“Pamuk eller cebe”

Dönem dönem siyasilerimizin yurt dışı ziyaretleri ve bu ziyaretler için yapılan harcamalar gündemin en önemli yerlerine oturuyor ve günlerce tartışılıyor, yazılıp çiziliyor.
Dönem dönem siyasilerimizin yurt dışı ziyaretleri ve bu ziyaretler için yapılan harcamalar gündemin en önemli yerlerine oturuyor ve günlerce tartışılıyor, yazılıp çiziliyor. Gelmiş geçmiş bütün hükümetlerin harcamaları didik didik ediliyor. Sonuç alınamasa da…
Ziyaret edilen fuarlar, yapılan harcamalar, yurt dışından gelen davetler icabet etmeler…(Özel sektörün verdiği vergiler, halkın belini büken zamlar) bütün bunlar devletin kasasından çıkıyor. Yani bütçenin bir köşesinde eksilmeler meydana geliyor. Elbette bazı ziyaretler için harcamalar yapılacak ama dozunda…
Bazen pamuk elleri cebe atmak ve akrebe yakalanmak siyasilerimizin işine gelmiyor. Bundan dolayı bazen gerekli bazen de çok gereksiz yurt dışı gezileri yapılıyor. Gerçekten gerekli yerlere yapılan harcamalar için lafımız olmadı olmayacak adı üstünde “gerekli.”
Şeffaf bir yönetimin gereklerinden biridir ülkenin adını kullanarak yapılan ziyaretlerin faturalarını gösterirken doğru yere harcandığını ispatlamak. Sorgulamalıyız, sesimizi çıkarmalıyız.
İyi idare yasası bir döneme adını altın harflerle yazdırdı. Sorgulayabileceğimizi, hesap verebilirlik oranlarının artacağını düşündük. Ama yasanın adından ne bahseden var ne de yasayı hatırlayan. Rafların bir köşesinde kış uykusuna yatırıldı. Sorgulayan, didikleyen varsa söylesin. Oysaki günlerce tartışmış, faydalarından bahsetmiştik. Ama Allah’ın bahşettiği nefesi boşa harcamışız.
Kısacası yapılan harcamaların hesap verebilirliği çok önemli özellikle bu harcamalar devletin kasasından çıkıyorsa.
Bu konuyu neden deştik?
Dün Güney Kıbrıs’tan gelen bir haber hem bizi biraz şaşırttı hem de Rumların olması gerekeni yapmasından dolayı biraz kıskandık.
Başkanları Nikos Anastasaidis kalp kapakçığı ameliyatı için Amerika’ya gidiyor. Buraya kadar sorun ve şaşkınlık yaratacak bir durum yok.
Esas mesele bundan sonrasında…
Rum başkan yanında gidecek olan ekip de dahil olmak üzer ki bunların bir kısmı doktor ve sağlık görevlileri, tüm masraflarını kendi cebinden karşılayacağını açıkladı. Olması gereken de bu…
Özel bir durum denilebilir. Tabi ki harcamasını kendi cebinden yapacak denilebilir ama alışık olmadığımız bir durum olduğu için şaşırdık. Bizim siyasilerimizin içinde de kendi harcamalarını yapanlar var onları tenzih ederek ifade ediyoruz.
Anastasaidis’in bu kararı alkışlanır.
Her ne kadar müzakereleri tek taraflı askıya alsa, Kıbrıs ve haklarımız için işi yokuşa sürse de sağlıklı sıhhatli bir şekilde geri dönmesini ve masaya ön şartsız oturmasını temenni ediyoruz.
Bu arada sormadan geçemeyeceğiz; Rum başkan kendi doktorlarına güveniyorsa neden kendi ülkesinde ameliyat olmuyor? Eğer Amerikalı doktorlara güveniyorsa neden kendi doktorlarını da yanında götürüyor?
Konumuza dönecek olursak, sağlık veya her ne konuda olursa olsun Anastasaidis ‘in bu davranışının örnek bir hareket olduğu kesin.
Bizim ülkemizde de siyasilerimizin bu tür açıklamalar yapmaları ve gerekirse sağlık dışındaki harcamalarını da (GEREKİRSE ÜLKEYİ TEMSİL ETMEK ADINA BİLE OLSA)kendi ceplerinden yapmaları şık bir davranış olmakla birlikte güvenilirliği arttırmayacak mı?
Darısı bizimkilerin başına… “PAMUK ELLER CEBE”

:

:

:

: