Acil kadrolar oluşturulmalı

Dünyamızı saran ve ölümlere yol açan Korona Virüsünün iştahı daha da kabararak devam etmektedir.
Dünyamızı saran ve ölümlere yol açan Korona Virüsünün iştahı daha da kabararak devam etmektedir.
Dünyada süper güç olarak bilinen ülkeler ve liderleri bu durum karşısında çaresiz ve zavallı durumda bigane kalmaktadırlar.
İnsanlığa hiçbir faydası dokunmayan bu süper güçler. Tarihin her döneminde kim olursalar olsunlar hepsi de ayni ideolojinin yolcusu.
Sanayileşen dünyada, bu daha da belirgin bir şekilde devam etmiştir. İttifak savaşlarının başladığı Birinci Dünya savaşını takip eden yıllarda da bu hep böyle olmuştur.
İnsanlığın yararına hiçbir iyileştirici atılım ve buluş yapılmadı.
Bu alanda çok cılız gelişmeler oldu ise de bunlar kişilerin ihtiyari isteklerine bağlı özel girişimlerdir ve çok az bir kesimin yararına sunulmuştur.
Pek ala gelişmeler olmadı mı ?
Muhakkak olmuştur.
Olanların tümü de silahlanma yarışında. Öldürücü silahların yapılmasına devam edildi.
Bunun için milyarlar harcandı.
Harcanmaya da devam ediliyor.
Ne için ?
Kapitalist sistemin çarklarının daha hızlı dönmesi için.
En kötü durumda bu çarkların dönmesini engelleyecek her hangi bir olumsuzluk karşısında da tedbirlerini almışlardır.
Milyarlarca dolarlık hazinelerinde “ihtiyat akçesi “ ayırmışlardır.
Hani bir söz var ya “Kötü günler için. Üç-beş kuruş bir kenara koydum” diye.
Tabii adamların kötü günler için hazinelerinde tuttukları bu paraları. Ülkelerindeki insanlara kara gözleri ve kara kaşları için verdiklerini de zannetmeyin.
Yukarıda Kapitalizmden bahsettim. Kapitalizmi ayakta tutan. Onun bir nevi iskeletini oluşturan. Kapitalizmin çarklarını döndüren o sistem içerisinde çalışan emekçilerdir, işçilerdir.
Unutmayalım ki yakın tarihimizde iki dünya harbi yaşanmıştı.
Düşman uçaklarının hedef alıp bombaladıkları yerler, emekçilerin barındıkları tesislerdi.
Şimdi ekonomileri ciddi şekilde dara gireceği endişesi ile bu kesimleri ayakta tutmak için, kesenin ağzını açmışlardır.
Bizde hangi sistemin uygulandığı belli de değil.
Sistem ne olursa olsun.
Elli yıldan beri, Devleti yönetenler. Geçmişten hiç ders almamışlar olacak ki bu konuda herhangi bir uygulamaya gitmemişler.
Kara günler için geçmişte yaratılan fonlar da tüketildi.
Bütçe. Abendaro (bir onnuksuz ) kaldı.
Bir yıllık bir hükümet bu durumla karşı karşıya kaldı.
Bakanlar Kurulu.
Her geçen gün boyutları gelişen olay ve olaylara karşı, daha ne denli mücadele edecek.
Sağlığın yanında, onun kadar önemli başka sorunlar da vardır.
Halkın beslenmesi.
Yaşantısını devam ettirmesinin vaz geçilmezi olan su, tehlike çanlarını çalmaya başladı.
Anadolu’dan gelen su kaynağını adaya taşıyan boru, hava muhalefeti nedeni ile koptu. Bunu aylar önce basından okumuş duymuştuk.
Dünyayı saran illet virüs üzerinde dünya odaklanırken Türkiye de esas potansiyelini bu alana kaydırmış gibi.
Dolayısı ile bu işin gecikeceğinin rüzgarı esmeye başlamıştır.
Göletteki su yazın gelmesi ile de daha da azalma gösterecektir.
Tamir işi için, daha ihale aşamasına gelinmiş değil.
Her ihtimale karşı.
Yerel su kaynaklarımızı. Hiç vakit geçirmeden. Halka hizmet verecek şekle getirici tedbirleri bugünden itibaren alalım.
Virüste olduğu gibi, gafil avlanmayalım.
Korona Virüsü, bizleri hazırlıksız yakaladığı için çok büyük dersler vermiştir.
50 sene Devletimizi güçlendirici hiçbir girişim ve sonuç olmadı.
Belki bu kulağımıza küpe olur.


:

:

:

: