Geçim derdi

Kıbrıs Türk halkı. Ciddi bir psikolojik bunalım içerisinde.
Kıbrıs Türk halkı.
Ciddi bir psikolojik bunalım içerisinde.
Hani, İkinci Cumhurbaşkanımız.
“Marazi bir toplum olduk“ demişti.
Kıbrıs Türk Halkının geldiği, sosyoekonomik durum.
“Marazinin de, ötesinde.
Her türlü dert sıkıntı.
Tek kelime ile.
Halk dilinde.
Geçinememek.
Bunu biraz açalım.
Buna bir de.
“Geçim sıkıntısı“
Diyoruz.
Nedir bu geçim sıkıntısı ?
Vatandaşın.
Veya.
Ailelerin.
Eline geçen kazançlarının.
Yani gelirlerinin, hayatlarını idame ettiremeyecek oranda
olması.
Bunu ters okur isek.
Hayatlarına devam edemeyecek oranda, gelirlerinin düşük olması.
Gelirlerin.
Hayatları idame ettirmediğini.
Nereden çıkardın ? diye sormayın.
Bunu ben çıkarmadım.
Bunu bilim adamları araştırarak çıkardı.
Bu bilim adamlarının araştırmalarına bir bakalım:
Dört kişilik bir ailenin mutfak masrafı 2969 TL.
Yani 3000 TL’ye yakın.
Asgari ücret 1487 TL olan ülkemizde, asgari ücretle geçinmeye çalışan bir aile.
Ayın yarısını bu para ile sadece , mutfak açısından geçirebilir.
Diğer giderlerini karşılayacak para yok.
Bu, asgari ücretin üzerinde kamuda çalışan, kamu personeli için de geçerli.
1800 TL.
2800 TL alan kamuda çalışanların durumu da, pek iç acıcı değildir.
Sağlık.
Elektrik.
Eğitim.
Konut vb . ihtiyaçları karşılamaktan yoksun bir ortamda.
Karınlarını bile doyuramayacak.
Dengeli beslenmeyi, bir yana bıraktık.
Klasik beslenme olan un ve mamullerini bile alamayacak durumda.
Diğer ihtiyaçlarını da, karşılamak için.
Ciddi şekilde.
Beslenmesinden de, büyük özverilerde bulunarak.
Çocuklarının eğitim.
Sağlık.
Hasta olmaması için, yeterli ısınma ortamı sağlamasa bile, bir miktar para da buralara harcamaktadır.
Bir ara.
4000 – 5000 TL maaş alanların da, maaşlarının asgari ücret veya
3000 TL‘ye indirilmesi önerilerinde bulunanlar olmuştu.
Sadece mutfak masraflarının, 3000 TL fırladığı hayat pahalılığı karşısında , 4000 – 5000 TL‘yi yüksek rakam görenlerin.
Bu rakamların bile, artık.
Normal bir geçimi sağlayamayacağını, her halde görmüş olmalıdırlar.
Ülkemizde.
Hayat pahalılığı oranında, çalışanlara artış verileceği yasallaştırılmasına rağmen.
Diğer konularda olduğu gibi.
Bu konuda da.
Siyasal iktidaralar, yasaları ihlal etmektedirler.
Avrupa normlarının da, uygulanacağı ülkemizde.
Ciddi bir vergi reformuna geçilmesi zamanı, gelmedi mi ?
Avrupa özelleştirmelerde, AB‘de Kapitalist sistemi uyguluyor.
Fakat.
Ayni zaman da da.
Ciddi bir vergilendirme sistemi vardır.
Devlet.
Kamu giderlerini.
Topladığı vergilerden sağlamaktadır.
Bizde siyasal iktidar.
Kapitalizm ve devletçilik arasında mekik dokuyor.
AB normlarını kabul ettiyseniz.
Uygulayacağınız sistem.
Kapitalizmin özel sektörüdür.
Bunda da, kamunun orta direği.
Özel sektörden toplanacak vergilerle, ayakta duruyor.
Siyasal İktidar karar vermek zorunda.
Ya Kapitalizmin özel sektörü.
Ya da.
Karma ekonominin devletçilik sistemi.
Artık karar verin.

:

:

:

: