Vergi kutsaldır!

Yıllar önce okuduğumuz yurttaşlık dersinde bir devletin vatandaşına uyguladığı vergilerin ödenmesinin yurttaşlık görevi olduğunu öğrenmiştik. Vergi ödemenin kutsal bir görev olduğu, ödenen bu vergilerle ülkeye yol, su, elektrik, köprü ve yatırımların yapıldığı, çeşitli hizmetlerin ortaya konulduğu bizlere öğretilmişti.
Yıllar önce okuduğumuz yurttaşlık dersinde bir devletin vatandaşına uyguladığı vergilerin ödenmesinin yurttaşlık görevi olduğunu öğrenmiştik. Vergi ödemenin kutsal bir görev olduğu, ödenen bu vergilerle ülkeye yol, su, elektrik, köprü ve yatırımların yapıldığı, çeşitli hizmetlerin ortaya konulduğu bizlere öğretilmişti.
Devletler adil olarak çıkarılan vergilerle ve olması gereken “çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi” verilmesiyle adaletli uygulamalarla büyür ve vatandaşına hizmet eder. Ancak günümüzde dahi adil bir vergi sistemi olmamakla birlikte, hala daha her kesimin hem fikir olduğu ama bir türlü meclisin çıkaramadığı “Vergi Reformu Yasası” konuşulur durur, ciddi olarak ele alınamaz.

Hani hep derler ya, “müflis tüccar iflas edince eski defterleri karıştırır durur” diye. İşte bizde de aynen öyle oluyor. Dörtlü koalisyon hükümeti zamanında maaşları ödemek için, bir işadamının kasasından avans alınıyor ama yine o işadamından alınması gereken borçlara dokunulmuyor.

Yeni Maliye bakanımız açıklıyor ve diyor ki; “Devletin 440 milyon alacağı var”, yapılacak yatırımlar için vergi tahsilatlarının yapılması gerekir diye konuşuyor.
Peki bunu söyleyene kadar, neden o tahsilatların gerçekleşmesi için adım atmıyorsunuz?

Davul sizde, tokmak sizde, neyi bekliyorsunuz adım atmak için?
Ülkedeki şans oyunları merkezi dediğimiz “casinoların” 32 tanesinin devlete ödemediği 65 milyon lira borcu olduğunu öğreniyoruz. En ufak bir borç için küçük esnafa “reesen vergi borcu” gönderen maliye neden casinolar koınusunda bu adımı atmaz!

Yine verilen beyanlar doğrultusunda devletin iş piyasasından 440 milyon lira alacağı olduğu öğrenilliyor. Bunları bir, bir açıklıyor yeni Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu.
Bu arada KIB-TEK’e de gönderme yapan Amcaoğlu, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun ülkenin kamu yararına elektrik üretmekle ilgili misyon yüklenmiş önemli bir kurumu olduğunu, devletin Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’ndan yaklaşık 60 milyonluk cari alacağının bulunduğunu açıklıyor. Ve devlet dairelerinin KIB-TEK’e en son gelen fatura dışında tek kuruş borcu olmadığını belirtiyor.

Bugüne kadar gelmiş geçmiş maliye bakanları içerisinde açık yüreklilikle konuşan ve içinde bulunduğu tabloyu ortaya döken sayılı maliye bakanları arasında görüyoruz Amcaoğlu’nu.

Yazının başında da söylediğimiz gibi, vergi bir yurttaşlık görevi ve mutlaka ödenmesi gereken bir görev ise, devletin de bunu vatandaşlara eşit ve adil olarak yansıtıp, reformlar yaparak, “çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi” prensibi doğrultusunda çağdaş yasalarla destekleyip, ortaya koyması gerekmektedir.
Vatandaş da “vergi kutsaldır” deyip, bunu seve, seve ödemekle yükümlü olduğunu gösterir ama adaletli ve hakkaniyetli olmak koşuluyla...

:

:

:

: