Doğru okumak önemli..

Rum Dışişleri Bakanı Christodulides, “Türkiye, bölgede karışıklık çıkaran, uluslararası hukuku dikkate almayan bir ülke. Bu nedenle Kıbrıs sorunu en kısa zamanda çözülmelidir. Çünkü Türkiye’nin Kıbrıs’tan gitmesini başarmamız ancak Kıbrıs sorununun çözümüyle mümkündür” dedi.
Rum Dışişleri Bakanı Christodulides, “Türkiye, bölgede karışıklık çıkaran, uluslararası hukuku dikkate almayan bir ülke. Bu nedenle Kıbrıs sorunu en kısa zamanda çözülmelidir. Çünkü Türkiye’nin Kıbrıs’tan gitmesini başarmamız ancak Kıbrıs sorununun çözümüyle mümkündür” dedi.
Peki doğru tespitler mi bütün bunlar?
Tabi ki tartışılır.
Bir kere Türkiye bu tavrını durup dururken geliştirmedi.
Dolayısıyla her şeyden önce Türkiye’nin coğrafik konumunu ve bölgedeki varlığını görmezden gelerek Türkiye’ye karşı Doğu Akdeniz’den dışlanmaya yönelik eğilimlerin olduğu sır değildir.
Oysa bu maksat doğrultusunda Türkiye ile yapılacak ekonomik akla uygun işbirlikleri olduğu da bir gerçek olarak karşımızda duruyor.
Dolayısıyla Rum Bakanın söyledikleri o kadar da basit olduğunu düşünmüyorum..
Yani çözüm bulalım ve Türkiye’nin Kıbrıs’tan gitmesini sağlayalım öngörüsü gerçekçi bir zemin üzerinden ele alınmalı.
Kaldı ki Kıbrıs’ta sürdürülebilir kılınacak bir çözüm için gereken en temel unsur iki tarafın kendi iradeleri ile çözüm üretmeleridir.
Zira burada unutulmaması gerekir ki kıbrıs sorununda sadece iki taraf yoktur.
Çok taraf vardır..
Üstelik bir vesile ile bu tarafların hepsi de ada üzerinde hak iddia ederler.
Buna AB’de dahil..
Dolayısıyla burada mesele çözümün şekli ile alakalı değildir.
Konfederasyon, federasyon meselesi de değildir...
Burada Kıbrıslıların ortak bir paydada işbirliğine iten ve aslında bu işbirliğini gerekli kılan unsur birçok farklı devlet tarafından bağımlı yapılmaya çalışılan veyahut sömürgeleştirilmeye çalışılan bir bölgede ülkemizin nasıl sömürgecilikten uzak tutulacağı sorunudur...
Örneğin İngiltere Kıbrıs’ta yaşayabilir bir çözümü gerçekten arzuluyor mu?
Bunu bir düşünelim.
Cevap tabi ki hayır.
Ya da ABD Kıbrıs’ta bir çözümü arzuluyor mu?
Peki ya Rusya?
Bu soruların cevapları aslında gayet basit.
Nitekim 50 yıldır bu yönde göstermelik verilen demeçlerden başka Kıbrıs’ta sürdürülebilecek bir çözüm için somut ve etkili bir ağırlık hissettirmeyen yine aynı devletler değil mi?
Hoş kaldı ki bugün hiç duydunuz, gördünüz mü, Kıbrıs’ta devam eden çözüm arayışlarına ABD,,Rusya, AB ülkeleri dahil Kıbrıs’ın 3 Garantör ülkesi İngiltere, Türkiye,Yunanistan da dahil olmak üzere çözüme destek vermiyoruz diyeni..
Yok.
Herkes çözümde yana.
Tüm taraflar çözüme destek veriyor.
Lakin Kıbrıs’ta yarım asırdır çözüm olmuyor..

:

:

:

: