Her gün yeniden başlar bu serüven…

Kimsiniz, hangi yaştasınız, cinsiyetiniz ne, ne iş yapıyorsunuz? Soruları dilediğiniz kadar çoğaltabilirsiniz benim yerime…
Kimsiniz, hangi yaştasınız, cinsiyetiniz ne, ne iş yapıyorsunuz? Soruları dilediğiniz kadar çoğaltabilirsiniz benim yerime… Sonuçta değişmeyen, hepimizi özünde ilgilendiren tek şey YAŞAM… Yaşamı çok sevdiğinden olmalı, ölümden de bir o kadar korktuğu söylenen Cahit Sıtkı Tarancı, ünlü şiiri “ Gün Eksilmesin Penceremden” de hem çok yalın, bir o kadar da düşündürür bizi. Günün pencereden eksilmesidir yaşamın bitimi… Ya da “ Otuz Beş Yaş Şiiri”ndeki gibi yaşanacak zamanlara dikkat çeker yaşanmışlıktan çok… Yolun yarısına gelinmiştir, bizi uyarır.
Çağımızda ortalama yaş hayli uzamıştır. Ülkelere ve coğrafyalara göre değişse de yetmiş beşi bulmuş görünüyor. Öyleyse insanın verimlilik yaşı da yükselmiştir diye düşünüyorum. Aklınız erdiğince, gücünüz yettiğince topluma katkı koymaya devam etmelisiniz. Emekli olabilirsiniz… İyi ya… Planlar yapmaya, projeler üretmeye, çalıştığınız yıllarda zamanım yok dediğiniz işlere artık, bol bol zamanınız var demektir. Hemen oturup kendinize bir yol haritası çizin. Yetenekleriniz, hobileriniz doğrultusunda bir yol haritası hem de…
Okumak isteyip de bir türlü vakit ayıramadığınız eserlerle başlayabilirsiniz işe… Tiyatro, sinema, müzik ya da resimle ilgilenebilirsiniz mesela… Ama bu ilgilenme lise öğrencileri düzeyinde değil elbette. O daldan seçeceğiniz dehaların hayatı, eserleri, kendinize pay çıkarabileceğiniz örnek yanları… Bunu gerçek bir hobiye dönüştürmek, size yıllar sonra ummadığınız zenginlikler sağlayabilir. Maddi ya da manevi… Boşu boşuna zaman denilen hazineyi de tüketmemiş olursunuz. Birileriyle yan yana geldiğinizde anlatacak ilginç bilgileriniz olur. Neden olmasın!
Size akıllar verirken benim boş durduğumu zannetmiyorsunuzdur umarım. Arı gibi çalışıyorum inanın… Edebiyat öğretmeni olmamın birikiminden yararlanıyorum öncelikle… Unuttuklarımı tekrar okuyup hatırlıyorum. Meslekte 40 yıl da gerçekten çok işe yarıyor. Deneyimlerimi, genç beyinlerle paylaşmaya bayılıyorum. Onlara birazcık da olsa yardımım dokunduğunu hissettiğimde dünyalar benim oluyor. O gece mutluluktan uyuyamıyorum. Sabah, daha güzel projelerle yeni güne “ merhabalar”ım oluyor.
LAPTA YAVUZLAR LİSESİ
Bu sabah uyandığımda, Girne’de ziyaret etmediğim okul, Lapta Yavuzlar Lisesi kaldı diye aklımdan geçirdim. Aklımdan geçeni hemen uygulamak gibi bir alışkanlığım var. Size de öneririm. Getirisi harika!
Hemen okulun Müdür Yardımcısı Süley Hanımı arıyorum. (Ünlü şair, Süleyman Uluçamgil dayısı oluyor.) Ona, diğer okullarda yaptıklarımı anlatıyorum. Hafta bitmeden gelirsem, gençlere sınav öncesi moral de vermiş olurum, diyorum. Aradan on beş dakika ancak geçiyor. Telefonda tekrar Süley Hanım… Bugün son dersimiz REHBERLİK, çok uygun… Gelir misiniz, diyor. Hiç hayır, der miyim, hemen geliyorum, diyorum. Zaten dün Anafartalar Lisesindeydim. Anlatacaklarım beynimde sıralı… Yine de notlarıma şöyle bir göz atıyorum. Heyecanlıyım. Bu işlerde heyecan şart… Yoksa yaratıcılık boyutuna geçemezsiniz, gençlerin sorularına cevaplar bulamazsınız…
Lapta’yı özlemişim… Bakir güzelliği, sessizliği beni her zaman büyüler. Bir başka gelişimde tepelere doğru çıkıp Akdeniz’e bakacağım. Okulun neresinde olsanız, deniz ayaklarınızın dibinde zaten…Süley Hanım beni karşılıyor. Okul müdürü Naciye Hanımın odasına geçiyoruz. Kahvelerimizi yudumlarken geçen yılki ziyaretimi konuşuyoruz. Salon hazır… Öğrenciler heyecanlı… Yanlarında Rehber Hocaları Nagehan ve Laden Hanım da var… Bir kısmıyla önceden tanışıyoruz. Konuşmaya başlıyorum. Bakışlarıyla bana onay veriyorlar. Birlikte gülüyoruz, birlikte düşünüyoruz. Zaman su gibi akıp gidiyor. Ben kitaplarını imzalarken onlar düşüncelerini defterime aktarıyorlar…
“ Lapta Yavuzlar Lisesinden parlak bir ışık geçti.” Naciye Denizer – Okul Müdürü
“ Bugün Ayşe Hanımın sayesinde, coşkunun bulaşıcı olduğunu bir kez daha deneyimledik.” Nagehan Öner- Rehber öğ.
“ Bugün güne, sevgiye dair bir şeyler yaşamak için dilekte bulunarak başladım ve sizin sevgi dolu, sevgi ışığı ile aydınlanan sesinizi telefonun ucunda duydum. Ne mutlu sizi tanıdığıma… İyi ki varsınız…” SüleyÖzden- Müd. Yard.
“ Bugün bize seminerinizde çok şey kattınız. Olumlu düşüncenin ne kadar yararlı olduğunu hatırlattınız. Lütfen tekrar gelin…” ŞERİFE
“Bugün bize yol gösterdiniz, hayatımıza yeni düşünceler kattınız. Teşekkür eder, sizi yeniden görmek isterim.” BESTE
“Bize yaşamla ilgili çok güzel örnekler verdiniz. Sizin sayenizde hayatla ve hayallerle ilgili bilgilerinizden yararlandım. Tekrar gelin lütfen…” REFİYE
“Gerçekten inanılmaz birisisiniz… Hayata dair sahip olduğum her şey, bu kısa sürede bambaşka bir hal aldı. Sabah umutsuzlukla başladığım gün, sayenizde muhteşem sonuçlandı. Sizi tanıdığım için çok mutluyum. Tekrar görüşmek üzere… Kendinize çok iyi bakın…” HİCRAN
“ Hayatımızın değişmesi için bazen küçücük bir ışık yetiyor…” SAADET
“İnanılmaz bir enerjiye sahipsiniz. Okulumuza gelip bizi aydınlattınız, içimizi ıstınız. Çok teşekkür ederiz…” ALİYE
“ İçimde mücadele, her şeye karşı gelme hissi uyandırdınız. Artık UMUT ediyorum…” AYSUN- CANSU- GÜLCAN
“ Şu an sizi ne kadar çooook sevdiğimi fark ettim…” ŞENGÜL
“ Sıradan bir gün diye düşünürken, günün sonunda gülümsemenin, sevmenin hayatımızdaki önemini fark ettim.” KÜBRA
“ Tek kelimeyle mükemmelsiniz. Bugün kendimi iyi hissetmezken, sizi dinledikten sonra içimde inanılmaz bir şeyler hissettim. Sizinle tekrar görüşmek üzere.” BAYRAM
Boşa yaşarken, artık hayatı boşa değil de; dolu dolu ve anlamlı yaşamam gerektiğini anladım. Kafama ve içime ışık düştü. Artık hayatımın bir amacı var. Çok teşekkürler.” SEDA
“ Hayatın tüm güzelliklerini doya doya yaşamak istiyorum,çünkü hayatı sizin gözlerinizle sevdim.” MERAL
“ Hayatta seçen değil, seçilen olmak için çabalayın… ÇOK ETKİLİYDİ… Sizi Seviyorum. “ LADEN TAŞ- Rehber Öğr.
Sevgiyle uğurlanıyorum. Yolda arabayı bir kenara çekip yazılanları okuyorum. Gözlerim buğulanıyor… Dünyanın en mutlu insanı benim… Söz veriyorum gençler! Ne zaman gel, derseniz hemen geleceğim, her zaman yanınızda olacağım… Hepinizi çoooook seviyorum.
Bu haber 247 defa okunmuştur

:

:

:

: