Sistem tartışması

Ülkemizde siyasi sistem olan Yarı Başkanlık sistemi, yine tartışmaların odak noktasında .
Ülkemizde siyasi sistem olan Yarı Başkanlık sistemi, yine tartışmaların odak noktasında .
Odak noktasına gelmiş olmasının sebebi, ülkenin külli içerisinde olan sıkıntılar.
Ülkemizde uygulanan rejim Demokrasi .
İster klasik Demokrasi . İsterse de çağdaş Demokrasi olsun . Uygulanan sistemler . Başkanlık ve Parlamenter sistemdir .
Bazı ülkeler çareyi , iki sistemi de amalgame ederek , her iki sistemden oluşan ayrı bir sistem oluşturarak. Yarı Başkanlık sistemini icat ettiler .
Demokrasi rejimlerinin dışında da rejimler, dünyamızda uygulandı ve hala daha uygulanmakta .
Yönetim şekilleri içerisinde, en iyi rejim Demokrasi rejimidir .
Bunun dışında, din kurallarına göre idare edilen teokratik sistemler . Demokrasi dışı, sosyalist sistemler ve totaliter baskı rejimleridir .
Başkanlık sistemini tanımlarsak :
Devlet yönetiminde, tek bir kişinin başkanlığında, hükümet etme ve devleti yönetme esasına bağlı siyasi sistem .
Bir de parlamenter sisteme bakalım :
Yürütme organının, yasama organının denetiminde olduğu, demokratik bir yönetim şeklidir .
Bazı ülkeler, iki sistemden de memnun kalmayarak . İki sistemin kurallarından alıntı yaparak, yeni bir modelle ortaya çıktılar .
Adına da Yarı Başkanlık sistemi dediler .
Seçimle iş başına gelen Başkan ve Cumhurbaşkanları , başkanlık sistemine dahil olur .
Başkanlık sistemini savunan çevreler . Bu sistemin akıcı olduğunu , işlerin tıkırında gittiğidir .
Fakat, yine ayni çevrelere göre bu sistem . Yolsuzluk ve usulsüzlüğe açık bir sistemdir .
Tek avantajı . İşlerin zamanında olması .
Parlamenter sistemde ise . Yürütmenin üzerinde, denetim mekanizması olan Meclis var .
29 Ekim 1920’de Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetteki sistem de Yarı Başkanlık sistemi idi .
En yüksek iradi karar mekanizması, TBMM’ idi .
Yasama görevi ve denetim görevi Mecliste idi .
Cumhurbaşkanı, Meclise hesap vermek zorunda idi .
Cumhurbaşkanının oluşturduğu Hükümet . Mecliste, yeterli sayıya ulaşıldığında, gen soru ile görevden alınabiliyordu .
Bizde ise, 1974’ten sonra oluşturulan Anayasalardaki siyasi sistem. Yarı Başkanlık sistemi .
1975 ‘te oluşturulan Federe Devlet . Yarı Başkanlık sistemine dayanan bir sistemdi . Bu sistem, Cumhurbaşkanının yetkileri çok olan bir sistemdi .
1983’te devletin ilanından sonra . Oluşturulan Anayasa ile Yarı Başkanlık sistemi korunsa da, bu sistemde parlamentoya , yani Meclise. Daha çok yetkiler verilmiştir .
Başkanlık sisteminde , kuvvetler ayrılığı ilkesinin bir benzeri, 1983 Anayasasına da dahil edildi . Yalnız burada , yasama ve yürütme iç içe geçmiş durumda .
Parlamenter sistemlerde . Şeffaflık esastır .
Onun yanında, ciddi bir denetim sistemi ağı vardır .
Başkanlık sisteminde bunlara rastlayamazsınız .
Konsa bile, Parlamenter sistemlerdeki kadar değil .
Bunları özet olarak belirttikten sonra . Bize gelelim .
Hem 75 . Hem de 83 Anayasamız, Yarı Başkanlığı içerir .
Birincisi, Başkan ağırlıklı .
İkincisi ise, Meclis ağırlıklı .
Ülke, her dara girdiğinde . Suçlu Anayasa .
Ülkedeki tüm olumsuzlukların kaynağı, mevcut Anayasa olduğuna göre . Vurun kellesini.
Bize sistem dayanmıyor .
Beceriksizliklerimizi Anayasa ve oluşturduğu sistemde aramaktan vaz geçelim.
Sistemin sürdürülebilir olması için, yapılması gerekenleri yapıyor muyuz ?
O gerekleri yerine getiriyor muyuz ?
Sistemin kuralları, tam yerine getirildi de buna rağmen sistem tıkandı mı ?
Vatandaş şikayet ediyor !
Devlet dairelerinde işimiz olmuyor diye .
Trafik her gün can alıyor .
Sağlıkta beklenen elde edilemiyor .
Sağlık bekleneni veremiyor .
Hayvancı . Çiftçi . Narenciyeci . Esnaf . Üretici . Memur vs. düzenden şikayetçi.
Bir Bakan çıkıyor. Bakanlığını kullanarak ailesine rant sağlıyor . Bundan diğer hükümet ortakları habersiz .
Faturayı sisteme mi çıkaralım ?
Ülkenin iyi veya kötü yönetimi, sadece getirdiğiniz sistemlerle olmuyor .
Başka gereksinimlere de ihtiyaç var .
En büyük gereksinim ise .
Yöneticilerde olması gereken. Demokrasi bilinç ve kültürüdür .
Bunu özümsemeyen yöneticilere . Hangi sistemi getirirseniz getirin . Muhakkak hem kendileri . Hem de yönettikleri ülkeyi, tökezlettirirler. Geçen gün, Hakkın rahmetine kavuşan Mümtaz Soysal’ın uzmanlık alanı. Anayasalar üzerine idi .
Anayasa Hukuku profesörü idi .
Bir dersinde . Yukarıda bahsettiğim konulara değindi .
Bir bilge kişinin, Demokrasi ile ilgili söylediklerini bize aktardı .
O bilge kişi şöyle demiş .
“ Demokrasisi olmayan bir ülkeyi yönetmek için . Demokrasi bilinç ve kültürü ile donanımlı yöneticileri, o ülkeyi yönetmek için görevlendirin . Ülkede demokrasi varmış gibi ülke yönetilir .”
Bunun tam aksi . Ülkede en çağdaş demokrasi sistemi olsun . Yöneticileri demokrasi bilinç ve kültürüne sahip değilse . O sistemden bekleneni bulamazsınız .
Devlet çarkının dönmemesinden şikayet ediyorsak .
Bunu sistemde değil .
Kendimizde arasak, daha doğru olmaz mı ?




:

:

:

: