Dedikodu sütunları ve medya sektörü

İnsanoğlu yaşamının büyük bir kısmını çalışarak geçiriyor.
İnsanoğlu yaşamının büyük bir kısmını çalışarak geçiriyor. Kimimiz özel sektörde, kimimiz devlet kurumlarında kimimiz de kendi işletmelerimizde çalışıyoruz… Bazılarımız uzun yıllar aynı şirkette yıllarca çalışıyor bazılarımız da kendine göre doğru olduğu gerekçelerle kısa sürede işyeri değişikliğine gidiyoruz iş hayatının doğal bir süreci olarak…

İş yaşantımızda kendimizce tercihler yapıyor ve daha iyi konum ve daha iyi şartlara ulaşmak amacıyla da iş hayatımızın akışını belirliyoruz. Eğer kendi işimizi yapmıyorsak ve bir işyerinde çalışmak zorundaysak şartlarda anlaşır ve kafamıza yatarsa da işe başlarız. Bunun devamlılığı uzunluğu veya kısalığı ise tarafların beklentilerinin ne kadar yerine getirildiği ile doğru orantılıdır.

İşin tarafları, çalışma yaşamını düzenleyen yasadaki şekli ile işçi ve işverendir. Anlaşmalarda, ayrılmalarda bu iki taraf arasında olur ve biter. Neredeyse tüm sektörlerde ilişkiler bu rutin içerisinde ilerler; bir tek sektör hariç: Medya sektörü…

Bu sektörde ise iş hayatının doğal akışı tamamen farklılık gösteriyor. Bir çalışan bir basın yayın organından ayrılır ayrılmaz, hemen farklı farklı yorumlar, farklı spekülasyonlar, dedikodu sütunlarında yer almaya başlıyor. Öyle ya, bir çalışanın işyerinden ayrılmasından daha mühim bir haber olabilir mi? Halk bunları merak etmeyecek de neyi merak edecek. Kimse de durup bu konu taraflar arasında bizim bilip bilmeden yorum yapmak neyimize diye düşünmeyecek. Eğer taraflardan biri yorum veya açıklama yapmak isterse çıkıp yapar. Spekülasyon yaparak murat edilen, gazetelerin sütunlarında bunlara yer vererek ‘üstün habercilik’ yapmak ise yol tamamen yanlış bir yoldur. Bu gazetecilik değildir.

Medya gurubumuzda da yakın bir zamanda yaşanan bir ayrılık olduğundan , içinde bulunduğumuz sektörün bu yönünü ele almak istedik. Konu son derece açık ve basit. Taraflar anlaşarak başladıkları gibi anlaşarak ayrıldılar. Bunun sebebi ister dedikodu sütunlarında yer aldığı gibi görüş ayrılığı isterse farklı sebep olsun, bu iki taraf arasındaki konunun dedikodu sayfalarında yer bulmasını anlamak mümkün değil. Hatta farklı yorum ve spekülasyonlarla da yetinmeyip, bize nasihat etme hakkını gören anlayışıda hayretle karşıladık.

Herkes gerek kendi özel yaşamında gereksede iş hayatında çizdiği yolda ilerleme hakkına sahip. Bizler yola çıktığımız andan itibaren çizdiğimiz yolu hiç değiştirmedik. Tarafsız ve güvenilir haberin adresi olduk. Tüm siyasi partilere eşit mesafede durduk. Güçlünün değil, haklının yanında bulunduk . Buna olan inancımızı hiç değiştirmedik. Bu inanç ile yanımızda olan ve olmayı arzu edenlerle yürüdük. Yürümeyede aynı inaçla devam edeceğiz.
Ülkemizin daha mühim meseleleri varken, medya olarak üzerimize düşen daha büyük sorumluluklarımız olduğuna inanıyor, gereksiz konulardaki haberlerle , gazetelerimizi satın alan okucularımıza saygısızlık etmememiz gerektiğini düşünüyoruz. Sözümüz bunu yapanlara…
Bu haber 534 defa okunmuştur

:

:

:

: