Turizm yılında çevre fiyaskosu

Turizmimizin yıllardır hak ettiği yere gelemediği hepimizin bildiği bir gerçek.
Turizmimizin yıllardır hak ettiği yere gelemediği hepimizin bildiği bir gerçek. Ancak her şeye rağmen bu senenin özelikle anavatan Türkiye’de KKTC Turizm Yılı ilan edilmesiyle birlikte başta turizmciler olmak üzere herkes umutlanmıştı. Oysa gelinen nokta hedeflenen ve özlenen tablonun ne yazık ki çok uzağında. Her gün ülkemizin dört bir yanından çöp kokuları yükseliyor. Üstüne üstlük defalarca kere bu çöplerin ülkemize yakışmayan bir tablo oluşturduğu konusunda yetkililere çağrıda bulunmuş olmamıza rağmen eldeki kaynaklarla ancak bunların yapılabileceği cevabını alıyoruz. Başarıya giden bir yolun iki ana hedefi olduğu söylenir. Birincisi ulaşmak istediğiniz noktayı hedeflemek ve belirlemek ikinci olarak da bu amaca ulaşacak olan yolunuzu belirlemektir. Biz hedefimizi turist sayımızı artırmak, ülkemizin dünyada tanıtılmasını sağlamak olarak belirledik. Peki ya yolumuz? Fuarlara katıldık iyi güzel ancak başka ne yaptık? Festivaller, etkinlikler düzenledik düzenlemesine de onlardan da geriye sadece ‘çöp’ kaldı.

Sahillerimiz, yollarımız bir yana denizlerimizin hali de hiç iç açıcı değil. Denizlerimizin dibi plastik sandalyelerden araba lastiklerine, konserve kutularından inşaat demirlerine kadar türlü atıklarla dolu. Siz olsanız tatilinizi çöplerin, pisliklerin, kokuların arasında geçirir miydiniz? O zaman neden dünyanın bir ucundan turistler kalıp da ülkemize gelsin? Adamlar hem tarifeli ucular yapacak, yok o uçaktan inip başka bir uçağa binip saatlerce havaalanlarında bekleyecek sonra da bin bir umutlarla ayak bastığı ülkemizde buram buram çöp kokuları ve her bir köşe başında duran taşmış çöp kutuları ile karşılaşacak. Hangi aklığa mantığa sığar bu? İnsanlar neden paralarıyla rezil olsunlar. Neden bize gelsinler?

Ne havamız o eski güzel hava, ne suyumuz o eski temiz suyumuz ne de çevremiz, adamız o eski yeşil ada. Eskide kaldı artık o günler. Geri gelmez demiyoruz ama böyle giderse onu da deme noktasına geleceğiz. Bunun suçunu başka kimsede aramaya gerek yok. Ülkemizinde turizmimizin de bu noktaya gelmesinde hepimizin payı var. Yarattığımız tabloyu hep birlikte seyredelim. Zararın neresinden dönülse kar derler belki hala bir şeyler yapmak için geç kalmamış olabiliriz. Yanda Turizm Bakanı Sayın Üstel’in açıklamalarını okurken, “ülkedeki çöpler” aklımıza geldi. Keşke açıklamalar, havada kalmasa!

:

:

:

: