İki günde 31 şehit

Türkiye’nin Dağlıca bölgesinde 16, Iğdır’da 14, Tunceli’de de yazıyı yazarken bir polis memurunun şehit edildiği haberi geldi.
Türkiye’nin Dağlıca bölgesinde 16, Iğdır’da 14, Tunceli’de de yazıyı yazarken bir polis memurunun şehit edildiği haberi geldi.
Tunceli’deki şehit haberini okuduğunuz yazıyı yazarken dün saat 15‘te şehit haberi geldi.
Bu saate kadar toplam 31 şehit.
Anavatanımız, dış güçlerin de desteği ile parçalanmaya çalışılmaktadır.
SEVR paçavrasını canlandırmaya çalışan dış güçler, PKK terör örgütünü silahlandırıp, donatıp emellerine varmak için, TC Devletinin
Güvenlik güçleri olan, polis memurlarına ve askerlerine karşı haince saldırılar düzenleyerek TC Devletini yıkacaklarını zannediyorlar.
Türk Halkı, yedi düveli mat ederek, TC Devletini kurmuştur.
Bir avuç teröriste pabuç bırakacak tihnette değildir.
Türk halkının sabrı ile hiç kimse oynamasın.
Oynamaya tevessül etmesin.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yılların birikimine ve tecrübesine vakıf bir devlettir.
Güvenlik kuvvetlerini, pusu kurarak şehit etmeği marifet sayanlar ve destek verenler yakında yanıldıklarını göreceklerdir.
Bu davranışlar bir hak arama minvalinden çıkıp, tamamen anarşik olaylara dönüşmüştür.
Anarşi, ile terörle hiçbir sonuca gidilemez.
Haklılık iddiası varsa bile, bu haksızlığa dönüşür.
Türkiye’yi bir yerlere götürmeye çalışan iç ve dış güçler.
Bilhassa bazı batılı aktörler, bunu akıllarından çıkamasınlar ki, Türkiye’yi tamamen kaybedebilirler.
O‘nu karşılarına alırlar.
SEVR hayali ile yaşayanlar, bu hayallerinin “kursaklarında kalacağını“ yakında göreceklerdir.
T.C Devletine her hangi bir halel gelmesi halinde, bizi de çok yakından etkileyeceğini bilerek bu satırları yazıyoruz.
Anadolu öksürse biz nezle, bronşit oluruz.
Anadolu’nun güçlülüğü ile biz adada hayat buluruz.
O‘nun şemsiyesi altında, özgürce havayı teneffüs ederiz.
O‘nun suyu ile Adada hayat bulacağız.
Dolayısı ile, Türkiye’de meydana gelen olaylar, bizleri çok yakından ilgilendirmektedir.
Güney komşumuz ve destekçileri, ellerini ovuşturmakta.
“Türkiye’yi ne zaman elime göre bulacağım ve 1963‘te Adada yapamadığımı yapacağım.”
Güneyin büyük oranda politikacılarının, Eoka’cıların düşüncesi bu.
Bu düşünce ve düşlerinden vaz geçmiş değillerdir.
Her zaman, Anavatanda meydana gelen boşluklardan çok iyi yararlanmasını bilmişlerdir.
Değerli okurlar, Anavatanımızda, her il ve ilçelerdeki hanelere ateş düştü.
Türkiye Başbakanı Sn. Davutoğlu, şehit cenazelerinde göz yaşlarına boğuldu.
Türkiye kan ağlıyor.
Biz ne yapıyoruz ?
Sn . Cumhurbaşkanından.
Sn . Hükümetten bu konuda ses yok.
Güney Kıbrıs’tan 2005‘te Yunanistan’a hareket eden Helios Hava yollarına ait bir uçak düşmüştü.
Düşen uçakta bir çok Rum ölmüştü.
Zamanın Hükümeti, bir karar alarak 07. 30 ‘dan 14 .00 kadar KKTC‘deki resmi binalardaki bayrakları yarıya indirilmişti.
İki günde Anavatanımızda 31 şehit.
Niye bayraklarımız yarıya indirilmiyor ?
Yoksa, bayraklarımız Rumlar için mi yarıya indiriliyor ?
Unutmayalım ki: Adadaki varlığımızı Anadolu’ya borçluyuz.
Anavatansız hayat hakkımız.
İMKANSIZ .

:

:

:

: