Öğrenciye karne vermemek eylem mi?

İçinde bulunduğumuz süreçte “Sendikal” örgütlenme daha bir önem kazandı. Şunu asla kabul edemem; Toplumun belirli bir kısmının onayını alarak, ülke yönetme erkini elinde tutan güç, kendi iktidar süresini uzatma adına kendi doğrularını toplumun tümüne empoze edemez.
İçinde bulunduğumuz süreçte “Sendikal” örgütlenme daha bir önem kazandı. Şunu asla kabul edemem; Toplumun belirli bir kısmının onayını alarak, ülke yönetme erkini elinde tutan güç, kendi iktidar süresini uzatma adına kendi doğrularını toplumun tümüne empoze edemez. Böylesi bir durumda demokratik yollar içerisinde her türlü karşıt duruş olağandır. KKTC’deki siyasi erk bir ülkeyi yönetmekten çok Türkiye hükümeti ile arasını iyi tutmak adına icraat yapma görüntüsü veriyor. Bu görüş benden çok toplumun geneline aittir. Kendi başına karar üretip uygulama noktasına gelindiği zaman olanları gördük. Mesela; Elektrik kurumunun “Özerkleştirilmesi” kararına verilen tepki.

Özelleştirmeyi destekliyorum. Ama bu şekilde olanını değil. Ülkede tekelcilik yaratma, birilerine fayda sağlama ve siyasi olarak belirlenen yönetimlerin beceriksizliğini çalışanlarla halka ödettirilmesine şiddetle karşıyım. Kurum niteliği kazanmış her organizasyon kendi kendini yönetmeli. Bu şekilde, en üst seviyede fayda elde edilir. Bir işi en az zararla en iyi yapan, o işi en iyi bilendir. Birileri hep hakkı olmayanları hep hak etmediği şekillerde elde ettikçe, birilerine de hep örnek oldu. Herkes dönemine göre her şeyi istedi. Sınır tanımadı. Sonunda geldiğimiz nokta belli. Her alanıyla, her kurumuyla, her yapısıyla karmakarış olmuş bir sistem. Ve bu sistemin yarattığı, kimsenin bozmaya cesaret edemediği statüko. Yani mevcut durum. Değiştirilemeyen mevcut durum artık sürdürülemez. Ki zaten sürmüyor da. Ülke yönetiminde bu güne kadar söz sahibi olmuş tüm görüşler bu anlamda sınıfta kaldı. Siyasi anlamda iktidarın, muhaliflerden, muhaliflerin günün iktidarlarından hiçbir farkı olmadı. Değişen sadece iktidarların ismi idi. İşte tüm bunların yanında umut olması gereken en önemli sivil toplum örgütleri “Sendikalar” oldu.

Sendikacılığın en temel özelliği özgür olmasıdır. Yani hiçbir siyasi partiye, işverene, örgüte, devlete bağımlılığı olmamalıdır. Demokrasinin en temel taşlarındandırlar. Üyelerinin haklarını korumak yanında toplumsal konularda da toplumun menfaatini ön plana çıkaracak kararlar almalı veya bu kararları desteklemelidirler. Sendikacılıkla, kişisel çıkarlar ve ideolojik yaklaşımlar birbirinden ayrı tutulmalıdır. Kimseye sendikacılık dersi verecek değilim. Fakat bu toplum öyle zamanlarda bir araya gelmiştir ki yer, mekân, doğum yeri, cinsiyeti, dili hiç fark etmemiş ve amaç bir olmuştur. Hemen hemen bir yıl önce, yani 28 Ocak 2011 de gerçekleşen mitingden sonra ortak manşet şu olmuştu; “Kıbrıs Türk Halkı İnönü Meydanına sığmadı”. Ve 2 Mart 2011 tarihli miting; “Bayrağını kapan mitinge koştu”. Ayni düşünceler ayni amaçlar halen mevcut. Farklı olan; Tepkilerin sebepleri artarak devam ederken daha da büyürken, tepki verenler git gide küçüldü. Bunun sorumluluğu kimlere aittir? Bu nokta iyi düşünülmeli. Kimseyi sokağa eyleme, greve davet ettiğim yok. Ama sorunlar halen devam ediyor demekle de hiç bir şey çözülmez.

Sendikalar bana göre demokratik hayatın ve toplumsal muhalefetin vazgeçilmez unsurlardır. Şahsen desteğimde daimidir.

Ama her yapılanı da onaylamam olası değildir.

KTOEÖS Başkanı Sayın Tahir Gökçebel Eğitim Bakanlığını sorunları karşısında vurdumduymazlıkla suçlayarak bazı eylem kararları aldıklarını açıkladı. Öğrencilere notları söylenmeyecek ve karneleri dağıtılmayacak.

Üzüldüm. Öğrenciler adına üzüldüm. Acelece ve sırf eylem olsun diye alınmış bir karar. Bu gibi kararlar sadece birkaç gün “Gündem” olur o kadar.

Öncelikle sendikal hareketlilik'teki dağınıklığı, parçalanmışlığı giderin. Bir yıl öncesinde başardığınız gibi bölünmüş bir halkı bir araya getirmenin yollarını bulun, bulun ki siyasetçiden bir farkınız olsun.
Bu haber 819 defa okunmuştur
  • orjinal kıbrıslı   girne - 01.02.2012 'Bana açıkça adımı soracağına önce sen adını yaz nilay hanımefendi. yaşınan ne alakası var bunun? yaşımı sorarsan 27 yaşındayım. en önemlisi istanbulda okudum. bu imam hatip işlerinin nasıl döndüğünü iyi bilirim. Bu ülke benim ülkem. durumu senden çok daha iyi bilirim. öyle gazetelerden okumakla sallama olmaz. fikirlere saygı duymak zorundasın. burada konu imam hatipler değil, meslek liselerinde okuyan hiçbir öğrenciye ayrıcalıklar verilmezken, burada okuyanlara niye verilir? neden kapalı kapılar arkasında eğitim yapılır? Tabii sen oturduğun yerden salla. Kıbrıs nerde diye sorsak yerini bilmezsiniz, sonra da çamur atarsınız. Sahi Kıbrıs nerde???
  • nilaymış istabulmuş   - 01.02.2012 sen sanki açık ismini yazdın imam hatip de açın şeriatıda getirin görün anyayı konyayı kıbrıslı düşmanları sizi
  • orji kıbrıslı nilay  istanbul - 01.02.2012 Bence senin emekliliğin gelmiş de geçmiş sanki ha. Adını ve okulunu açıkça yazda bilelim. Öyle sahte isim yazıp olmuyor hoca. İmam hatip açılacak diye nedir bu öfke anlayamadım. Bu kadar mı dinden uzaksınız. İsteyen çocuğunu gönderir bundan size ne anlayamadım.
  • bumu demokrasi !!! baflı  girne - 01.02.2012 ufacık çocukların notlarını veya karnelerini vermemek demokrasi diyen arkadaşlar sizleri hayretle karşılıyorum.demokratik ülkelerde çocuklarında en doğal hakkıdır karnelerini almak sınav sonuçlarını bilmek.demekki ne yapmak lazım yaratıcı sendika yöneticileriniz insanlara zarar vermeyecek eylem türü seçmelilerrrr.
  • orjinal kıbrıslı   girne - 31.01.2012 'KTOEÖS'e bağlı bir öğretmenim. sendikamın sonuna kadar yanındayım. O sürekli atıp tutan velilere bir sözüm var. Eğitim Bakanlığı okullarımıza tek kuruş yardım yapmazken ağzınızı mı açarsınız? Ne gün bir tepki ortaya koydunuz? Yani biz karneleri keyif olsun diye mi vermedik? biz 2 gündür okuldaydık, amacımız işten kaçmak değildir. İmam Hatip adı altında çevirilen gizli işlere göz mü yumsaydık? Hani Atatürkçülüğünüz sizin? Veya budanan haklarımıza göz mü yumsaydıK? Öyle çocuğum karne almadı diye, yıllardır var olan Öğretmenlere olan kıskançlığınızı dışa vurmayın, komik olursunuz. varsa bir eylem öneriniz, paylaşınız. atıp tutmakla olmaz, azacık kafa yorun!!!
  • bu budur   - 31.01.2012 bu ülkede demokrasi olduğu için bunlar yaşanıyor. işine son verilsinmiş haklısınız örnek aldığınız ülkede hükümet karşıtı herkes hapiste
  • morfolu   - 31.01.2012 sendikacılık sorunlara dikkat çemkmekmiş sorunlara dikkat çekenleri dinleyen var sanki artık sendikacı emekçi yok halk birdir artık vaz geçen bu modası geçmiş laflardan ağzına eline yüreğine sağlık sayın şahmaran
  • bu ne ya. mehmet  girne - 31.01.2012 özgürlük demokrası kimi ne fazlz geliyor.şenel elçil gibiler adada atını istediği gibi koşturur. başka bir ülkede olsa derhal işine son verirler. içeri tıkarlar.ya bizde ne demek eylem grev karne vermeme doğru sizde haklısınız. ne öğrettiniz ki ne karnesi vereceksiniz.
  • SENDİKAYI ŞİDDETLE KINIYORUM... Kemal   - 31.01.2012 ERÇİN BEY AĞZINIZA SAĞLIK ÇOK GÜZEL İFADE ETTİNİZ, KTOEÖS YÖNETİMİ 9 AY OLDU YÖNETİME GEÇELİ 9 AYDA 450 KİŞİYE YAKIN ÖĞRETMEN SENDİKADAN İSTİFA ETMİŞTİR, YANİ ÜYESİ SAYISI 2.500 İKEN 450 KİŞİYE YAKINI İSTİFA ETMESİ ÜYE SAYISININ BEŞTE BİRİ DEMEKTİR, ARTIK ŞİMDİKİ SENDİKA YÖNETİMİ VE BAŞKANI KENDİLERİNİ DEV AYNASINDA GÖRMELERİNDEN DOLAYIDA ÇOK BÜYÜK HUZURSUZLUKLAR VARDIR, DERHAL ERKEN BİR ŞEKİLDE SENDİKA SEÇİMİNE GİDERLER... ARTIK YETER
  • sendikacılık omorfolu  omorfolu - 30.01.2012 Ayıca, siyasetçilerin görevi olan kitleleri toplamayı, sendikacılara devretmek yapılan en büyük hatalardandır. Bu hataya sakın ola düşmeyiniz. Sendikalar, sorunlara dikkat çeker, emekçilerin haklarınan budananlara karşı çıkar. Siyasal partiler de onları destekler ya da desteklemez: Tüm diğer STÖ'ler ile... Üstelik son 1 yıldır, UBP hükümetinin beceriksizliği sayesinde son derece yaratıcı ve etkili eylemler yapılıyor. ONları destekliyorum. Hatta böyle giderse 10. yıl parkı çadırdan geçilmez olacak. O zaman biz de alıp şahsi çadırlarımızı oraya kurulacağız. Bakalım nasılmış.
  • sendikacılık omorfolu  omorfolu - 30.01.2012 Erçin bey, sendikacılık bölünmüş halkı bir araya getirmek arayışında olmazlar. Onlar bölünmüş emekçileri bir araya toplamak isterler. Nitekim de her sendika, örgütlü bulunduğu koldaki sıkıntıları ve sorunları(ki sadece özlük ve maaş hakları değil görüldüğü gibi) en iyi bildiğinden, kendi kollarında eylemler yapıp, başkalarından destek alıyorlar. Bu nedenle iyi gözlemleyip yorumlayın ltf.

:

:

:

: