Şu asayı nereye saplasak?

Çeşitli efsanelerde hep aynı sahne vardır… Dudaklar susuzluktan çatlamıştır; hiç umut yoktur; ölüm kaçınılmazdır… İşte tam o bitkinlik ortamında kafilenin “aydın” veya “aksakallı” kişisi elindeki asayı yere vurur, gürül gürül bir tatlı, berrak su akmaya başlar, tüm kervan, kabile her ne ise yaşam mücadelesini kazanır.
Çeşitli efsanelerde hep aynı sahne vardır… Dudaklar susuzluktan çatlamıştır; hiç umut yoktur; ölüm kaçınılmazdır… İşte tam o bitkinlik ortamında kafilenin “aydın” veya “aksakallı” kişisi elindeki asayı yere vurur, gürül gürül bir tatlı, berrak su akmaya başlar, tüm kervan, kabile her ne ise yaşam mücadelesini kazanır.

İddialara göre Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon da yakın zamanda elindeki asayı kurak Kıbrıs görüşmeleri arazisine saplayacak ve gürül gürül çözüm akacakmış…

İnanmadınız mı?
Hadi canım, efsaneleri öyle tümden reddetmeyin. Nasıl her şakada biraz da gerçek var ise, her efsanenin de biraz olabilirliği vardır. En azından “ümit yaşamın altın anahtarıdır, kaybedilmemelidir.”
Öyle ama bizde sorun tabii ki katmer katmer. Bitmiyor ki hiç.

Toprak konusu: Anlaşabilmemiz pek mümkün görülmüyor. Kim aldı, kim vermeli tartışması bir yana, ne kadar toprak kimin olmalı tam bir muamma… 29 artı falan hikâye oldu… İyi de, nereye kadar?

Mal-mülk meselesi: Mal sahibi, mülk sahibi hani bunun ilk sahibi demiş eskiler… O ilk sahip başa bela oldu. Ne yoldaş Demetris Hristofyas “Boş verelim ilk sahibi, Avrupa mahkemeleri de zaten son sahip önemli dememiş miydi?” diyebiliyor, ne de Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu “Mal mülk ne bre, önemli olan dostluk… Anlaşırız dostum” diyebiliyor. Onlar anlaşsa da bu mesele halkoyundan nasıl çıkar bilmek zor…

Güvenlik ve garantiler: Zurnanın zart dediği yer… Analar, ablalar ne diyecek, neye karar verecek… Kimse bu işi bizim liderlere bırakmaz, bıraksa da bizimkiler ğstesinden gelemez zaten.
Nufus sayımı bile mesele oluyor bu adada. Bir günde mi sayım yapılmalı, iki ayda mı? Hangisi daha güvenilir? Kıbrıs Türk halkı kaç kişi? Adada ne kadar “yerleşik” var? Genel ada nüfuzuna Kıbrıs Türk halkının oranı ne? Neredeyse “Erken kalkan darbe yapar” misalinde olduğu gibi, erken kalkan bir iddiada bulunuyor, gerisi de onu tartışıyor.

Bu liste uzar da uzar. Yok kardeşim, hangi konuyu alsak kavga var…
Bizi doğrudan ilgilendiren konularda hiç anlaşma yok, dolaylı konularda (faturayı başkası ödeyecek ya) azıcık cömertlik var ama birinci hukuk ve gak guk meseleleri de o alanları da gölgeliyor…
Su ayrı mesele, gaz arı mesele… Varlık sorun, yokluk sorun…

Şimdi “BM tarafları evlendirecek” diye başlık atmış hayalperest editörün birisi…

Nasıl evlendirecek?
Tarafların her alandaki görüşleri bir “beyaz kitap”da toplanıyor muş…

Tevatür çok. Bir iddiaya göre BM genel sekreterinin heyacanı kaybolmuş Kıbrıs özel temsilcisi Alexander Downer uygun gördüğü zamanda, mesela önümüzdeki Ocak sonu Greentree zirvesi öncesi veya sonrasında (Yahu bir karar verin, iddialar bile kararsız) ortaya koyacak, iki tarafın tüm tezlerine “BM belgesi” hüviyeti kazandıracak ve “Hadi bu görüşleri uzlaştırın, başka konularla bizleri meşgul etmeyin” falan denilecekmiş…

Bu “görüşlerin evlendirilmesi” süreci artık Kıbrıs sorununa çözüm oluşturacakmış…
“Bir o kaldıydı denemediğimiz” diyeceğim ama sanki Butros-Butros Ghali Fikirler Dizisi süreci aklıma geliyor, “Yahu o da işle yaramamış mıydı?” diyesim geliyor…
En iyisi şu asayı nereye saplayacak ise saplasın genel sekreter de biz de görelim gürül gürül çözüm akacak mı asanın ortaya çıkaracağı pınardan…
Yoksa bunların hepsi sadece masal mı?

MUTLU NOEL, İYİ YILLAR
Hıristiyan dünyası geçtiğimiz hafta Noel’i kutluyordu. Bu Pazar ise dünya 2012’nin gelişini kutlayacak. Hıristiyan okurlarıma “Mutlu Noel”, tüm okurlarıma “Sağlık, mutluluk ve başarı dolu yeni bir yıl” diliyorum.

Önümüzdeki hafta bana müsaade diyorum, bir sonraki hafta tekrar beraber olacağız. Sağlıkla kalın.
Bu haber 234 defa okunmuştur

:

:

:

: