“Kim demiş ki olmaz diye, yeter ki sen candan iste”

Siyasiler buldukları her fırsatta ambargolardan izolasyonlardan bahsediyorlar.
Siyasiler buldukları her fırsatta ambargolardan izolasyonlardan bahsediyorlar.
Gerek yurt dışında katıldıkları konferanslarda gerekse yurt içinde sürekli ağızlarında olan iki kelime; ambargo ve izolasyon…
Aslında ambargolar ve izolasyonlar kendi başarısızlıklarını örtmek için kullandıkları bahanelerdir.
İstenirse olur…
Eğitimi ele alalım…
YÖDAK Başkanı Sayın Hüseyin Gökçekuş’un açıklamalarına bakacak olursak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 127 farklı ülkeden 75 bin civarında ülkeden öğrenciye hizmet verildiğini kaydediyor.
Gökçekuş, 2014-15 öğretim yılında üniversitelerde yüzde 55 Türkiye, yüzde 18 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, yüzde 27’sinin de yurt dışından gelen öğrencilerin öğrenim gördüklerini açıkladı.
75 bin civarında olan öğrenci sayısının kısa zamanda 100 bine çıkarılması hedefleniyor.
Mevcut sayıyla bile öğrencilerin ülkede harcamaları 1 milyar doları bulmakta.
Bu harcamaların yüzde 28’i kampüs içerisinde, yüzde 72’si ise iç piyasaya yansımakta. Yani öğrencilerin bir yılda ülkeye olan 1 milyar dolarlık katkısının neredeyse 720 milyonu piyasada…
720 milyon hiçte küçümsenmeyecek bir meblağ…
Öte yandan bu rakam da milli gelirin yüzde 25’ine denk düşüyor.
Peki, buralara nasıl geldik?
Ülkemizdeki eğitim kurumları, özel sektör olarak değerlendiriliyor.
Öncelikle yerli daha sonra da Türkiye’deki öğrencilere hitap ediyorlar.
Bundan 3-5 yıl önce Türkiye’den gelen öğrenci sayısında azalma olmuştu.
Bu sorundan çıkmanın yolları arandı.
Çıkış yolu ise Türkiye dışındaki ülkelere de açılmak ve oralarda öğrenci akışını sağlamaktı.
Üniversitelerimiz bunu yaptı. Dış ülkelerde temsilcilikler açtılar. Fuarlara katılıp tanıtımlar yaptılar. Öğrenci değişim programları uyguladılar, sertifikalar verdiler. Yine dış ülkelerdeki üniversitelerle kardeş üniversite oldular. Kampüsler açtılar.
Zor bir dönemi çıkış yolları arayacak aştılar.
Bu çalışmalar sonrasında yabancı öğrenci sayısı yüzde 335 yükseldi. Ağırlıklı olarak öğrenci akışı Afrika ve Orta Doğu ülkelerindendi…
İşte bunu başaran özel sektör oldu.
Siyasiler izolasyonlardan ambargolardan bahsederken bu bahanenin ardına sığınırken, üniversitelerimiz 127 farklı ülkeden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne öğrenci getirdi.
Kısacası hükümet, bakanlarımız, vekillerimiz ambargodan bahsederken üniversitelerimizin yaptığı bu ambargoları delmek değil de nedir?
Büyük ihtimalle Rum tarafında bile bu kadar farklı ülkeden öğrenci bulunmuyor.
Eğitim Sektörünü bu anlamda tebrik etmek lazım.
Öte yandan Türkiye’den gelen öğrenci sayısında net olarak yüzde 20 artış gözlemleniyor. Ama bu artış olmasına karşın aslına bu oran yabancı ülkelerden gelen öğrenci sayısı göz önünde tutulduğunda yüzde 50’lerin altına düşüş gösterecek gibi duruyor. Bunu nereden mi çıkardı. Rakamlar ortada Türkiye’den gelen öğrenci sayısı yüzde 20 artarken yabancı ülkelerden gelen öğrenci sayısı ise yüzde 335 oranındadır.
Bir yanda ambargolardan izolasyonlardan bahseden siyasilerimiz, bir yanda Birleşmiş Milletler bir yanda Avrupa Birliği, kısacası sınırların aşılması için yoğun çaba harcayan kurum ve kuruluşlar.
Alın işte üniversitelerimiz önümüzde canlı örnekler olarak duruyor.
Niyet varsa başarı olur.
Üniversitelerimiz olmaz denileni başarmakla da kalmıyor milli gelire de büyük katkı sağlıyorlar.
Üniversitelerimizin 1 milyar dolayı aşan getirisi neredeyse milli gelirin yüzde 25’ine tekabül ediyor.
Hükümetler ekonomiye katkı koymak yerine köstek oluyorlar.
Maliye bütçenin yüzde 85’inin kamu çalışanlarına gittiği gerçeği de gözümüzün önünde duruyor.
4 yıllığına hükümete getirdiğimiz ve bizi temsil etme erkini verdiğimiz siyasilerimiz ise müşavirler ordusuna yenilerini ekliyor.
Bunların parası ise özel sektörün cebinden çıkıyor.
Özel sektör kazanıyor, hükümetler ise harcıyor…
Saray önündeki dikilitaşı bilmeyeniniz yoktur. O taş bile bizim eserimiz değil… Venediklilerden kalmadır. Bizim hükümetimiz ikinci bir dikilitaşı bile dikememiştir.
Siyasilerimiz eğer bir taş diktilerse söylesinler de en azından gidip onu görelim ve siyasilerimiz de bir taş dikmiş diyelim. Ekonomiye de katlıları olmuş diye alkışlayalım











:

:

:

: