Olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol

Arşivimi karıştırırken buldum.
Arşivimi karıştırırken buldum.

Yaşama dair, birkaç cümleye hayat vermişim.

2012 yılı, kasım ayında yazdığım bir yazıdan;

'İnsan hayatının en kıymetlisi.

Geri dönülmez tek gailesi.

Elbette zamanıdır.

Kavgayla, hırsla, ihtirasla, bin bir yalan ve dolanla, her türlü entrika ve rezillikle boş yere çalınan zamanımız bu coğrafyanın kaderi midir?

Gerçek anlamda merak ediyorum.

Kaç yıl daha her anlamda rezilliği yaşayacağız.

Kaç zaman daha kendi kendimize bunu yakıştıracağız.

Zaten bu saatten sonra, üstat Can Yücel'in 'Sevgi Duvarı' isimli şiirinde söylediği gibi 'Ne kadar rezil olursak. O kadar iyi.'

Zaman önemlidir, geri dönüşü yoktur, anı yaşamak, değerini bilmek, hayatı her şeyiyle kabullenmek, her gün yeniden başlamaktır.

Viyana Üniversitesi'nde, nöroloji ve psikiyatri uzmanı olarak görev yapmış ve 1997 yılında vefat etmiş Viktor Frankl;

'Hayatın geçiciliği onun anlamını yok ediyor mu? Bu sorunun sonunda ulaşabildiğim cevap şu oldu; Kimi bakımlardan, zaten asıl, ölüm hayata anlam kazandırıyordu.

İnsan hiçbir zaman, bir amacın, aracı olmamalıdır. İnsanın katkısı olmaksızın, insanlığı otomatik olarak daha yüksek bir gelişme basamağına çıkartacak bir ilerlemeye artık inanmamız mümkün değildir.

Kaderden çok daha güçlü olan, kaderin yükünü sarsılmadan sırtlayan cesarettir. Hayat bir şey değildir, hayat bir şey için bir fırsattır. İnsan olmak bilinç ve sorumluluk sahibi olmaktan başka bir şey değildir.'

Ve Goethe şöyle der;

'Ya olanca performansımızı ortaya koyarak ya da katlanarak, ya mümkünse kaderi değiştiririz ya da gerekliyse, isteyerek altına gireriz onun.'

Diğer yandan Sokrates, felsefesini mahkeme önünde reddetmesi için kendisine bir fırsat verilmiş olmasına karşın, toplum tarafından kabul görmesine yardım edecek olanı değil, inandığı şeyi yaptı;

Mahkeme heyetine; 'Soluk aldığım ve aklım başımda olduğu sürece felsefeyle uğraşmaktan, doğruyu anlatmaktan asla vazgeçmeyeceğim. Evet, baylar, beni beraat ettirseniz de, ettirmeseniz de, yüz kere ölmem gerekse bile, bilin ki davranışlarımı değiştirmeyeceğim' diye cevap verdi.

Aslında anlatmak ve gelmek istediğim nokta şudur;

Hep söylenir, 'ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol' işte bütün mesele budur.

Hayatın, siyasetin, ikili ilşikilerin, testi samimiyettir.

Kalıcılığın, unutulmamanın, farklı olmanın, tek şartı vardır.

Her zaman, her yerde, hep aynı olmak, aynı kalmak.

Söylediğini yapmak veya yapamayacağını söylememek.

Bu coğrafya, her şeyi söylemek ve söylediklerini yapamamakla anılanlarla doludur.

Samimiyet, doğruluk, cesaret, irade ve bedel ödemeyi göze alma.

Bu coğrafya da buna çok ihtiyaç var.

İnsan hiçbir amacın aracı olmamalı, her dönemde inandığını, söylediklerini, yapmalı.


:

:

:

: