Bayram haftası

Yaz bitti. Ramazansa bitti sayılır... Sonbahar tüm hüznüyle geliyor. Eylül bu hüznün başlangıcı.
Yaz bitti. Ramazansa bitti sayılır...
Sonbahar tüm hüznüyle geliyor. Eylül bu hüznün başlangıcı.
Yazlıkçılar evlerine dönüş yolunu çoktan tutmaya başladı. Okullar Pazartesi açılmaya hazır.

Bodrum’da artık pazarlarda havlu, çarşaf, masa örtülerinin yerini okul önlükleri, ayakkabılar almış durumda.
Evet yaza hüzünlü veda. Sonbahara merhaba.
Bu hafta bayram haftası. Yarın arife, Perşembe bayram.
Bayram, insanlarda doğal olarak coşku, sevinç yaratan bir kavram.
Günler öncesinden hazırlıklarla beklenen, evlerin baştan aşağı temizlendiği, çocuklara yeni giysi, ayakkabı alındığı, yemeklerin, tatlıların yapıldığı bayramların çoğu geride kaldı.

Hepimiz eski bayramları özlüyoruz. Aslında eskiye özlemin adı “ yaşlanmak”.
Adı ne olursa olsun, insana çocukluğundaki bayramları özlüyor. Özlemekten öte arıyor, o kokuyu, tadı bir daha bulamayacağını bilse de yeniden yaşamak istiyor.

Aklımda kalan en mutlu çocukluk anılarım arasında bayramlar çok büyük yer tutuyor.
Babam ve annem genç. Ben ve erkek kardeşim çocuk. Kız kardeşim henüz daha dünyaya gelmemiş..

Bahçe içindeki evimizde, masal kitaplarındaki gibi bayramlar yaşardık..
Annem, elinden çıkan hünerli tatları, bayram gününe saklar. Eve ilk başta badem şekeri ve çikolata alınırdı. Gümüş şekerliklere konan bayram şekerlerini geceden gizlice alıp, yemek en büyük keyfimizdi.
Bayram giysilerimizi, erkenden kalktığımız sabahlarda yataklarımızın ucunda ve ayakkabılarımızı yatak altında bulmak ise bayramın en geleneksel ritüeliydi.
Bayram namazından babamın gelmesiyle kahvaltıya oturulur, özenle hazırlanan sofrada mükellef bir kahvaltı yapılırdı.

Daha sonra bizden büyüklere gidip, el öpmek, şeker yemek bayramın olmazsa olmazlarındandı.
Şimdi hiç kalmadı ama eski bayramlarda çocuklara mendil içinde para vermek adetti.
O parayla biz lunaparka gider, her türlü eğlenceden faydalanır, tam bir bayram coşkusu yaşardık.

Bayramlardan aklımda kalan en güzel anı, eve gelen konuklara çikolata-badem şekeri eşliğinde ikram edilen rengârenk, mis kokulu bayram likörleri. Muzu, çikolatalısı, güllüsü, nanelisi, vişnelisi. Minik Kristal kadehlerde misafirlere verilirdi. Gizlice biz de arada bir tadına bakardık.

Sonra bayram tatlıları porselen tabaklar içinde misafirlere sunulurdu.
Şimdiki bayramlarda ziyaret edilecek büyük, küçük bulmak zor. Bayramlar tatil için en büyük fırsat. Tatilciler, deniz kıyılarına, yurt dışı merkezlerine gitmek için bayramları bekler haldeler.

Yazlıklarda bayramlar nasıl olur ilk kez bu sene tadacağım. Ancak havada ağır bir bayram havası, kokusu var. Mayolardan sıyrılanlar, en güzel yazlık giysileriyle plajlarda, lokallerde bayramlaşmak için bir araya gelecek. Eş dost buluşup, yemek yiyecek. Küçükler büyüklerinin elini öpecek. Sarılıp, kucaklaşacak.
Dargınlar barışacak.

Kabristanlar ziyaretçilerle dolup taşacak. Dualar okunacak, gözyaşları bu dünyadan göç eden sevdiklerimiz için dökülecek.
Yaz veya kış, bahar veya sonbahar fark etmez. Bayramlar her yerde, acısıyla, tatlısıyla kutlanacak.

Nerede olursanız olun, hepinizin bayramı kutlu, mutlu olsun.
Sevdikleriniz, ailenizle huzurlu, sağlık içinde mutlu bayramlar dilerim.
Şeker tadında bir bayram yaşamanız dileğiyle.

:

:

:

: