İlk söz

İnsan varlığından bu yana kendi diliyle konuşmuş, düşüncelerini bu yolla paylaşarak sosyal bir yaşam kurmuştur. O zamanlar söz ile dil tekti. Cümle ile birlikte bir aydınlanma sürecide başlamış oldu.

İnsan varlığından bu yana kendi diliyle konuşmuş, düşüncelerini bu yolla paylaşarak sosyal bir yaşam kurmuştur. O zamanlar söz ile dil tekti. Cümle ile birlikte bir aydınlanma sürecide başlamış oldu.

Dünya aydını, ülkemizin aydını çok duyarız bu sözleri. Aydın olmak lazım efendiler, eğitim şart, okumalıyız. Kendimizi geliştirmeliyiz.

Maalesef dünyadaki aydınlar henüz aydınlanmamış aydınlardır. Eğitim şart diyorlar evet doğru şart fakat bu eğitim sistemi ile hiç eğitilmesek daha iyi. Kafasına gazete ile vurularak eğitilen köpeklerden bir farkımız olmalı insan olarak. Muhabbet kuşlarına da bir sözü defalarca söyle aynı senin sesin ile tekrarlıyor. Fakat kuşluğuna bir katkısı olmuyor bu tekrarların ya da o kafesten kurtulmasına yardımcı olmuyor. Dünyadaki eğitim sistemi de bize Kapitalizmin kurduğu kafesten çıkmamıza yetecek donanımı veremiyor; vermiyor! Demek ki öğretenin sözlerini, düşüncelerini tekrar etmek kuş beyinlilikten başka bir şey değil. Öğrencilere kendi düşüncelerini üretmeyi, kendi sözlerini söylemeyi, kendilerini bilmeyi öğretemedikten sonra bir dünya sözü, tarihi, formülü de ezberletsen boş. Boş insanlar boş işler yapar, boş kitaplar okur, boş diziler izler, boş şeyleri tartışır. Hele ki dolu bir insan ile boş bir insanın tartışmasını kesinlikle boş insan kazanacaktır. Yani şu an dünyayı boş kafalar yönetiyor. Boş kafaların da bulup bulacağı en iyi sistem kapitalizm olacaktı, oldu!! Dünyanın tüm zeki insanları da bir araya gelse Kapitalizmden kurtulamayız. İşin özüne inemedikten sonra ne kadar çırpınırsak o kadar batacağız demektir. Karakterli bir toplum için karakterli bireyler gerekir.

Boş kafayla Demokrasi yarım, Şeriat ile yönetilsen yarım, Sosyalizm ile yönetilsen yarım olacaktır. Yarım bir hayat, yarım bir ahlak dolayısı ile yarım bir özgürlük. Sömürenlerin boş kafalı sömürülenlerin ise zeki ya da emekçi olması bir çelişki değildir. Zeki kendini bilen ya da ekmek derdinde bir emekçi insanın aklına sömürü gelmez onların hayattan tek beklediği insanca yaşamak olur.

Sözünü, adını sonrada toprağı sahiplendi insanoğlu. Sonra sahiplendiklerinin dışına kaçmak istedi özgürlüğe…Çünkü kendi esaretini yarattı… (Aydınlara rağmen!!)

Vatan diye üzerine titrediğimiz bu topraklar. Ah Özgürlük ah! Ne güzel söz… ne büyülü.. Vatan ve Özgürlük… Bir toprağa ait olmaktır özgürlük. Toprağın bir insana ait olması gibi; parçaların birbirine olan bağımlılığında oluşan daha derin bir bağımsızlık hali…

Uzak bir ülkedir Vatan. Aynı toprakta yaşayan başka biri olmak yada başka biriyle yaşayan aynı toprak. Toprağıyla insan, yağmur ile bulut gibidir. Buluttayken kölesin yağınca özgür… Soğuk ve yağmurlu bir sürgünde sıcak bir şarkıdır vatan.


Sözümüz ile adımızı kabul etsin diye dünya ne çok savaşıldı tüm tarih boyunca. Aydınların aydınlanmalarını beklemedi hiçbir bomba. Kafası boşalan tabancasını doldurdu. Savaşıp öldürerek kuruldu bu düzen. O yüzden ancak kendi sözünle öldürüldüğünde yıkılacak bu düzen… Bu kadar ölüm arasında doyasıya yaşamak var ya; ah yaşamak her şeye rağmen parıldayarak… Kirlettiğimiz bu dünyada yaşanmayacağını bilerek yaşamak.. Ve daha da kirleterek… Ne diyor şarkı da “biz büyüdük ve kirlendi dünya”… (aydınlara rağmen!!)

Yaşamak bir bahçeden çiçek koparmak değil, her nefeste bin bahçe yaratmak. Yaşamak idealler uğruna ölmek değil, uğruna ölmeyecek bir ideal yaratmak ve yaşamak bir beden diğerine sürgün edilmeden… Beden ruhun, ruhta yalnızlığın ayrılığı; yalnızlık ise…

Nereye sürüldüysem orası Vatanım,
Ne kadar vurduysan o kadar kazandım.
Kimse durduramadı bu yalnızlığı,
Ve yeşerdi bir dilde bin lisan…Lisan kalbin ayrılığı…

İlk insan ilk aydın. Ne kadar aydın varsa o kadar karanlıktayız demektir…
İlk insan, ilk söz, ilk ad… Benden daha mı masum ilk insan…İlk ayrılık…

Bu haber 103 defa okunmuştur

:

:

:

: