Başkent neresi

Sevgili dostum, sayın Başbakanımız, Evkaf malı 200 dönümlük arazinin nasıl geliştirileceğini ve Vakıflar idaresi ile Hükümetinin aldığı kararı savunurken, Lefkoşanın haline değinmiş ve Başkent görünümü arzetmediğini söylemiş.
Sevgili dostum, sayın Başbakanımız, Evkaf malı 200 dönümlük arazinin nasıl geliştirileceğini ve Vakıflar idaresi ile Hükümetinin aldığı kararı savunurken, Lefkoşanın haline değinmiş ve Başkent görünümü arzetmediğini söylemiş.

Çok yerinde bir değerlendirmedir, eğer, sadece surlar içinde kalan Lefkoşadan bahsetmişse.
Çünkü, Gönyeli ve Hamitköy ovaları modern binalar, ofisler, eylence yerleri, parklarla dolmuş. Devlet Dairelerinin çoğu da surlar dışında. Polisi de Başbakanlığı ve diğer Bakanlıklar da gayet güzel yerlerde. Lefkoşa Başkent kabul edilmişse öyledir.
Yok eğer mahkemeler, Postahane, eski polis binası ve birkaç han ile Selimiye Camiinden başka özel görüntüsü kalmayan Lefkoşa hakikaten Başkente kesinlikle benzemez. İrsen Bey haklı.

Ve Haspolatdaki Vakık araziye inşa edilmesi öngörülen Külliye, okullar vs. ile Surlar içindeki mezbelelik, okulların acıklı durumu, ara sokaklar söz konusu ise Lefkoşaya şimdiki hali ile bir kent bile denmesi doğru olmaz. Pislikten, dağınıklıktan, dönerci, lahmacuncun, pideci, işportacı , kıraathane görüntülerinden başka bir şeyi kalmayan Lefkoşanın surlar içine ne demeli ben bilemiyorum.
Sayın Başbakan sözünü ederken Lefkoşanın şu anki çirkin manzaralarından da neden bahsetmedi?
Belediye Başkanı Cemal Bulutoğullarından mı çekindi?

Bankalar, mahkeme binaları, avukat ofisleri ve Kapalı çarşısı (bandabuliyası- tamirat ve restorasyonu tamamlanmak üzereymiş) da olmasa Lefkoşanın surlar içi ve yakın çevresi olsa olsa Türkiyenin önemsiz bir kasabası olurdu ,belki.

UKİ yetkilileri, onları destekleyenler ve halkın hatırısayılır bir kısmı, Hükümetin ve Vakıflar idaresinin malum araziyi gülünç rakamlara kiralama kararlarını değiştirmeleri çağrısını yapıyorlar, protestolarını ve gösterilerini artıracaklarını duyuruyorlar.

Anında ,Başbakanımızdan kararlarını haklı çıkartacak izahat geliyor.
Ne kadar inandırıcıdır verilen bilgi ve yapılan izahat, acaba ?

Araziye talip başkaları da Lefkoşamıza değerli yapılar, alış-veriş merkezi vs. kazandırsa daha iyi karşılanmaz mıydı?

İlla Külliye, İlahiyat okulları ve diğer okullar yapılacaksaydı yer mi bulunamadı?
Girne emirnamesini değiştirerek , Haspolattaki söz konusu araziye inşa edilmesi düşünülen merkezin oraya yapılması da tartışılır diyenler haksız mıdırlar?

Öyle gözüküyor ki UKİ yakınındaki Evkaf arazisi tartışmaları daha uzun süre devam edecek ve çoklarının başını ağrıtacaktır.
Yol yakın iken, Vakıflar İdaresi ve Hükümet bir çözüm yolu bulamaz mı, alınan karardan dönemez mi?
Zararın neresinden dönülürse kardır diyen atalarımız boşuna mı konuşmuşlar? Boş konuşmazdı onlar, deneyimlerine ve bilgilerine dayanarak laf ederler ve icraatta bulunurlardı, değil mi?
Bizler de neden denemeyelim?
** ** **
KAYBOLAN KIZLAR
Medyadan sık sık öğreniyoruz. Bilmem hangi kentten, hangi köyden kasabadan, 16 yaşından küçük, (bazan da büyük kadın) “iki kız çocuğu kayıp”.
Aradan birkaç gün geçtikten sonra polis bültenlerinde haber.
Falan filan isimli şu yaşta, daha önce kayıp oldukları bildirielen, falan ile filan bulundu.
O kadar.
Kimse üzerinde durmuyor bile.
Son olayda bir Yurttan iki kız kaçmış. Aynen daha önceki haberler gibi onların da birkaç gün sonra bulundukları duyuruldu. Ama, cinsel tecavüze uğradıkları da belirtildi.
Bu kez , ilgililer ve sayın Bakanımız da Yurdu ziyaret ederek bilgi aldı. Mahkemeye çıkartılan zanlılar da içerde, ağır suçlamalarla karşı karşıya.....

Kimsecikler sormuyor, ilgilenmiyor mu neden bu çocuklar evlerinden veya yurttan kaçıyorlar.
Cehalet mi, parasızlık mı, haylazlık mı, isyankarlık mı, nedir?
Ne olursa olsun , aileler ve yurt yetkilileri sorumnludur ve evlatlarına çok iyi bakmak, onları denetlemek, iyi yetiştirmekle yükümlüdürler.
Unutulmamalıdır ki etrafta çok tehlikeli uyşturucu ve kadın tacirleri de vardır.

:

:

:

: