Su krizi

Kıbrıs’a 1.2 milyar liralık yatırımla deniz altından askılı boru sistemiyle su taşınması projesinde ilk su Anamur’dan Geçitköy Barajı’na akmaya başladı.
Kıbrıs’a 1.2 milyar liralık yatırımla deniz altından askılı boru sistemiyle su taşınması projesinde ilk su Anamur’dan Geçitköy Barajı’na akmaya başladı.
Suyun Lefkoşa’ya ulaşacağı 28 Ekim’de büyük bir tören planlanıyor.
Hatta törene Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılması bekleniyor.
Ancak daha su gelmeden Türkiye ile KKTC arasında ‘yap-işlet-devret’ krizi çıktı.
Hükümet, Türkiye ile imzalanan protokollere uymayarak, suyun işletmesini, mevcut belediyelerin yapmasında ısrar ediyor.
Türkiye ise, ekonomik olarak belediyelerin işletme yeterliliği olmadığını savunuyor.
İşletme krizi çözülmezse, suyun hukuki olarak KKTC’ye verilmesi tehlikeye girecek.
Aslında krizin temelinde, KKTC’deki 28 belediyenin su faturasını toplama kavgası yatıyor.
Belediyeler, “Suyun işletmesini biz yapalım ve abonelerden faturayı da biz toplayalım” diyor.
Türkiye suyu KKTC’ye bedava veriyor. Ancak, bakım, onarım, pompa istasyonları ile arıtma tesisinin işletim giderleri gibi konuların büyük uzmanlık istediğini belirterek, Ankara ve İstanbul’da gibi büyük kentlerde uygulanan yap-işlet-devret modelini şart koşuyor.
Bir hatırlatma yapalım.
Türkiye ile KKTC arasında su projesiyle ilgili iki ayrı protokol bulunuyor.
İki taraf arasındaki çerçeve anlaşması Türkiye ve KKTC meclislerinde de onaylandı.
Protokollere göre, suyun KKTC içindeki işletmesinin, yap-işlet-devret modeli ile konusunda uzman özel bir şirket tarafından yapılması gerekiyor. Lefkoşa’da açılacak ihaleye, Türkiye ve KKTC’den yeterliliğe sahip şirketler katılacak. KKTC’de yeni kurulan hükümet bu hükümleri kabul etmeyerek, işletmeyi mevcut belediyelerin yapmasını istedi. KKTC içindeki 28 belediye protokol engelini aşabilmek için BESKİ adlı özel bir şirket kurdu. Kriz, Türkiye ile KKTC arasında 2016 mali protokol görüşmelerinde de ele alındı. ‘Ekonomik krizdeki belediyelerin, su işletmesi yapamayacağını’ belirten Türkiye tarafı, protokole uyularak ihale açılmasını istedi, KKTC hükümeti ise, kabul etmedi.
Kriz 28 Eylül’e kadar çözülemezse, büyük tören ertelenecek ve su KKTC’ye verilemeyecek.
Türkiye'den Kıbrıs'a giden su, daha kullanıma girmeden, yeni bir ayrılık nedeni, yeni bir siyasi kavga nedeni haline getirildi...
Anlaşılan bizim düşmana ihtiyacımız yok!
Ne de olsa kendi kendimize yetiyoruz....

:

:

:

: