Halkın Adalet Konseyi'nden (HAK) anlamlı bir etkinlik

Bu akşam Lefkoşa AKM'de KKTC Toplumsal Yaşamı açısından oldukça anlamlı bir toplantı var. KKTC Medyası'na bir göz gezdirmeniz HAK tarafından organize edilen bu toplantının zaruriyetini de gözler önüne sermekte.
Bu akşam Lefkoşa AKM'de KKTC Toplumsal Yaşamı açısından oldukça anlamlı bir toplantı var. KKTC Medyası'na bir göz gezdirmeniz HAK tarafından organize edilen bu toplantının zaruriyetini de gözler önüne sermekte.

Ülkemizde 'birlikte yaşam' alanında konuşmamız gerekenler var. Evet hepimiz hemfikiriz. KKTC'nin her kimlik kartını gösteren ve de büyük bir ihtimalle 'beş parasız olan' 'ne olsa yaparım ağbi' tarzı 'iş arayanın' kolayca giriş yapabildiği bir ülke olması sorunlar yaratıyor. Buna bir çözüm şart. Özelikle 13 Haziran 2011 tarihinden sonra Türkiye ile konuşulacak konular arasında bu soruna da bir çözüm bulunmasının yer alması KKTC Toplumsal Barışı için acilen gerekiyor.

Ancak öte yandan otuz yıldır burada yaşamakta olan ve çocukları bu ülkede
doğmuş ve de sadece kendinden değil KKTC hükümetlerinin beceriksizliğinden
ya da umursamazlığından kaynaklanan sorunlardan dolayı 'kayıtsız' konumda
olan insanları da sınır dışı etmek 'insan hakları ile çelişir' bir durum
değil mi? KKTC okullarında okumakta olan Meral'ler, Asya'lar, Fatma'lar, Ali'le, Ömer'ler ya da Hüseyin'ler KKTC'de doğdular. Başka bir ülke tanımıyorlar. Onların anne ve babası ve de onlara göz yuman yetkililer onlarca yıl hatalar yaptıysa bu çocuklarımızın ve de gençlerimizin günahı ne?

Buraya gelip sadece suç işlemeye amaçlayan ya hiç gelemesin ya da geldiğinde
elbette yakalandığında sınır dışı olsun. Bunu hepimiz istiyoruz. Ancak buraya otuz, yirmi ya da on yıl önce gelmiş insanlar ve çocukları için hüman çözümler bulmamız gerekiyor. Evet bu konuda hem yönetim hem de toplum olarak deneyimimiz az. Ayrıca alınganız da! Sorundan bahsedildiğinde 'yok bizim öyle bir sorunumuz' dediğimiz de 'yok olmayacağını da' iyi bilmekteyiz.

'Bizdekiler AB ülkelerine göçen Türklere benzemiyor ' da 'kendi kendimizi
kandırmaktan başka bir şey değil'. İşte bu alanda Halkın Adalet Konseyi soruna el attı. Belki de siyasi partiler tarafından işlenmesi gereken bu soruna çare arıyor. CTP Sosyalist Enternasyonal üyesi olma avantajı ile AB'deki kardeş partileriyle bu konuda görüş alış verişi yapabilirdi. TDP AB'deki Yeşiller'in bu konudaki deneyimini sorup öğrenebilirdi. Yapmadıkları için HAK Almanya'dan Bremen Eyaleti Meclisi'nde milletvekili olan ve Sosyal Politikalardan sorumlu bir milletvekilini davet etti. Yan sayfada okuyabileceğiniz röportajında bakın nasıl tanıtıyor kendini Bremen Yeşiller Milletvekili Mustafa Kemal Öztürk: 'Bizim AB deneyimlerimiz çok yararlı olur. Hem 1500lerde Kıbrıs'a göçüp buralı olmuş hem de 1974'lerden sonra göçüp sonradan buralı olmuş olanlar hem de hükümet bu deneyimlerden olumlu bir şekilde yararlanabilir. Bakın ben Trabzonlu bir ailenin Bremen'de doğmuş çocuğu Bremen Eyalet Milletvekili'yim. Bu global dünyamızda gayet doğal bir gelişme. KKTC'de de kimse korkmamalı bundan.'.

Halkın Adalet Konseyi'ne bu çabası nedeniyle teşekkür etmek gerektiğine
inanıyoruz. Dileğimiz ülkemizin siyasi partilerinin ve sivil toplum örgütlerinin HAK ile daha yakın ilişkiler içinde bu soruna ortak çözüm aramaları.

:

:

:

: