Anasayfa Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle   |   Bize Ulaşın   |   Künye                  

Anasayfa Haber Politika Ekonomi Dünya Spor Magazin Yazarlar Arşiv Reklam Seri İlan E-Gazete
Arama  
YAZARLAR
Özcan Özcanhan

Başkent neresi

   ozcanhan@kibrisonline.com
         



Sevgili dostum, sayın Başbakanımız, Evkaf malı 200 dönümlük arazinin nasıl geliştirileceğini ve Vakıflar idaresi ile Hükümetinin aldığı kararı savunurken, Lefkoşanın haline değinmiş ve Başkent görünümü arzetmediğini söylemiş.

Çok yerinde bir değerlendirmedir, eğer, sadece surlar içinde kalan Lefkoşadan bahsetmişse.
Çünkü, Gönyeli ve Hamitköy ovaları modern binalar, ofisler, eylence yerleri, parklarla dolmuş. Devlet Dairelerinin çoğu da surlar dışında. Polisi de Başbakanlığı ve diğer Bakanlıklar da gayet güzel yerlerde. Lefkoşa Başkent kabul edilmişse öyledir.
Yok eğer mahkemeler, Postahane, eski polis binası ve birkaç han ile Selimiye Camiinden başka özel görüntüsü kalmayan Lefkoşa hakikaten Başkente kesinlikle benzemez. İrsen Bey haklı.

Ve Haspolatdaki Vakık araziye inşa edilmesi öngörülen Külliye, okullar vs. ile Surlar içindeki mezbelelik, okulların acıklı durumu, ara sokaklar söz konusu ise Lefkoşaya şimdiki hali ile bir kent bile denmesi doğru olmaz. Pislikten, dağınıklıktan, dönerci, lahmacuncun, pideci, işportacı , kıraathane görüntülerinden başka bir şeyi kalmayan Lefkoşanın surlar içine ne demeli ben bilemiyorum.
Sayın Başbakan sözünü ederken Lefkoşanın şu anki çirkin manzaralarından da neden bahsetmedi?
Belediye Başkanı Cemal Bulutoğullarından mı çekindi?

Bankalar, mahkeme binaları, avukat ofisleri ve Kapalı çarşısı (bandabuliyası- tamirat ve restorasyonu tamamlanmak üzereymiş) da olmasa Lefkoşanın surlar içi ve yakın çevresi olsa olsa Türkiyenin önemsiz bir kasabası olurdu ,belki.

UKİ yetkilileri, onları destekleyenler ve halkın hatırısayılır bir kısmı, Hükümetin ve Vakıflar idaresinin malum araziyi gülünç rakamlara kiralama kararlarını değiştirmeleri çağrısını yapıyorlar, protestolarını ve gösterilerini artıracaklarını duyuruyorlar.

Anında ,Başbakanımızdan kararlarını haklı çıkartacak izahat geliyor.
Ne kadar inandırıcıdır verilen bilgi ve yapılan izahat, acaba ?

Araziye talip başkaları da Lefkoşamıza değerli yapılar, alış-veriş merkezi vs. kazandırsa daha iyi karşılanmaz mıydı?

İlla Külliye, İlahiyat okulları ve diğer okullar yapılacaksaydı yer mi bulunamadı?
Girne emirnamesini değiştirerek , Haspolattaki söz konusu araziye inşa edilmesi düşünülen merkezin oraya yapılması da tartışılır diyenler haksız mıdırlar?

Öyle gözüküyor ki UKİ yakınındaki Evkaf arazisi tartışmaları daha uzun süre devam edecek ve çoklarının başını ağrıtacaktır.
Yol yakın iken, Vakıflar İdaresi ve Hükümet bir çözüm yolu bulamaz mı, alınan karardan dönemez mi?
Zararın neresinden dönülürse kardır diyen atalarımız boşuna mı konuşmuşlar? Boş konuşmazdı onlar, deneyimlerine ve bilgilerine dayanarak laf ederler ve icraatta bulunurlardı, değil mi?
Bizler de neden denemeyelim?
** ** **
KAYBOLAN KIZLAR
Medyadan sık sık öğreniyoruz. Bilmem hangi kentten, hangi köyden kasabadan, 16 yaşından küçük, (bazan da büyük kadın) “iki kız çocuğu kayıp”.
Aradan birkaç gün geçtikten sonra polis bültenlerinde haber.
Falan filan isimli şu yaşta, daha önce kayıp oldukları bildirielen, falan ile filan bulundu.
O kadar.
Kimse üzerinde durmuyor bile.
Son olayda bir Yurttan iki kız kaçmış. Aynen daha önceki haberler gibi onların da birkaç gün sonra bulundukları duyuruldu. Ama, cinsel tecavüze uğradıkları da belirtildi.
Bu kez , ilgililer ve sayın Bakanımız da Yurdu ziyaret ederek bilgi aldı. Mahkemeye çıkartılan zanlılar da içerde, ağır suçlamalarla karşı karşıya.....

Kimsecikler sormuyor, ilgilenmiyor mu neden bu çocuklar evlerinden veya yurttan kaçıyorlar.
Cehalet mi, parasızlık mı, haylazlık mı, isyankarlık mı, nedir?
Ne olursa olsun , aileler ve yurt yetkilileri sorumnludur ve evlatlarına çok iyi bakmak, onları denetlemek, iyi yetiştirmekle yükümlüdürler.
Unutulmamalıdır ki etrafta çok tehlikeli uyşturucu ve kadın tacirleri de vardır.

  Haber tarihi 10.02.2012                  Bu haber 261 defa okunmuştur

Yorum Yaz Yazdır



Bugün Yazan Yazarlar

Editörden
İşte demokrasi budur
Erçin Şahmaran
Kırk yıldır avutulan şehrin sesi

Diğer Yazarlar

Yurdagül Beyoğlu
Din İşleri Başkanı’na gösterilen tepkiler maksatlı
Gözde Bekir
Vatandaşlık Yasası sonunda geliyor!
Mihrişah Safa
LONDRA’DA BİR TARİH HAZİNESİ
Nupelda Karabuğday
Kadınları anlama sanatı
Yusuf Kanlı
Solar enerji ve KKTC
Özcan Özcanhan
Gazetecilik öldürüldü mü ?
İpek Halim
Güzel Ekran: BRT
Hakkı Şener
Safa tepesi
Vedat Yorucu
TC Merkez Bankası’ndan gizli faiz indirimi
Fahriye Özay
İnsan olmak
Erkan Eğmez
Değerli okurlar yazılacak o kadar çok konu var ki
Ayşe Tural
Baharın esintisiyle…
Mehmet Çağlar
Eğitimde evrensel değerler
Radar Reşat
Seçim sonuçları ne mesajlar verdi?
Tansel Fikri
Thatcher’ı Kıbrıs Türkü unutmayacak
Mehmet Hacıarif
Ünal Eti’nin kina gecesinden bir kare – yil:1972
Fatih Bayraktar
Kıbrıs Türk Psikolojisi Nereye?
Serhat Yalçın
Yoldaki kan
Niyazi Ergülen
Türkiye de Bir seçimin anatomisi
Salih Doğrusöz
Mevhibe CANGİL kimdir?
Okan Veli Şafaklı
KKTC’ye özgü ithalata dayalı kalkın(ma) modeli!..
Şafak Karataş
Türkiye'de ''Akil İnsan'' Kavram Kargaşası
Serkan Güzel
BATAKLIKLA KONUŞAN ADAM
Metin Silman
Neden böyle oldu?
Dr. Mustafa Ertanın
Değerli okurlarım,
Oğuzhan Öztürk
Orijinal Yoga Sistemi ile sağlık'
Yeşim Öztopraktan
Beşparmaklar Bakanlığı
Konuk Yazar
Tıpkı bizdeki gibi!
Ekrem Günaydın
ABD seçimleri ve Johnson
Emir Abdurrahman Bulut
Nereye gidiyoruz
Hüseyin Enginsoy
Yaşlanma ve Göz Sağlığı
Tülin Tuncer
Bilim için ölen kadın
Şebnem Ersoy
Evlilikte “ALDATILMAK” Kabusu
Mustafa Ulaş
Vatandaşlıkta “hakça” bir düzenleme yapılmalı
Nihan B. Yücel
Hava sizi vurdu mu?
Mustafa Ahmet
İşin içinde iş var
Serdar ARAPOĞLU
Petunyalar ve özel renkleri
Dervis Eksici
KKTC’nin yapılandırılıp kusumsallaşması şart
Hüseyin Turan
D Smart 264. Kanal ve Türksat 3/A'da “Kıbrıs Saati”
Hamit Arslan
Kur'an-ı Kerim'den öğütler
Erdem Çağlayan
Övmek ve yermek için henüz erken
Dr. A. Tohumcu
Kapıda bekleyen şeker
Teoman Turan
Taciz için yasal düzenleme gerekiyor
Esra Türkel
“Hayatımın Acı Öyküsü”


ANKET

Maraş Rum tarafına verilsin mi, verilmesin mi?
Evet (% 38)
Hayır (% 62)
İlgilenmiyorum (% 0)
Diğer Anketler