Kirli çevrede yaşamak kaderimiz değil

Kadın evini süpürüyor, baktım önünde ne varsa sürüklüyor,sandım ki çöplerini bir yerde toplayıp çöp poşetine koyacak, yanıldım tabi, süpürdüğü onca şeyi evinin yanındaki boş arsaya bıraktı.
Kadın evini süpürüyor, baktım önünde ne varsa sürüklüyor,sandım ki çöplerini bir yerde toplayıp çöp poşetine koyacak, yanıldım tabi, süpürdüğü onca şeyi evinin yanındaki boş arsaya bıraktı.
Sözde evini temizledi..
Önümde giden otomobilin camı açıldı,bir baktım camdan bir kol uzandı kül tablasını yola boşaltıyor. Yolda yürüyorum karşıdan gelen yontulmamış hiç utanıp sıkılmadan yürüdüğü kaldırıma tükürüyor.Karşıdaki apartmanın balkonundan aşağıya pis sularını boşaltan birini görüyorum..Tabi hepsi bu mu?
Değil.
Bazı tesislerin atık sularını denizlerimize bıraktıklarını da biliyoruz, taş ocaklarının çevreye yaptığı tahribatı ve bıraktığı kirliliği de görüyoruz,sorumsuz ve çevre bilincinden yoksun bir takım insanların çöplerini buldukları boş arazilere bıraktıkları da sır değil ülkemizde.
Dolayısıyla bütün bu saydıklarıma hiçbirinizin yabancı olduğunu da düşünmüyorum.. En azından bu görüntülere sık sık rastlıyorum ben kendi adıma.
Eminim ki benzeri görüntülere sizlerde rastlıyorsunuzdur.
Şimdi böyle bir mentalitenin hüküm sürdüğü yerde çevrenin temiz olması mümkün mü?
Tabi ki değil.
Peki ne yapacağız?
Öyle ya temiz çevre hayal değil.
Dolayısıyla kirli bir çevreyi olağan görüp bununla yaşamak zorunda değiliz hiçbirimiz.
İlla ki bir şeyler yapabiliriz bu konuda.
Temiz çevre eğitimlerine yoğunlaşabiliriz,kapısının önüne çöp dökeni uyarabiliriz,otomobilinden yola çöp bırakanı uyarabiliriz, balkonundan aşağıya kirli su bırakanı uyarabiliriz,yola tüküreni uyarabiliriz, farkındalık yaratabiliriz vs.
Peki bütün bunlar yeterli olur mu?
Elbette hayır.
Peki neden?
Çünkü yukarıda saydıklarımın hiçbirisinin caydırıcı gücü yok.
O halde bunu sağlayabilmek için yasal yaptırımlara ihtiyaç vardır.
Bunun için de yasal düzenlemeler gereklidir.
Örneğin bugün Singapur’da yere çöp atmanın cezası 3.000 euro dur.
Bu çok yerinde bir uygulamadır.
Hade böyle bir uygulamada atabiliyor iseniz yere çöp atın bakalım?
Sıkmaz.
Neden?
Çünkü yasal yaptırımı var.
Bu caydırıcılığı da beraberinde getirir.
Ama diyebilirsiniz ki bu çok ağır bir yaptırımdır.
Bence değil.
Yola çöp bırakanı, kaldırıma tüküreni, kirli suyunu balkonundan aşağıya boşaltanı otomobilinin camından çöp fırlatanı ve bu çarpıklığı yaşam tarzı haline dönüştürenleri bu saatten sonra eğitemezsiniz.
İşte tam da onun içindir ki yasal yaptırımlara ivedilikle ihtiyacımız vardır.
Ve bu yaptırımların caydırıcı nitelikte olması kaçınılmazdır.
Bu ülkede çevre kirliliği kaderimiz değildir ve olmamalıdır.
Madem bunu içselleştiremiyoruz. Çevreyi temiz tutmayı beceremiyoruz, o zaman yasal zorunluluğu hayata geçirmek ve uygulamak zorundayız. Bugünkü görüntüde buna acil olarak ihtiyaç duyduğumuzu söylersem sanırım abartmış olmam.



:

:

:

: