Yanılmayı hiç istemezdim..

Sayın Özersay ile ilk diyaloğumuz 3. Cumhurbaşkanı Dr.Derviş Eroğlu’nun müzakerecisi görevinde iken olmuştu.
Sayın Özersay ile ilk diyaloğumuz 3. Cumhurbaşkanı Dr.Derviş Eroğlu’nun müzakerecisi görevinde iken olmuştu.
Sayın Özersay’ı diplomatik ilişkiler bağlamında gerçekleştirilen temaslarda kullandığı vücut dili dolayısıyla o dönem Havadis gazetesindeki köşemde eleştirmiş, daha özenli bir vücut dili kullanması gerektiğini savunmuştum.. Basit bir konuydu belki ama Sayın Özersay bu görüşmelere sadece 3. Cumhurbaşkanı Dr.Derviş Eroğlu’nun müzakerecisi olarak katılmıyordu. Aynı zamanda toplumu temsil eden bir diplomat sıfatı taşıyordu.
Sağolsun o yazı üzerine beni aradı, haklı bir eleştiri olduğunu ve bunu dikkate alacağını söyledi..
Çok mutlu oldum..
Ve bir o kadar da bu davranışından ötürü takdir etmiştim kendisini. Daha sonra diyaloğu kesmedim. Toparlanıyoruz Hareketi oluşurken yakından takip etme şansım oldu. Sürecin birebir içinde oldum. HP’nin kurulmasıyla ilgili de aynı şekilde süreci en yakından takip edenler arasındaydım. Aktif siyasetin içine girmeden önce zaman zaman çeşitli ortamlarda Sayın Kudret Özersay ile bir araya gelip fikir alışverişinde bulunmuşluğumuz var.Aynı şekilde zaman zaman ihtiyaç duyulması halinde telefonda birbirimizi arayarak görüşlerimizi de paylaştığımız oldu.
DAÜ’de hasbelkader karşılaştığımız zaman da ayak üstü sohbetlerimiz oldu.
Birlikte televizyon programı yapmışlığımız da var.
4’lü koalisyon hükümeti kurulduktan sonra da kendisinin nazik daveti üzerine makamında HP Girne Milletvekili Sayın Jale Refik Rocers’ın da katıldığı ve Sayın Özersay’ın kendi cebinden parasını ödediği bir yemekte bir araya geldik, birlikte mütevazi bir yemek yedik ve konuştuk, karşılıklı düşüncelerimizi paylaştık..
Yalanı yok ben Sayın Kudret Özersay’ı Kıbrıs Türk Siyaseti içinde yeni bir umut olarak gördüm. Kafam da hep farklı bir yere koydum kendisini.
Saygı duydum sevdim.
Ve tabi ki elimden geldiği oranda destekledim.
Sebebi ise bilgili,donanımlı,dürüst ve bu ülkeye katacağı değerler olduğuna inanmamdı.
Peki halâ kendisini bir umut olarak görüyor muyum?
Üzülerek belirtmeliyim ki hayır..
Ama neden?
Çünkü benim tanıdığım, daha doğrusu tanıdığımı zannettiğim Sayın Kudret Özersay’ın o Özersay olmadığını özellikle içine girdiği ve sarıldığı argümanlara bakınca gün geçtik sonra daha iyi anladım.Zira benim umut olarak gördüğüm, dürüstlüğüne gıpta ile baktığım, bilgi ve donanımına şapka çıkardığım, ve güven duyduğum Özersay’ın kendine belirlediği hedefin toplumsal faydayı geriye iterek kişisel ikbalini öne çıkardığını üzülerek gördüm.
Peki nedir bu?
Tabi ki Cumhurbaşkanı olma isteği.
Bu istek veyahut hedef Sayın Özersay’ı en azından benim tanıdığım veyahut tanıdığımı zannettiğim kişiliğinden kopardı.
Yerine egosu kabarmış, küçük hesaplar peşine düşmüş, olmayacak ilişkiler kuran,dün söylediğinin bugün tersini yapan, yola birlikte çıktığı arkadaşlarını yolda bırakan,çeşitli hesaplar ile yolda buldukları ile devam eden, mevcut düzeni şu veyahut bu şekilde savunan birisi olmuş çıkmış..
Bütün bunları gördükten sonra ben Sayın Kudret Özersay’ı hiç tanıyamamış ve anlamamış addediyorum kendimi.
Buna ister yanılgı deyin, ister hayal kırıklığı.
Ne derseniz deyin, lakin ben her ikisini de yaşadım Sayın Kudret Özersay’a dair.
Ve gerçekten çok üzgünüm..
Neden biliyor musunuz
15 yıllık Köşe yazarlığım süresince hep objektif olmaya dikkat ettim. Kimseyi yazılarımla yanıltmak, ya da birilerine yaranmak diye bir derdim olmadı.
Bunu yapmadım, yapmam da.
Bu köşeyi takip edenler bunu en iyi bilenlerdir..
Sonuçta hepimiz insanız.
Elbette hata da yapabilir, ve elbette yanıla da biliriz. Hoş Sayın Kudret Özersay’ın siyasi duruşu ile ilgili bir yanılgı içinde olmak hiç istemezdim.
Hatta çok uzun süre direndim.
Ama olmadı..
Tek kelimeyle yanılmışım..




:

:

:

: