“Sıfır beden” e karşı savaş

Yaşadığım ülke, Avrupa’nın en şişman kadın, erkek ve çocuklarının bulunduğu ülke.. Dağ gibi, yürürken yer sarsılanlarla dolu , ortalama bedenin kadınlarda 44 olduğu bir yer..
Yaşadığım ülke, Avrupa’nın en şişman kadın, erkek ve çocuklarının bulunduğu ülke..
Dağ gibi, yürürken yer sarsılanlarla dolu , ortalama bedenin kadınlarda 44 olduğu bir yer..

Göbekleri dizlerine kadar sarkan, etleri fışkıran, yürümekte, nefes almakta güçlük çeker derecesinde kilolular için “şişman” demek, yetersiz..
Tam klinik anlamıyla “obez”ler ülkesindeyiz..
Sağlıklı yemek konusunda yapılmadık kalmayan bir ülke.. Şişmanlatıcı yiyecek reklamlarının bile belli saatlerde gösterilmesini tartışan, okullardan çukulata, şekerli içecek makinalarını kaldıran..

TV’lerinde “aile boyu” zayıflatma dizilerinin gösterildiği..
Zayıflasınlar diye, obez’lere paranın verildiği, neredeyse lokmaların sayılmaya çalışıldığı “güya” sağlığı öne çıkartan bir ülke..
Güya diyorum, çünkü ne yapılırsa yapılsın, ne denirse densin, ne yasaklar konulsa konsun hala Avrupa’nın en şişmanlarının yaşadığı ülke.. Ve ne yazık ki bu konudaki birinciliğini kimseye kaptırmaya niyetli görülmüyor..
Bir yanda obezler. Hem de bol miktarda..
Bir yanda “anoreksikler”.. Yani ölümcül zayıflar.. Gerçi aşırı kilolular gibi yaygın , salgın derecesinde değil.. Ancak zaman zaman sonu ölümle biten ve özellikle genç kızları, hanımları hedef alan öldürücü “hastalık”..
Herşeyin fazlası zarar..
Kilonun nelere yol açtığı ortada..
Aşırı zayıflığın, zafiyetin de..
Hele moda dünyasında podyumlara çıkan, “sıfır beden” modellerin vücutlarından fırlayan kemikler.. Derileri buruşmuş, gözlerinin altı göçmüş çocuk yaştaki sıskası çıkmış mankenler..

Top gibi aşırı kilolu biri..
Veya kürdan gibi zayıf biri.. İkisi de sağlığa zararlı.. Gençlere zarar, kötü örnekler..
Moda dünyası hele gençlere örnek olmada günümüzdeki en geçerli adres..Rengarenk dergiler, gazeteler, TV programlarında bu modelleri görmek isteyen binlerce, onbinlerce genç onlara benzemek için ne mücadeleler ediyor..
Aç kalıyor, yemiyor, içmiyor.. Savaş verircesine zayıflamaya uğrasıyor..

Dedim ya, ne obezite, ne aneroksia..
Sağlıklı, göze hoş gelen kiloyu korumak en ideali..
Dünyanın bir numaralı moda dergisi Vogue, örnek bir davranışta bulundu.. Ve belli başlı moda, kadın dergilerine mektup yazarak, kemik torbası kızları podyumlara salan modadan, bu yayınları sorumlu tuttuğunu ilan etti..
Vogue, bu mektup kampanyasıyla “ Size zero” yani “ sıfır beden”e karşı savaş açtığını tüm dünyaya ilan etti..
Vogue’un ünlü editörü Alexandra Shulman, milyarca dolarlık moda dünyasını mektubuyla bir salladı, pir salladı..

Bu mektup, “çok özel” kaydıyla yazılıp, gönderilse de ünlü İngiliz gazetesi The Times, bunu gördü, okudu.. Ve “sıfır beden”e karşı açılan savaşı, okurlarına ve herkese duyurdu..

“sıfır beden” modasını başlatan, çocuk mu, kadın mı belli olmayan kemik yığını vücutların, en az “obezler” kadar artış gösterdiği ülkelerde, Avrupa ve Amerika’da , kadın ve moda dergilerinin bu mektuba karşı tedbir alacağı şimdilik meçhul..
Vogue’un, kendi sayfalarında yer verdiği modellerde , kürdan gibi, fasulye sırığına benzeyen kızları tercih etmediği ortada.. Hatta onlar daha da ileriye gidip, vücudu çok zayıf olanların fotoğraflarında rötüş yapıp, onları daha derli toplu, yuvarlak hala getiriyorlar..

Aynen, şişman veya topluca vücutlu ünlülere uygulanan photoshop’lu zayıflatma operasyonu gibi..
Fırlayan kemikler, yıkama tahtası gibi dümdüz göğüsler, içe göçmüş karınlar, bir tıklamayla etlenip, butlandırılıyor.. Böylece modeller biraz daha gerçeğe uygun hale getiriliyor.. Büyütülüyor..
Rakamlara göre dünyada 1.1 milyon kişi aneroksia ve bulumia’dan rahatsız.. Yani azımsanacak bir rakam değil..
Schulman’ın ültimatom gibi mektubu, Britanya Moda Konseyince memnunlukla karşılandı.
3 modelin aneroksia’dan öldüğü moda dünyasının, sıfır beden günleri belki sonuna geliyor..

Alexandra Schulman, sıradan bir editör değil.. Birincisi Vogue’un bir numaralı ismi..
Adı, moda dünyasında korku ve saygı uyandıranlardan.. Sözü dinlendiği gibi, istekleri emir gibi yerine getiriliyor..

Sırık gibi modellere giydirilen , el parçası kadar kıyafetler sonunda Schulman’ı çileden çıkartmış ki, mektubunda moda evlerinin “sample” yani örnek model diktiği kıyafetlerin küçüle , küçüle kaybolduğunu , neredeyse “sıfır bedenlere” bile olmadığını ifade etmiş...

Hatta Karl Lagerfeld, John Galliano, Prada, Versace, Yves Saint Laurent, Balenciaga gibi dünya modasının devlerine yazdığı mektuplarda, kıyafetlerini, dergilere yolladıkları giyecekleri biraz daha büyük dikmelerini istemiş...

Schulman’ın mektubunun etkisi, getireceği tepki merakla bekleniyor.. Ünlü model Erin O’Connor, ünlü kadın editörün eleştirisinden en fazla memnun olanlardan.. Ve artık moda dünyasının gençleri ölüme sürükleyen görüntüden kurtulma konusunda el birliğiyle hareket etmesinden yana.. Ve Schulman’ın mektubuna uyulmasına destek verenlerin başında..

“Sıfır beden”e karşı açılan savaş ne kadar önemliyse, “obezite”ye karşı sürdürülen mücadele ondan daha önemli..

:

:

:

: