Kahraman’a veda

Güle güle Kahraman. Nur içinde yat. Bıraktıklarının ve sevdiklerinin koruyucusu olacağız. Sadece bununla da yetinmeyip seni donatan değerleri kendimize katmaya çalışacağız.

Güle güle Kahraman.
Nur içinde yat. Bıraktıklarının ve sevdiklerinin koruyucusu olacağız. Sadece bununla da yetinmeyip seni donatan değerleri kendimize katmaya çalışacağız. Senin kadar olamasa da inançla, sevgiyle, tutkuyla, kararlılıkla, saygıyla…


Güle güle Kahraman.


Gözün arkada kalmasın. Son sözlerinde de dile getirdiğin vasiyetini yerine getireceğiz. Soykırımdan kurtardığın Kıbrıs Türkü’ne ve tüm Türk dünyasına armağan ettiğin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını sonsuza dek koruyacağız.



Güle güle Kahraman.


Ruhun ferah olsun. Hiçbir zaman ulaşamayacağımız, Dünya’da çok az insanda görülebilecek keskin zekânı, en zor durumlarda bile bizi rahatlatan, gülümseten esprilerini, her tür zorluk karşısında bile yılmayan halkın için sergilediğin azim ve çalışkanlığını, “herkesi kucaklayacak kadar geniş kucağı”nı, sık sık tercihin haline sokulan zulüm ve işkencelere meydan okuyan korkusuzluğunu ve ölüme hiçe sayan vatan sevgini hasretle anacak; Senin kadar hoşgörülü, senin kadar mütevazi , demokrasi aşığı, sevgi dolu, hürriyet sevdalısı, mücadeleci, sabırlı olmaya çalışacak, davana ve Türkiye’ye bağlılığını, hukuk bilgini dava için kullanışını, pek çok devlet adamını gafil avlayan, Rumların ve Rumlardan yana olan Batılıların güzel sözleri ve vaadlerinin arkasındaki tuzakları anında fark eden, ince diplomatik derslerle dolu uyanıklığını, toplum tarafından baş tacı edilen güvenini, alçak gönüllüğünü, riyakârlığa duyduğun nefreti, sevgi ve saygını unutmayacağız. Propaganda ve lobicilik faaliyetleri konusundaki tüm hünerlerini göstererek tüm Batı Dünya’sını avuçlarının içine alan Rumların gerçek niyetlerini daha başından sezdiği ve gereken cevabı verdiği için “hayırcı” sıfatına aldırış etmeksizin, Kıbrıs Türkleri ve Türkiye’nin haklarını inanılmaz bir dayanıklılık ve inançla savunmanı örnek alacağız.


Biz, Senin, “Oğluma Öğütlerim” adlı şiirinde tarif ettiğin kişinin Sen olduğunu büyük bir hayranlıkla görme mutluluğuna eren bir halkız. “Saat gibi durmadan, gece gündüz çalışan, cefaya daima dayanan, paraya gıpta etmeyen, hiç bir zaman sefaya düşmeyen, imanına dayanan, hakka tapan, kuvvetine inanan, yalana hiç sapmayan, daima güleryüzlü, herkesi dost bilen, herkese örnek olan, temiz kalpli ve imrenilen” bir efsane oldun. Seni sevmeyenler dahi Sana saygı duydu. Fatiha’larını birbirine ekledi, ekleyecek. Pek çok ülke halkı, kendi liderlerinin de sana benzemesini arzuladı. Bu arzuyu, seni seven tüm Türk dünyası ile başka halkların da taşıdığını biliyoruz. Sana gönül dolusu şükranlarımızı sunuyoruz.


Biz ayrıca, bize özgürlük, mutluluk, refah vermek için yaşadığın bu çile, acı, ıstırap, engel, mücadele, kavga dolu hayatında sana destek olan; başta, kendisini davaya kurban etmiş sevgili kocasına duyduğu hasreti bağrına basan sevgili eşi Aydın Hanım’a, çocuklarını çok sevdiği halde onları daima doyamadıkları baba sevgisi ile yetim kalan çocuklarına, sürekli yanında olmuş, tüm ihtiyaçlarını yüksünmeksizin yerine getirmiş, sırasında dost, yoldaş, dert ortağı ve sırdaş olmuş ve en yakınında bulunmuş dostlarına, sürekli yanından ayırmadığı çok sevdiği köpekleri, kuşları ve diğer hayvanlarına, tüm hayatı boyunca onu yürekten destekleyen halkına teşekkür ediyoruz. Onlar, doyasıya sevemedikleri eşi, babası, arkadaşı, dostları ve liderlerinin, bu Dünya’daki misyonunu mükemmel bir şekilde yerine getirmesi için bu özleme katlandılar.


Güle güle Kahramanımız, Babamız, Can Yoldaşımız, Dostumuz… “Sevemez kimse Seni” bizim sevdiğimiz kadar. Bizi güldüren her esprini hatırladıkça göz yaşlarımızı tutamayacağız. Seni, her Bayramımızda, toplantımızda, düğünümüzde; Rumların, her riya dolu manevralarının tekrarında, Türkiye’nin her kucağını açışında; Karpaz Zafer Burnu’ndan güneşin doğuşunu seyredişimizde, Girne Limanı’ndan, Beşparmakların “Toros”lara olan hasretini hissedişimizde ve Türkiye kıyılarını her görüşümüzde içimize güven ve huzur dolduğunda, Güzelyurt’tan ufka baktığımızda Akdeniz’e olan bağlılığımızın artmasında; gönderlerde KKTC ve Türkiye bayraklarını gururla her seyredişimizde; çektiğin fotoğrafları tekrar gözden geçirirken insanımıza duyduğun sevgiyi hatırlayışımızda; bir tabak kabak çiçeği dolması yerken, bir parça ceviz macununun ve hellimin ağzımızda bıraktığı Kıbrıs tadına varırken …. seni anacağız.



Ruhun şad olsun, ama müsaade et, bugüne kadar Sen bizim için ağladın. Şimdi, Allah’ın rahmetini dileyerek biraz da biz senin için ağlayalım.

Hakan USTA
Bu haber 302 defa okunmuştur

:

:

:

: