Seçim hüsranı mı, malumun ilanı mı?

Rumlarla bir arada yaşam sürebileceğine inananlar tatsız bir tecrübe daha yaşadılar.
Rumlarla bir arada yaşam sürebileceğine inananlar tatsız bir tecrübe daha yaşadılar.
Güney Kıbrıs’ta Avrupa Parlamentosu (AP) Milletvekilliği seçimlerinde oy kullanmak amacıyla dün sandığa giden Kıbrıslı Türkler’in büyük çoğunluğu, 'adres sorunu olduğu' gerekçesiyle oy kullanamadı.
Duyumlarımıza göre sadece oy kullanamamakla kalmamış, gerginlik de yaşamış bizimkiler.
Hepsi feveran ediyor.
Aday olanın da, oy kullanmak için gidenin de esas üzüntüsü güvendikleri dağlara kar yağması.
Rumlarla birlikte yaşayabileceklerine inanan bu kişiler, gördükleri muameleye çok bozulmuşlar.
Biri “Bize verilen bu belge bir devlete yakışmayan, utanç belgesidir” derken, bir diğeri
40 bine yakın Kıbrıslı Türk’ün seçimde “sudan sebeplerle” oy kullanamadığını söylüyor. Biri de Rumların adres bahanesini şu sözlerle sorguluyor: “O zaman adresini bildirmeyenlere neden kimlik kartı verdiler. Demek ki 10 bin kişiye adresini bildirmediği halde kimlik kartı verildi. Bu nasıl Avrupa Birliği üyesi bir ülkedir?”
Bir başka aday ise 30 bin Kıbrıslı Türk’ün oy hakkının “sudan bir neden ile gasp edildiğini” söylüyor. “Kıbrıs Cumhuriyeti” kimliği alırken KKTC kimlik fotokopisi gösterme zorunluluğu olduğunu belirten aday, herkesin adresinin bilindiğini savunuyor ve ekliyor: “Bu, Kıbrıslı Türklere uygulanan ırkçılığın yeni bir davranışıdır.”
Görüldüğü üzere Rumların hiçbir şekilde Kıbrıslı Türklere haklarını verme gibi bir niyetleri yok. Müzakerelerin ivme kazandığı ve köprüyü geçene kadar bazı akrabalıkların zaruri olduğu bir dönemde dahi bu tavrı gösteren Rumlardan hayır beklemek, ölü gözünden yaş beklemekten farksız.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun dediği gibi bu seçimler Güney’in seçimleri ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, vatandaşı olan Türklere de böyle bir şans vermiş gibi görünse de, seçilmelerini engelleyecek düzenlemeleri baştan yapmış.


:

:

:

: