Muhalefet uyudu halk muhalefet görevini yaptı

Dünya’da eşine benzerine az rastlanan bir pandemi süreci geçiriyoruz.
Dünya’da eşine benzerine az rastlanan bir pandemi süreci geçiriyoruz.
Bunun elbette birçok olumsuz yanı ile de yüzleşiyoruz.
Velhasıl olağanüstü günlerle karşı karşıyayız.
Bir tarafta sağlık, öte tarafta ekonomi bu sürecin en önemli iki konusu oldu.
Kuzey Kıbrıs’ta bu sürecin başından bu yana hükümetin hem doğruları hem yanlışları oldu. Bu doğaldı zira takdir edersiniz ki her gün böyle olağan dışı bir durumla karşılaşmıyoruz. İşte hükümetin bu anlamda yaptığı doğrular takdir edilirken, bir yandan da yaptığı yanlışları doğruya çevirmesi için katkı odağında hükümete doğruyu gösterecek,fikir sunacak,alternatif çözümler üretecek bir siyasi muhalefet organize olup toplumsal katkı ortaya koyamadı.
Bu olmayınca halk kendi işini kendi gördü ve aracısız, vekaletsiz sosyal mecrayı da iyi kullanarak hükümeti çoğu zaman yapılan yanlışlardan döndürdü.
Peki bu süreçte muhalefet görevini siyaseten üstlenenler ne yaptı?
Süreci izlediler ve suya sabuna dokunmamayı tercih ettiler.
Muhalefetin bütünüyle sınıfta kaldığı bir dönem yaşandı ve halen yaşanmaktadır.
Oysa bu görev onlarındı.
Halk bu görevi onlara vermişti.
Lakin sürecin ta başından itibaren gördük ki muhalefet görevini yerine getirmedi, bu yetmezmiş gibi bir de ortadan kayboldu.
Hatta halkın bu denli etkili olduğu sosyal alanları dahi kullanmaktan aciz bir görüntü içine girdi.
Organize olamadılar, fikir üretemediler, toplumsal hassasiyetleri görmezden geldiler.
Bu haliyle hükümete geniş bir hareket alanı yarattı.
Doğru/yanlış gerekli/gereksiz bir çok kanun hükmünde kararnameyi de hayata geçirdiler.
Hemde en ufak bir muhalefetle karşılaşmadan.
Meclis uzun süre etkisiz bir kuruma dönüştü.
Muhalefet halkın önünde yürümesi gereken bir dönemde halkın çok çok gerisinden gelmeyi tercih etti.
Peki ama neden bu kadar pasif bir duruş sergiledi muhalefet?
Bunu onlara sorsanız, böyle bir dönemde yapıcı olmak istediklerini belirtecekler.
Oysa bir yurttaş olarak bana sorarsanız,ben sürece iyi adapte olup organize olamadılar ve haliyle hareket alanı yaratmadılar diyeceğim.
Bir başka yönüyle süreci okuyamadılar, böyle bir durumda ne yapabilecekleri konusunda ortak akıl yaratıp fikirler üretmek yerine kendi içlerinde de kopukluk yaşadılar. Kısacası dağınık bir muhalefet görüntüsü verdiler, nitekim de öyleydiler ve halen aynı şekilde devam etmekte ısrarlı görünüyorlar.
Halbuki sürece hakim olsalardı bugün bir yol haritası ile karşımıza çıkmaları gerekirdi. Sağlıkta bundan sonra yapılması gerekenleri içeren, ekonomide yapılması gerekenleri gösteren, eğitimde,turizmde,tarımda atılması gereken adımları ortaya koyan gerçekçi ve sürdürülebilir planlamaları ortaya koymaları gerekirdi.
Fakat maalesef.
Muhalefet kendini unutturmayı seçti.
Ve bizler de bir kez daha yaşayarak gördük ki bu süreçte yol gösterecek olanlar halkın önünde yürümesi gerekenler halkın gerisinde kalarak bizim ülkemizde siyasetin beş para etmediğini gösterdiler.

:

:

:

: