Kıbrıs konusundaki gerçekler değişmiyor, değiştirmeye gücü yeten olmadı ve olacağı da yok.
Onun için, Perşembe'nin gelişi, Çarşamba'dan ve tüm diğer konulardan daha net şekilde belli oluyor.
Çünkü, diğer tüm konuların aksine, Kıbrıs konusundaki Perşembe'nin nasıl geleceği Rumlar tarafından çoktan ilan edilmiştir.
Çok yazdım, TV'lerden, radyolardan çok söyledim ama bazılarımız ya işine gelmediğinden, bazıları da 'Yok canım bu kadar da olmaz' diyerek, inanmak istemedi. Onun için tekrarlamakta fayda var.
Keşke olmasaydı!
***
Yıl 1979. Tercüman’da çalışıyorum. Bizim görüşmeci Ümit Süleyman Onan, Rumlarınki Tasos Papadopulos.
Dış Haberler Müdürü Zafer Atay ağabey, “Bu adama dikkat et. Papadopulos ne derse Rum tarafında olur. Arkasında kilise de var” diyor ve Enformasyon dairemiz aracılığı ile randevu alıp gidiyorum Papadopulos’un Lefkoşa’daki avukat bürosuna.
Kocaman ofiste masalar yan yana diziliyor, üzerlerine Rumca, İngilizce ve bir Türkçe haritalar seriliyor.
Böyle başlayan röportaj iki gün devam ediyor ve Tercüman’da bir gün manşet, bir gün ön sayfadan haber oluyor, 6 gün de dizi olarak yayımlanıyor.
Kolayca tahmin edileceği gibi, bu iki gün içinde çok şey konuşuldu. Daha doğrusu Papadopulos ateşli ateşli anlatıp beni ikna etmeye, ben sorularla karşılık verip onu terletmeye çalıştım.
Peki terledi mi?
Ne gezer, keşke terleseydi.
***
Terlemedi. Çünkü, ne dediğini biliyor, inandıklarını tüm samimiyeti ile savunuyordu. Görüşleri o zamanlar bir milyona yakın tirajı olan Tercüman’da ne kadar yer alırsa onun için kârdı.
Bu uzun konuşmaların içinde tek şey söylemişti Papadopulos; “TÜRKLERİN KIBRIS ADASI ÜZERİNDEKİ HAKKI YÜZDE 18’DİR. BUNU ALIN VE İSTERSENİZ TÜRKİYE’YE BAĞLANIN, İSTERSENİZ BAĞIMSIZ DEVLET İLAN EDİN DÜNYA DA O DEVLATİ TANISIN. YÜZDE 18’İN ÜZERİNDEKİ TOPRAĞI ELENİZM VERMEYECEKTİR!”
Keşke verse de Kıbrıs meselesi kapansa.
***
Rumların inancı ve ülküsü böyle özetlenmişti. Biz yine kendi aramızda birbirimizi “Çözüm istememekle (!)” suçlayabilir, kimseye iğne batırmaya kıyamazken kendi kenimize çuvaldız, hattâ hançer saplayabiliriz. Hattâ, 'Rumlar doğru söylüyor, hakkımız budur (!)' diyenlerimiz, daha da ileri giderek “Aslında bu kadar da yo, yüzde 12’dir” diyenlerimiz çıkabilir ama meselenin öteki tarafında gerçek bir tanedir ve değişmez.
Keşke değişse!
***
Onun için, “Papadopulos gitti bayramını” biraz (!) erken ilan ettik.
Makaryos gitti Kipriyanu geldi de ne olduysa, Papadopulos gitti Hristofiyas geldi versiyonunda da aynısı olacak.
Görüşür gibi yapacaklar, dünyayı; “Rumların en barışçısı (!) geldi ama Türkler çözüm istemiyor” yalanına inandırmaya çalışacaklar.
Bu da olmazsa, bizi masadan kaçırmak için ellerinden geleni artlarına koymayacaklar.
Tuzak iyi kurulmuş. Hristofiyas’ın “2008’de çözüm zor” demesi bile baştan beri softa şaşırtmacasını oynadığının ispatıdır. Bunun katı bir gerçek olduğunu birbirimizi yemeden görmek kısmet olursa, işimiz kolaylaşır.
SON SÖZ: Amerika’yı yeninden keşfe, ya da tekerleği yeniden icat etmek için sebep yok. Başımızı ellerimin arasına alır ve olanı-biteni geçmişten bugüne salim kafayla düşünürsek, yaş tahtaya basma ihtimâlimiz ortadan kalkar.
Keşke düşünebilsek!
TEKLİF KUTUSU
Cumhurbaşkanımız bir görüşmelerinde Hristofiyas’a “Türklere ne kadar toprak lâyık görüyorsun?” diye sorsun, cevabını alsın, bize de anlatsın. Biz hep beraber “Çok bile, yüzde 9 yeter” diye çıppana çalalım.
Neçün da den!
Hristofiyas çıppanamızı gerçek zanneder ve halkına da yutturursa, gelecek seçimi şimdiden garantilemiş olur.
Biz de Kıbrıs meselesini “En barışçı (!)” Rum ile çözmeye devam ederiz!
KÜPE
Küpe
İnsanları inandıklarından vazgeçirmek, onları bir şeye inandırmaktan daha zordur.
(Hazreti Muhammed)
DUVAR
Bu güzel bahar günü kendinize bir iyilik yapın ve işe gitmeyin. Sizin gibi kıymetli elemanların hafta arası tatili de haklarıdır. Bunu şimdiye kadar yapmadınız da ne oldu sanki? Yarın giderken üzerinde 'ÇOK HASTAYDI (!)' raporu götürmeyi ihmâl etmemenizi de tavsiye ederim. Raporu veren doktorla birlikte 'HAY YALANINIZ BATSIN' iftirasıyla (!) işten atılırsanız mesuliyet kabul etmeyeceğimi de ayrıca beyan ederim!