Üzümü yemedik, bağcıyı dövdük

Tarih yazan İnönü Meydanı’na mercek uzatacak olursak o mahşeri kalabalığın tek istediği şeyin yeni bir sistem olduğunu söylemek hiç de zor olmaz.
Tarih yazan İnönü Meydanı’na mercek uzatacak olursak o mahşeri kalabalığın tek istediği şeyin yeni bir sistem olduğunu söylemek hiç de zor olmaz.

Devletlerle kurulan ilişkilerin onurlu olması gerektiği bir yana kendi içimizde yarattığımız kokuşmuş sistemi dinamitlercesine yeni baştan yazabilmek her şeyi…

Nasıl bir ülke hayal ediyoruz?

Haber yaptığı için devlet tarafından reklamla cezalandırılmayan, halka bilgi vermekten başka hiçbir amacı olmayan basın çalışanlarını tehdit etmeyen devlet adamlarının olduğu bir ülke…

Oylarımızla koltuklara oturttuğumuz insanlardan beklentimiz; temiz, dürüst ve ilerici bir siyaset izlemeleridir.

STAR KIBRIS Gazetesi olarak attığımız her adımda zorlu engellerle karşılaştık. Devletin işleyişindeki çarpıklıkları gözler önüne serdik diye gelmiş geçmiş tüm iktidarlar tarafından topa tutulduk. Yine de bildiğimiz yoldan hiç sapmadık. Arkamıza karanlık güçleri almadık, yanımıza yanaşanlara kapıyı gösterdik. Ne reklam için ne de üç beş gazete alacak diye bildiğimizden şaşmadık.

Halkı kandıranları, yıllardır yarattıkları statükoyu devam ettirmek adına ‘çözümün’ bile önünde duranları, halkın parasını çalanları, malını satanları, iradesini başkalarına teslim edenleri deşifre ettik. Sırf bu nedendendir ki gazetemiz siyasilerin veya çıkar odaklarının malı haline gelmemiştir. Biz yalnızca halkın sözcüsü olduk ve yalnızca bununla gurur duyduk.

Gazeteciliğin temel esaslarından biridir muhaliflik ama gözü kör bir muhaliflik değil tabii ki kastımız. Üzümü yedik bağcıyı sormadık sanılmasın. Önce bağcıyı sorguladık sonra üzümünü yedik. Bir salkım üzüm uğruna da bu toplumun içinde bulunduğu kötü durumu görmezden gelmedik.

Şimdi yalnızca halkın hakkını savunan her gazeteciye yapıldığı gibi bizi de birileri baskı altına almaya çalışıyor. Birkaç sayfa reklamla tehdit edip, ‘istemediğim şeyleri yazmayın’ diyor. Bunu yapanlar şunu unutuyor: O koltuklar bu halkın malıdır, Sultan Süleyman’a bile kalmadı, biri gider biri gelir, kalıcı olan da yüreği halk sevgisiyle dolu, emekçi insanların yücelttiği satılmamış gazeteler olur!

MESLEKTAŞLARIMIZA BİN TEŞEKKÜR
Dünkü manşetimiz üzerine basın çevrelerinden bakanlığa tepki yağdı. Bir vatandaş şikayetini değerlendirerek yaptığımız haber, bakanlık tarafından reklamla cezalandırılınca duyarlı tüm meslektaşlarımız bu durumdan yaka silkerek gazetemize destek belirtti. Medyadaki kirlenmeyi yaratan başta siyasiler olmak üzere halkın haber alma hakkını elinden almaya çalışan tüm kişilere ‘hodri meydan’ demek için buradayız. Ve burayı asla terk etmeyeceğiz. Bizi karanlıkta bırakmaya çalışanlara inat aydınlık günler için sesini çıkaran tüm basın-yayın kuruluşlarına medya grubumuz adına teşekkürü borç biliriz.

:

:

:

: