'Bu günlerde çınarlar kolay devriliyor'

Söyleyecek çok şey var ama dinleyecek olan yok. Kirli bilgiler ile algı yaratmak ne zamandan beri geçerli oldu da haberimiz yok! yoksa var da! biz mi bilmiyorduk?
Söyleyecek çok şey var ama dinleyecek olan yok. Kirli bilgiler ile algı yaratmak ne zamandan beri geçerli oldu da haberimiz yok! yoksa var da! biz mi bilmiyorduk? Her konuda uzmanlaşmış gibi hatta tıbbi konularda yapılan açıklamaları görmezden gelip bazı hallerde herşeyi bildiklerini sananların diyarındayız. Konunun vehameti ve korkunç illetin ne zaman kapımızı çalacağı belli olmayan günlerden geçiyoruz. Bu dönemde medyanın her türlüsüne görev düşmektedir. Çoğumuz bu ülkede 3-5 yaşındaki çocuklarımızı fazla geriye gitmeden 1974 yılında 20 Temmuz Mutlu Barış harekatı sırasında sınırdaki evlerimizden, köylerimizden daha güvenli yerlere kaçarken, ellerinden tutup bombalardan korumak adına sığınak denen bodrum katlarında babalarının mücahitlik yaptığı yoksulluk yıllarınının kalabalık ortamlarından geçip bu günlere geldik. Evdeyiz, hükümetin aldığı kararlara uyuyoruz. Elimizden geldiğince tedbirlerimizi alıyoruz. Sosyal Medyayı ve haberleri takip ediyoruz. Özellikle Tweter hesabımda ilk defa Deprem diye ”liste” yaptığım ay Eylül idi. Deprem sarsıntısını ilk önce 4,7 birkaç gün sonra İstanbul’da 5.8 şiddetinde yaşamış ve korkunç uğultuyu hisseden birisi olarak adaya döndükten sonra gecenin hangi saatinde uyanırsam uyanayım ilk o listeme baktığımı ve günlerce etkisinden kurtulamadığımı itiraf ediyorum. Şimdi ise ikinci listemin adı “ Corona Genel” listeme aldıklarımın içinden birkaçını yazacak olursam Dünya Sağlık Örgütü, Türkiye Sağlık Bakanı Fahrettin Kaba, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,Türkiye Cumhurbaşkanı tarafından Kıbrıs Kordinatörü olarak görevlendirilen Fuat Oktay, TC Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, TC İletişim Başkanlığı, KKTC Başbakanı Ersin Tatar ve Dışişleri Bakanı ve Başbakan yardımcısı Kudret Özersay olmak üzere diğer takiplerimle toplamda 18 hesaba gece, gündüz devamlı girip bakmak gibi bir alışkanlığın zirvesindeyim. Doğru haberleri okumak ve duyurmak ise görevimizdir diyorum. Biz yaştakilerin riskini biliyoruz. Alınan önlemlerde eksiklik olarak gördüklerimizin eleştirisini ve önerimizi de çekinmeden yapıyoruz. Nihayetinde bizler de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bürokratlık yapmış kişileriz. Türkiye Sağlık Bakanının dediği gibi “Bu günlerde çınarlar kolay devriliyor” O zaman ayakta kalmanın önemindeyiz. Corona virüsü denen illet, insanlığı esir almaya çalışırken siperimiz ev, kalkanımız alınan kararlara harfiyen uymak olsun diyoruz. Gerçek; insanın davranış biçimindeki sonucun iyi ile kötü arasındaki neticesinden anlaşılmaktadır. İyilik dururken kötülük düşünmek kadar anormal bir düşünce içine girmek çoğu kişide sağlıksız bir hayatın göstergesi olur. Karşındaki için ne diliyorsan onun da senin hakkındaki dileği aynı çizgide çatışırsa ki çoğu zaman öyledir, aynaya nasıl bakarsan onu görürsün, işte o anda “dünyanın kaç bucak” olduğunu anlarsın. Çoğu zaman insanları yargılamak en kolay yoldur. Yardım etmek varken yardımdan kaçınmak doğru bir davranış şekli değildir. Moral önemlidir. Herhangi bir konuda mevzuat bilgisi vermek de bir yardım olduğu gibi, yardım kuruluşlarında görev almak da ulvi bir görevdir. Sorumluluk çerçevesinde, yani, insan bilgisi ve yetisi doğrultusunda her zaman kendinden, yardımcı olunması isteniyorsa problemli konularda her zaman yol gösterici olunmalıdır. Geçici bir dünyada bu kadar siyasi hiddetin ve hırsın ne faydası olur. Salgın nedeniyle Cumhurbaşkanı seçimlerinin ertelenmesi sonrasında işte tam da o noktadayız. Adaylardan ricamız bilhassa Cumhurbaşkanı Akıncı' da geçtiğimiz bu zor ortamı propaganda malzemesi yapmamalarıdır. Sevginin, şefkatin ve saygının, insanlığın “temel değerleri “ olduğu gerçeğinden hareketle sağlıklı günlere diyelim.

:

:

:

: