Halk geçim derdinde

Yeni hükümette daire ve kurumların yetki paylaşımı belli ki kriz yaratmaya devam ediyor. Haliyle o kurum senin bu kurum benim paylaşımı hükümet kurma sürecini sıkıntıya sokuyor..
Yeni hükümette daire ve kurumların yetki paylaşımı belli ki kriz yaratmaya devam ediyor. Haliyle o kurum senin bu kurum benim paylaşımı hükümet kurma sürecini sıkıntıya sokuyor..
Ha bu sıkıntı aşılır mı?
Bekleyip göreceğiz.
Lakin nedendir bu paylaşım?
Yani mevzu bu kurumları ben daha iyi, daha adil yönetirim mi? Yoksa bu kurumlarda hayat var stratejiktir ve partime şu veyahut bu şekilde sağlayacağı avantajlar mı hesaba katılıyor?
Partiler bu müzakereye girerken.
Sizce hangisi?
Bana göre ben daha adil, daha doğru ve daha iyi yönetirim meselesi değildir bu paylaşımların ana teması.
Ya nedir?
Bu kurumların idaresi bende olursa elim daha güçlü olur hem koalisyon içinde hem parti özelinde..
Şöyle ki; bu kurumlar birer çeşme düşünün, suyu bir şekilde akan bir çeşme ve bu çeşmenin başında o çeşmeyim sorumluluğunu alan kişi veyahut kişiler oturacak istediğine suyu akıtacak, istemediğine de kapatacak. Yani çeşmenin idaresi çeşmenin başında oturanlar tarafından sağlanacak..
Tabi haliyle bu gibi paylaşımlar ince bir takıö hesaplar üzerinden yapıldığı için öyle kolay kolay sancısız olmuyor. Lakin yine de bir orta yol bulunuyor günün sonunda.
Zira böyle durumlarda kaybeden olmuyor. Sistem kazanım üzerine kurgulandığı için herkes kendine göre kazanıyor.Ve kervan bir şekilde yürüyor. Peki bu kervanı oluşturan halk bunun neresinde yer alıyor?
Yani bir başka bakış açısıyla bu durumun sağlayacağı toplumsal fayda nedir?
“X”partinin himayesinde olacak a,b,c,d kurumlarının topluma yapacağı katkı nedir?
Ya da “A” partisinin ısrarla talep ettiği ve himayesine almak istediği e,f,g,h kurumlarının topluma sağlayacağı katkı nedir?
Sizce bu partiler bu kurumların yönetimini talep ederken toplumsal fayda sağlayacaklarına inandıkları için mi bu pazarlığı sürdürüyorlar?
Komik olmayalım değil mi?
Hoş siz zannediyor musunuz ki, şu kurum bu partide olursa, bu kurum da o partide olursa daha iyi olur diyen bir halk var!
Yok böyle bir şey..
Bunu düşünen bir halk yok.
En azından çoğunluğun böyle bir derdi yok.
Ha olanlar yok mu?
Tabi ki var.
Partililer var mesela..
O kurumlardan nemalanmayı bekleyen partililer, sonra eş, dost, yandaşlar var..
Bunlar yeter diyorsanız, evet daire,kurum ve kuruluşların kimler tarafından yönetileceği büyük öneme haizdir..
Lakin toplumsal kaygılar farklı.
Yapısal sorunların yanı sıra ekonomideki durağanlık, yitirilen alım gücü, ödenemeyen borçlar, geçim derdi, işsizlik, enflasyon derken her gün geriye giden bir yaşam kalitesi ile baş başa kalıyor insanlar.



:

:

:

: