ABD’nin yeni uluslar arası stratejisi

Orta doğu’da taşların yerinden oynadığı şu günlerde, dünya savaşlarından sonra yeni bir düzenin kurulmasının göstergesidir.

Orta doğu’da taşların yerinden oynadığı şu günlerde, dünya savaşlarından sonra yeni bir düzenin kurulmasının göstergesidir. Şu günlerde dünya politikasında ciddi dönüşümlerinin yaşandığına herkes şahit oluyordur.Örneğin ABD’nin Irak ve Afganistan savaşlarından sonra burada ki askerlerini kademeli olarak çekmesi ve başka merkezlere kaydırması her olanı gözler önüne seriyordur. Geçtiğimiz aylarda ABD Dış İşleri Bakanı Hillary Clinton ABD Dış Politikasında değişim olduğunu bazı söyleri ifade etmişti. Bu söylediklerinin içinde Asya-pasifik bölgesi daha çok ön plana çıkıyordu.
Son yıllarda gelişen ve değişen yapısıyla Çin Halk Cumhuriyeti ABD karşısında büyümeye ve güçlenmeye devam ederken ABD’nin bu yönde politika uygulamaması anormal olacaktı. Zaten terör ve demokrasi konseptleri ortada yokken ABD ve Çin ilişkileri sorgulanmaktaydı. Bu dönemde Afganistan ve Irak konularını bir süre rafa kaldıran ABD’nin yeni savunma doktrinini bu alana kaydırması zaten beklenen durumdu.
ABD Başkanı Barrack Obama’nın yeni güvenlik anlayışını ‘’pentagon’’ da deklare etmesi asker sivil ilişkilerinde halen gücün Obama’da olduğunu da ortaya koydu. Nitekim Başkanın atadığı pentagon komutanı da bu söylediklerimizi destekler niteliktedir. Yeni Savunma doktirini biraz incelediğimizde gözümüze ilk çarpan noktanın asker sayılarında 100 binleri bulan indirimlerin olacağı konusudur. Bu da bize şunu gösteriyor ki ABD ‘nin Irak ve Afganistan gibi savaşlar gibi masraf ettiği noktalarda daha da uzakta duracaklarını bu hamleyle ortaya koymayı hedeflediği fikri hakimdir.Şu unutulmamalıdır ki askeri anlamda daralmaya gidilmesi ABD’nin güç noktasında eksiye indiğini ifade etmemektedir. Çünkü ABD’nin bu noktada aldığı askeri yeteneğini daha çok teknoloji alanına taşıdığını simgelemektedir. ABD’nin bu anlamda daralmaya gitmesinde ki ikinci etmende Çin faktörünün pasifik ve Asya hattında arttığındandır.
ABD’nin bu doktrini ile şunu da vurguluyor ki Avrupa Birliğinin artık kendi başına güvenlik konusunu ve masrafını taşıması gerektiğini gösteriyor. AB’nin bundan sonra ortak güvenlik ve dış politika anlayışı geliştirmesinin altı çizilmek isteniyor. Şu günlerde ekonomik dar boğazda olan Eurozone bu istek nasıl karşılanır bilinmez ama Avrupa’ya bölgede çok işler ve yük biniyor.
Bu yeni doktrin ABD ‘de bugünden konuşulmaya başlanmış durumda. Dünya siyaset sahnesine de gelecek sene taşınacağını şimdiden söyleyebiliriz. Bu ortaya konulan doktrinle beraber muhafazakarlara muhalefet olma noktasında çok iş düşüyor. Ayrıca da malzeme…Yaklaşan ABD Başkanlık seçimlerinde Obama’nın bu adımı artı mı eksi mi getirecek göreceğiz.. Bu yaklaşımla uluslar arası alanda yeni ilişkiler ve yaklaşımların ortaya çıkacağı ortadadır.
Bu haber 501 defa okunmuştur

:

:

:

: