2011 AB İlerleme Raporu'nun yorumu

Birliği İlerleme Raporu geçtiğimiz günlerde açıklandı. Avrupa Birliği’nin ilerleme raporu Türkiye’nin beklediği sonuç ile neticelenmedi.

2011 Avrupa
Birliği İlerleme Raporu geçtiğimiz günlerde açıklandı. Avrupa Birliği’nin
ilerleme raporu Türkiye’nin beklediği sonuç ile neticelenmedi. Daha önceki
raporlara baktığımızda Genişleme stratejisi içinde Türkiye’nin reform yapması
yönünde çağrılar daha da dikkat çekmekteydi. 2010 yılında ki ilerleme raporunda
diğer yıllara göre benzer yönleri azalmıştı. Bu sefer raporda Türkiye’nin
üyelik kriterlerine uyum sürecinde kat ettiği mesafeyi daha ayrıntılı şekilde
ele almıştır. Rapor’da ayrıca siyasi kriterler daha fazla irdelenmiştir. Bu yıl
ki raporda dikkat çeken diğer noktada cumhurbaşkanı Gül’ün şu an ki çatışma
ortamında ki pürüzleri gidermesi gerektiği ifade edilmiştir. Rapor’da diğer
önemli unsurda ‘’Katılımcılık’’ konusudur. Bu konuyu biraz açarsak; Karar alma
mekanizmasının toplumun tüm kesimini kapsayacak şekilde karar alınması
gerektiği vurgulanmaktadır.

AB’nin
ilerleme raporunu değerlendirildiğinde AK Parti Hükümetinin son 9 yılda
gerçekleştirdiği reformları tam anlamıyla bu raporda bulmak zor. Türkiye, AB’nin
verdiği kriterler yolunda ilerlemesine ve reformlarında başarıya ulaşmaya devam
ediyor. Bundan 30 Yıl önce Kim
bilebilirdi ki Türkiye’nin dünyanın 16. Büyük ekonomisi olacağını.Türkiye’nin
ilerleme kat ettiği bir çok alanda gördük. Ekonomisinde ilk 6 aylık
değerlendirilmesinde dünya’nın 1. olan Türkiye’nin 1 yıllık
değerlendirmede Çin’den sonra en çok
büyüyen ekonomi olması tesadüf olamaz.

Türkiye’nin
AB yolunda reformlarda istekli olduğunun göstergesi AB Bakanlığının
kurulmasıdır. Ayrıca Türkiye’de Üniversitelerde AB ile ilgili projelerin
üretildiğini de biliyoruz. Daha bir çok örnek sayabiliriz.

2011
İlerleme raporunda dikkat çeken diğer bir noktada Sivil Yeni ANAYASA’dır. Yeni bir anayasa’nın hazırlanması
aşamasında partiler arasında diyalogun bugün diri tutulması da önemlidir. Buda
katılımcılık içinde değerlendirilecektir. Katılımcılık konusunda her partiden 3
milletvekilinin Hazırlık komisyonuna alınması önemli bir gelişmedir. HSYK
konusunda Muhalefet partilerinin tepkisini çeken Ak Parti AB raporunda bu
konuda övgü aldı. HSYK’nın daha bağımsız çalıştığını gösterdi bu rapor.

Bu
raporda Türkiye’ye azınlıklar konusunda epey bir eleştiri getirilmiş bu konuda
haksızlık yapıldığını deklare etmekte fayda var. Türkiye’de 1936 yılından
beridir çözülemeyen sorun bu dönemde çözülmüştür. 27 Ağustos 2011 tarihinde
vakıflar kanununda değişiklik yapılması yüzümü azınlıklar konusunda aydınlattı.
Öyle ki Ortodoks Rum Patrikhanesi’ne
tapuların teslimi Van’da ayinlerin yapılması. Sürmene manastırının
restore edilmesi hepsi bu dönemde olmuştur. Avrupa Birliği ülkelerinden
Bulgaristan’da Yunanistan’da yaşayan Türklere karşı yapılanan haksız
uygulamalara Birlik neden sessiz kalıyor… Cevabını merak ediyorum… Türkiye’de
son dönemde azınlıklara yönelik iyileştirilmelerin yapılması tam anlamıyla tek
taraflı bakıştır. AB içinde azınlıklara karşı yapılan haksızlıklar nedir?
Fransa’da romanlara karşı yapılan baskı sindirme nedir? Almanya’da yapılanlar?
Bunların cevabını benden çok Avrupa Birliğinde bulunan vatandaşlar iyi
bilirler. Avrupa Birliği ilerleme raporunu ortaya koyarken Avrupa’nın kendisine
ilk önce aynada bakması gerekmektedir. Sancılı bir dönemden geçen AB’nin
içerisinde kopan fırtınaları nasıl dindireceği de bir muammadır..
Bu haber 359 defa okunmuştur

:

:

:

: