. Herkes araba süremez. Sürer mi? Bilmeyen adam araba süremez… Bugün maalesef insanlar dünyayı nasıl tasarruf edeceklerini bilmedikleri için darmadağın oldular. Eskiden evlerimizde “Edeb ya hu” levhaları vardı” diyerek insanların hadlerini aştıklarını anlatırdı kibarca…
Şilili madenciler yeraltında hapis kaldıklarında maneviyatta gördükleri ve ilk fırsatta ziyaretine geldikleri şeyhti O.
Allah dostu, insan dostu…
Dünyanın birçok yerinden müritleri vardı. Sarıklı, cüppeli Almanlarla, İngilizlerle çok karşılaştık havaalanında…
Kıbrıs Rum Kesimini ziyaret eden, Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 16. Benediktus, kendisini iki kez KKTC'ye davet eden ve görüşme talebinde bulunan dönemin KKTC Din İşleri Başkanı talebine yanıt vermeyerek, Şeyh Nazım Kıbrısiile görüşmüştü.
Pakistan eski devlet başkanı Pervez Müşerref ve eşi de Nakşibendi Tarikatı Lideri Şeyh Nazım Kıbrısi’yi ziyaret edenler arasındaydı. Pakistanlı dostlarımızdan öğrendiğimize göre Şeyh Nazım Pakistan’da da tanınan bilinen sevilen bir Allah dostuydu. Yine öğrendiğimize göre Şeyh Hazretleri İngilizce ve Yunanca’nın yanında Urduca da biliyordu.
Sadece onlar mı? Prens Charles’ın da Şeyh Kıbrısi vesilesiyle Müslüman olduğu konuşulmuştu… “Prens Charles, gerçekten Müslüman mı? sorusunun yöneltilmesi üzerine de “Ne Prens Charles’ı, Hüseyin Charles’tır O” cevabını vermişti Şeyh Nazım... Dünyaca ünlü şarkı sözü yazarı ve müzisyen Cat Stevens da (Yusuf İslam), Nakşibendi lideri Şeyh Nazım’ı ziyaret edenler arasındaydı…
***
Eski bir Papaz anlatıyor: “Adım Haşim Jeansen. 36 yaşındayım. Almanya'da imam olarak çalışıyorum Nakşibendi dergahında. Şeyh Nazım Kıbrisi'ye bağlı. Teoloji dersleri öğretiyorum. Felsefe, fıkıh, tasavvuf dersleri veriyorum. Şu anda da imam olarak çalışıyorum. Leiden Üniversitesi'nde Allah'ın varlığı üzerine doktora yaptım. 7 Yıl teoloji üzerine çalıştım. 5 Yıl da Suriye'de Ebunnur Üniversitesi'nde teoloji üzerine çalışmalar yaptım. Fıkıh alanında da doktora yaptım.Müslüman olmadan önce papaz asistanıydım.Şahadet getirdikten bir yıl sonra hacca gittim. Mekke'de birileri yanıma geldi. Eğitimle ilgili bir projeleri varmış. Hemen annemi aradım. Mekke'de kalacağım dedim. Çok şaşırdı. Proje Suriye'deymiş. Oraya gittim. Bu yılın ilk yarısında Selefi hareketine bağlandım. Bu insanlar aynı yerde kalıyorlardı. Arkadaşlarımdan biri bana geldi, İngiliz biriydi o. Benimle zikre gelir misin? Hayır, dedim, bidat… Karşıydım, gelmem dedim. Sonra o gitti ben yalnız kaldım. Aynı gece bir rüya gördüm. Bir adam bana gel, gel diyordu. Böyle bir adam görmemiştim daha önce. Beyaz sarıklı bir adam. İlk defa böyle bir rüya görüyordum. Bu geceden sonra her hafta aynı rüyayı gördüm. Bir yıl boyunca. Bir yıl sonra bu arkadaşım yine geldi. Şeyhimin yanına gidiyorum dedi. Kıbrıs'a… ‘Hayır’ dedim. Ben şeyhe inanmıyorum. ‘Lütfen gel’ dedi. Kabul ettim bu sefer. Cuma günü vardık Kıbrıs'a. Eşyalarımızla Lefkoşa'daki bir camiye gittik. Cami tamamen doluydu. Alman, İngiliz, Fransız… Çok şaşırdım. Kapı açıldı. Herkes ayağa kalktı. Şeyh Nazım içeri girdi. Onu gördüğümde şok oldum. Rüyamda gördüğüm adamdı. Yedi metre vardı aramızda. Bana baktı. Gözlerime direkt baktı. İnsanlar açıldı. Gel, dedi. Titreyerek yanına gittim. Önünde dururken bana gülüyordu. Omzuma elini koydu. Bir yıldır seni çağırıyorum, neredesin? O andan itibaren onu takip ettim. Sonra selefilikten tarikata geçtim.”
Bu dünyadan bir Şeyh Nazım geçti. Varlığıyla Kıbrıs’ı onurlandıran bu faniyi Allah’ta onurlandırır inşallah.

:

:

:

: