Rum halkı değişmedi

Avrupa Sosyal Araştırma Merkezinin 2018 -2019 yıllarını kapsayan anketi geçen hafta yayınlandı .
Avrupa Sosyal Araştırma Merkezinin 2018 -2019 yıllarını kapsayan anketi geçen hafta yayınlandı .
%72.4 çoğunluk iki devletli çözüme karşı .
%27 federal çözüm derken . %38 bu çözüme karşı çıkmadıklarını söylüyor . %35 bu çözüme karşı . İstekli ve karşı olmayanların oranı % 65 .
% 65 federal çözümü isteyen Rum halkının, bu çözümün altını nasıl dolduracağı ise muallakta kalmış . İçi boş bir kutu gibi .
Anastasiadis’in düşlediği bir federal çözümü mü istiyorlar. Yoksa kafalarında başka bir şekil mi var ? bu bilinmemekte .
%57.2 çoğunluk üniter devletten yana . Buna itiraz etmeyenlerin oranı %15.4 . Toplamı % 72.6 Türklerin azınlık olacağı bir üniter yapıdan yana .
Mevcut durum için Rum Halkının görüşleri ise şöyle .
%50.8 karşı . %18 memnun . %31.2 ‘si sessiz .
Toplam %49.2 . Geriye kalan %1.6 gibi küçük bir rakam .
Rum halkının ezici çoğunluğu % 72 ‘si Türklerin azınlıkta olacağı üniter devletten yana .
Mevcut durum ise . Nerede ise fifti fifti .
Annan referandumunda Rum halkı siyasi eşit olarak istemedikleri Türklere karşı, Plana oyları % 75.83 olmamış mıydı ?
Demek ki Rum tarafındaki zihniyet ayni zihniyet .
Kıbrıs Türk Halkını azınlıklar listesine almak .
Geçtiğimiz günlerde . BM GS Guterres gayri resmi raporunu, GK üyelerine sundu .
Rapor, görüşmelerle ilgili olarak pek iç açı değil .
Raporu kaleme alan Guterres umutsuzluğunu belirtti .
15 Kasım KKTC ‘nin 36’cı kuruluş yıldönümünde. Güneyde Elamcılar tarafından yakılan KKTC bayrağı olayı, görüşmeler arifesinde
işin bobastosu oldu .
Elam’ı faşist ve marjinal bir güç olarak nitelendirmeye çalışanlara .
EOKA terör örgütünü hatırlatmak isterim . EOKA’nın da üyeleri ilk başta küçüktü .
Fakat, zaman içerisinde tüm Kıbrıs Rumlarını içine alan bir örgüt haline geldi .
Bayrak olayında Hükümet işi sıkı tuttu .
Gelişmeleri takip edeceğiz .
36 ‘ cı kuruluş yıl dönümü münasebeti ile Türkiye yetkililerinin büyük bir kesimi demeç vererek açıklamalarda bulundu .
Rum tarafının ve AB’nin tutumu karşısında Türkiye. Kıbrıs için sert politikasını devam ettirmekte ve ettirmeye de devam edeceği, girişim ve kararlılığından anlaşılmaktadır .
Kuruluş münasebeti ile Türkiye yetkilileri.
Başta TC.CB Yrd. Oktay olmak üzere . Hem güneyi , hem de AB ve batıyı uyarıcı, açıklamalar yaptı . Garantör Türkiye olarak her türlü desteği yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini vurguladı .
Ankara’daki KKTC Büyükelçiliğinin resepsiyonuna ise, Savunma Bakanı Sn. Akar ve Kuvvet Komutanlarının katılması . Türkiye’nin Kıbrıs’a bakış açısının ne denli önemli olduğunu ortaya koyması bakımından da ayrı bir özellik olsa gerek .
Resepsiyonda Sn. Genel Kurmay Başkanı . Kıbrıs Türk halkının, 2003 ‘ten günümüze kadar . Türkiye’nin garantörlük hakkının görüşme masasına taşınarak, müzakere konusu yapılması karşısında. Yüreğinin hop oturup, hop kalkmasına sebep olduğunu söylemesi. Kalp atışlarının eski ritmine dönmesini sağlamıştır .
Yüreklere su serpmiştir .
Sn. Akar, tüm dünyaya KKTC’nin 36 ‘cı yıl dönümü resepsiyonunda Ankara’dan seslendi .
“ … KKTC’nin meşru hak ve menfaatlerini her zaman uluslararası hukuk dahilinde korumaya çalıştık . Garanti ve ittifak anlaşmaları doğrultusunda koruduk , korumaya devam edeceğiz . Garanti ve İttifak Anlaşmalarından vaz geçmemiz söz konusu değil …”
25 Kasımda, masada Garanti ve ittifak anlaşmaları yok .
Yukarıda, Rum tarafında yapılan anketin yüzdelikleri göz önüne alındığında . Rum halkının, 2004 Annan referandumunda kullanmış olduğu iradesinde . Aradan 17 sene geçmesine rağmen bir değişiklik olmuş değildir .
Kıbrıslı Türkler, adanın ne sahibi ne de ortağıdır. Azınlıktır .
Bu mentalite ile 25 Kasımda üçlü görüşme olacakmış .
Olacak olmasına da toplantıdan ne çıkacak ?
Kıbrıs Türk Halkı ile hiçbir şeyi paylaşmak istemeyen bir irade karşısında . Hangi Federasyon tezi görüşülecek ?



:

:

:

: