Varoluş mücadelesi ve liderlik çatışmaları(2)

Varoluş mücadelesi yaşanırken demokrasinin olmayışı, despot anlayışların hakim olması bir çok toplum liderini de haksızlığa uğrattı. Kimileri dövüldü, kimileri ölümle tehdit edildi, kimileri hakkında ölüm karari alındı, öldürüldü, vatan haini ilan edildi, en hafifi siyasetten ekarte edildi.

Varoluş mücadelesi yaşanırken demokrasinin olmayışı, despot anlayışların hakim olması bir çok toplum liderini de haksızlığa uğrattı. Kimileri dövüldü, kimileri ölümle tehdit edildi, kimileri hakkında ölüm karari alındı, öldürüldü, vatan haini ilan edildi, en hafifi siyasetten ekarte edildi.

Beni en fazla şaşırtan çok geç öğrendiğim üç olay oldu. Bunlardan birincisi Av.Nevzat Karagil’le ilgili olandı. Av.Nevzat Karagil’i ben İstanbul Kıbrıs Kültür Derneğinde tanıdım. Rahmetli Mustafa Konuk o dönem dernek başkanıydı. Bir cumartesi bizi de derneğe davet etmişti. Dr. Kıvanç Direnle gitmiştik. Daha önceleri ismini duyduğum Nevzat Karagili o zaman tanımıştım. Beklediğimin aksine sevecen bir ihtiyarla karşılaşmıştım.

Av.Nevzat Karagili tanımak isterseniz Özker Yaşının “Nevzat ve Ben” adlı 3 ciltten olan kitaplarını okumanız gerekiyor.

Kısacası Nevzat bey hayatını Türklük dünyasına, daha fazlada Kıbrıs Türklerinin varlık mücadelesine adamış bir Kıbrıslıydi.

Özker Yaşın’nın adı geçen kitapları Kıbrıs yakın tarihi için tam bir belge dağarcığı niteliğinde, mutlaka okunması ve kütüpanenizde bulunması gereken bir yapıt dizisi.

Özker yaşının “Nevzat ve Ben” adlı kitaplarının 3. bölümünde Nevzat Karagil'in 1963 yılı mart ayı Kıbrıs'ı ziyareti sırasinda kaldığı otelden Sabri Ertürk tarafından tutuklanıp Boğaz kararğahına götürülüp darp edilişini, daha sonrada kaldığı otele brakıldığında Özker Yaşın aracılığıyle Dr Zekai Ereş'e tedavi ettirildiğini ve apar topar adayı terk edişini hayretler içinde okudum.

Dava için her şey mübahtı ama yok da bu kadar dedirtecek başka bir olay 2007 yılında Sağlık Bakanıyken Talasemiya Merkezinde rahmetli Dr. Burhan Nalbantoğlu’nun Vakfının organize ettiği,yöneticiliğini rahmetli Kamil Raif Beyin, katılımcıların Mustafa Akıncı, İsmail Bozkurt ve Fuat Veziroğlunun olduğu anma toplantısında, Sn. Av. Fuat Veziroğlu’nun anlatıları içerisinde Dr. Burhan Nalbantoğlu’nun Kliniğinden alinarak mechul bir yere götürülüp dövüldüğü, daha sonrada hakkında “öldürülme kararı” alındığını üzülerek ve hayretler içerisinde dinlemiştim.

1960'la 63 yillari arasinda TMT Komutanı Riza Vuruşkan’nın geri çektirilmesiyle yerine Mağusa Sancaktarı Şefik Karakurt vekaleten atanır. BU devrede TMT içerisinde Riza Vuruşkan taraftarlari ekarte edilir, teşkilat tabiriyle “soğutulur”.

Burhan Nalbantoglu’nun dövülmesi ve hakkında ölüm kararı alınması bu dönemde olur. Ankara da alınan karar Türkiye’deki Kibris Turk Kültür Dereği başkanı
Mehmet Ertogruloğlu tarafından öğrenilince, güvenilir bir Kıbrıslı ünuüversite öğrencisine bilet kesilip Kıbrısa gönderilip Burhan Nalbatoğlu’nun derhal Ankaraya gitmesi istenir. Apar topar Ankaraya vasıl olan Nalbantoğlu Mehmet Ertoğruloğlundan acı gerçeği öğrenir. Ertogruloglu ivedi olarak Genel Kurmay Başkanı Org. General Cevdet Sunayla Nalbatoğlunu görüştürür. Ertoğruloğlu, hakkında ölüm kararı alınan Nalbantoğlunu Komutana taktim eder.

Daha önceden TMT'nin kuruluşunda ve diğer faaliyetlerinde beraber çalışan arkadaşının hakında ölüm kararı alındığını öğrenen Cevdet Paşa’nın tepkisi “Aman Allahım! bizimkiler ne yapıyor, olur mu öyle şey' diyerek ilgilileri çağırıp ölüm emrini iptal ettirir.

Bu dönemle ilgili Lefkoşa son Serdarı Sn.Aydın Samioğlu Dr. Filiz Besime verdiği mülakatta 1960-63 arasında yaşanan bir çok faili meçhul! olay için ”TMT'nin yaşadığı bunalım dönemi ve örğüt içinde keyfi bir takım hareketler olur” şeklinde ifade eder(Dr. Filiz Besimin -Tarihe SÖzÜm Var - kitabı, sayfa 79)

Rahmetli Denktaş’ın Boğaziçi Yayınlarında yayınladığı hatıralarında “1960 ihtilaliyle Riza Vuruşkan görevden alındı, yerine “ruh hastası Kel Yarbay (peruk kullandığı için) atandı, Riza Vuruşkanın görevden alınmasında, yerine kendisinin atanmasinada Cunta içindeki tanıdıklarını kullanarak rol aldı” diye anlatır. O dönemde büyük sorunlar yaşandığını nakleder. (Bogazici yayinlari 'Denktasin Hatiralari' kitabı, sayfa 37 parafraf 3, cilt 1).
Haftaya devam edeceğiz, yeniden buluşmak dileğiyle.
Bu haber 300 defa okunmuştur
  • hulusi bircan  mağusa - 2.02.2012 TMT'nin şanlı tarihde elbette üzücü bazı olaylar da olmuştur. Daha kimse bu konulaRI KONUŞMUYOR
  • Mustafa kaleci  Girne - 2.02.2012 Mucadele tarihi konularini severek okuyoruz. Hele kaynak, belge varsa.

:

:

:

: