Rabbim sabır versin

İnsan yıllarca ders çalışır yazar, kitap yazar, köşe yazısı yazar ve yazmaya da devam eder sayfalar doldurur.
İnsan yıllarca ders çalışır yazar, kitap yazar, köşe yazısı yazar ve yazmaya da devam eder sayfalar doldurur. Beğenilir veya beğenilmez o başka bir meseledir. Günümüzde buruşturup attığım, odanın içi yazıp, beğenmediğim kağıtlar ile doldu diyen kaç insanımız kaldı. Ya var ya yok. Şimdi sanal dünyanın klavyeli not programında geçirilen vakitte yazılan yazılar, favoriye alınan notlar, çözülen testler, yapılan anketler hepsi bu dünyada var olan alternatifler. Kurşun kalemin yerini alan sadece bir tek parmağınızın ucu ile idare edilebildiğini sandığımız bir mecra. Sosyal medyada; Web. Tv kanalları ile anında, haberlere, görsel ve işitsel olarak ulaşmak mümkün. Açılan Twitter, Facebook, blog, İnstagram gibi hesapların sahiplerinin sayısı ürpertici rakamlarda. Ekranda kalınan sürenin dahi belli olduğu bir çağda yaşamak bu olsa gerek. Ülkemizin güncel sorunları halen devam etmekte, trafik derseniz keşmekeş içinde, yolların çoğunda tamiri mümkün olan çukurlar gözümüze gözümüze giriyor, trafik kuralları uygulanması zor bir halde, ülkedeki araç sayısı toplu taşımacılık olmadığı için çok, arda arda trafik ışıklarında duran araçlarların nerdeyse tamponları bir birine değecek şekilde, yanınızda duran aracın penceresinden en yüksek seste müzik, elde sigara elde telefon yan koltukta içecek bunlar istisnai durumlar olsada kara yollarımızda her gün karşılaştığımız hadiseler. Trafik kazalarında yitirdiğimiz kişi sayısı gün geçtikçe artmakta, Hava ulaşımı derseniz? bir ülkemize, füze düşmediği kalmıştı o da oldu. Denizlerimizde ise paralı parasız, ıssız, sakin, kayalı, altın kumlu sahillerimiz plajlarımız derken geçen akşam saatlerinde Akdeniz’in dalgalı derin sularına kapılıp giden bir aile dramı ve kaybettiğimiz canlar için sahilden denize bakan gözü yaşlı insanlarımız. Hastahane’de yatan ailenin tek kurtulan ferdi, küçük bir çocuğun ordan çıktıktan sonra sönen aile ocağının kendisine yalnızlıkta kapalı kapısı ve bu üzüntünün 12 yaşındaki çocuk üzerindeki olumsuz etkisinin devamı tedavisi güç bir gönül yarasının ağrısı. Her ne kadar Cumhurbaşkanı Sayın Akıncı ve Başbakan Tatar bu çocuğumuza sahip çıkacağız deselerde çocuk üzerindeki korkunun ve yalnız kalmanın travmasının yarattığı izlerin geçeceği uzun yılların çekilmez çilesi! inşallah çabuk geçer diyoruz. Rabbim sabrını da beraber vermiyor mu ? Veriyor. Yaşam her şeye rağmen devam edecektir. Unutulmayan acılar, yüreklerde saklanacaktır. Gün olacak bir damla yaş, gün olacak bir anı, gün olacak bir tebessüm ile yüze yansıyacaktır. Hayatta verilen hiç bir sözün unutulmadığı gibi! Geçen zamanı, olup biteni, gündüzü, geceyi yaşarken öğrendiklerimizi ve şükretmeyi bilenler olarak hayatın akışına bazen isyanları oynasak da ülkemizde “hayatın gerçeğini “ kabullenebilmenin zor günlerini geçiriyoruz. Hayat devam ediyor. Bu gün Türkiye’mizde 'Demokrasi ve Milli Birlik Günü' Ve bizler de, KKTC vatandaşları olarak, Anavatana gönülden birlikteliğimizi 15 Temmuz’a önemli bir not olarak bırakıyoruz.


:

:

:

: