Keşke Demek Yerine Çapanoğlu Arıyoruz!...

Ülkemizdeki ekonomik verilerin ortaya koyduğu gibi yaklaşık 15000 insanımız işsiz durumdadır. Bunların ise önemli bir oranı feodal yapının devam ettiği İskele bölgesindedir.
Ülkemizdeki ekonomik verilerin ortaya koyduğu gibi yaklaşık 15000 insanımız işsiz durumdadır. Bunların ise önemli bir oranı feodal yapının devam ettiği İskele bölgesindedir.

İşsizliğin önlenmesi ve ekonominin güçlenmesinde herkes artık kabul etmelidir ki ne kamuda istihdam ne de palyatif olarak taleb yaratan kamu personeline ve emekliye dönük ödenek politikası çözüm üretmemektedir. Aksine, bugüne kadar uygulanan kamuda populist istihdamlar ve kamu maaşlarının ekonomiyi canlandırma politikası problemlerimizi kronikleştiren önemli unsur haline gelmiştir.

Dolayısıyla kısır döngüden kurtularak sürdürülebilir bir ekonominin temellerini atmamız gerekiyor. Şöyle ki, rekabetçi bir ekonomi için etkin serbest piyasa koşullarının her türlü hukuki ve kurumsal altyapısının ivedilikle oluşturulması gerekmektedir. Yatırım ve finansman kararlarında nepotizm ve politik rant değil verimlilik ve etkinliğin arandığı fisıbılite esas alınmalıdır.

Verimlilik, etkinlik ve fisıbılite esasları çerçevesinde ekonomik kalkınma ancak ve ancak yatırımla mümkün olabilir. Yani ülke içinde ve dışında reakabet gücü olan yatırımlarla ekonomiyi büyütebilir ve işsizliğe çözüm bulabiliriz. Bunun için ise, başta bürokrasi, yargı ve genel devlet yapısı olmak üzere yatırım ikliminin olabildiğince iyileştirilmesi gerekmektedir.

Yatırım iklimi ile ilgili maalesef bazı faktörler vardır ki bizim kontrolümüz dışındadır. Özellikle, Kıbrıs sorunundan kaynaklanan ekonomik ve politik istikrarsızlık herşeye rağmen yabancı yatırımcıyı ürkütmekte ve caydırmaktadır. Bu nedenle, ülkemizde yatırım yapacak müteşebbislerin almış olduğu riski göz önünde tutarak onları motive edici bir strateji gütmeliyiz. Bu çerçevede, haksız rekabet yaratmayacak şekilde bu yatırımcılara sunulan teşvikleri peşkeş değil cesaretlendirici unsurlar olarak değerlendirmemiz gerekir.

Ülkemizde hüküm süren yüksek orandaki ekonomik ve politik istikrarsızlığa rağmen TURKMALL tarafından yapılması düşünülen Kıbrıs’a AVM projesi takdire şayandır. Alışveriş merkezi geliştirme ve yatırımında yaklaşık 20 yılı geride bırakan Turkmall, KKTC’nin, ilk alışveriş merkezini KKTC’de ismi açıklanmayan yerli bir yatırımcı grupla, Lefkoşa’da yapacak ve 150 milyon dolara mal olacak açıklamaları yapılmaktadır.

TURKMALL’un Kıbrıs’taki AVM projesi için Ekonomi Bakanı Sayın Sunat ATUN’un açıklamalarına aynen ben de katılıyorum. Bu proje yalnız KKTC için değil tüm Kıbrıs’ta rekabet üstünlüğü olan bir proje olacaktır. Dolaysıyla hedef kitlesi tüm Kıbrıs olacaktır. Ölçek ekonomisine dayalı olarak verimli çalışma yanında sunduğu çok yönlü hizmet ve ürün çeşitliği ile Kıbrıs halkını hayran bırakacak ambiyans sözkonusu projeyi Kıbrıs’ın gözdesi ve KKTC’nin prestiji haline sokacaktır. Kıbrıs adasına gelen her turistin ve ziyaretçinin muhtemelen uğrak yeri olacak olan böylesi bir yatırım tabi ki ‘Barış Projesi’ olarak adlandırılabilecektir.

Ülkemizdeki istihdam başta olmak üzere ekonomik problemlere çözüm olabilecek böylesi projeler karşısında yalnızca hükümet değil toplum olarak da olumlu ve cesaretlendirici bir yaklaşım sergilememiz gerekmektedir. Geri kalmış ülkelerde rastladığımız komplo teorileri ve peşkeş edebiyatı yapmak yerine keşke böylesi yatırımlar hızlanarak artsın düşüncesini taşımamız gerektiği üzerinde durulmalıdır.

:

:

:

: