UBP- ÖRP kazananlar kaybedenler

Özgürlük ve Reform Partisi kapatılacak. İki milletvekili Ulusal Birlik Partisine katılacak. UBP parti meclisinde konu gündeme geldi.
Özgürlük ve Reform Partisi kapatılacak. İki milletvekili Ulusal Birlik Partisine katılacak. UBP parti meclisinde konu gündeme geldi. On beş gün sonra yapılacak, parti meclisi toplantısında karar çıkacak. Bilindiği üzere uzun bir zamandır, UBP-ÖRP koalisyon hükümeti veya ÖRP’nin fesih edilerek UBP’ ye katılma olasılığı konuşuluyor. Bu olasılık gerçekleşmek üzere. Hatta olay bitti. Güvenilir kaynaklardan edindiğim bilgilere göre bu katılım sonucunda ÖRP İskele milletvekili Sayın Mustafa Gökmen Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığına atanacak. Dediğim gibi bu düşünce edindiğim bilgiler ışığında bu yazıya taşındı. Öncelikle hayırlı olsun. Siyasi hayatımızda, yeni bir tartışma ortamının eşiğindeyiz.

Özgürlük ve Reform Partisi tartışmalı ve sancılı bir süreç içerisinde 2006 yılında kuruldu. Eylül 2006’da ise CTP-BG ile kurulan koalisyon hükümetine ortak oldu. CTP-DP hükümetinin bozulması ve ardından CTP’nin yeni kurulan ÖRP ile koalisyona gitmesi tepkiyle karşılandı. Öyle ki UBP ve DP Meclisi aylarca boykot etti. ÖRP’nin dış müdahaleler sonucu kurulduğu ve parti olarak seçime girmeden hükümete geldiği günlerce eleştirildi. ÖRP bunların altından kalktı. Sayın Turgay Avcı Dışişleri Bakanı olarak bu makama önemli bir ivme kazandırdı. Ama olmadı. Gerek partinin icraatlar konusunda kendi içinde yıpranması, gerek genel olarak CTP-ÖRP hükümetine karşı yükselen eleştirel bakış açısı büyüme hızını kesti. Parti olarak kitlelere ulaşma, sağlam bir taban yapısının oluşması sadece geçici bir süreliğine “Suni” olarak yaşandı. Erken seçim kaçınılmaz oldu. 19 Nisan 2009 seçimlerinde Özgürlük ve Reform Partisi iki milletvekili ile mecliste temsiliyet hakkı kazandı. Bir anlamda parti tescil edildi.

19 Nisan 2009 tarihli seçimden sonra Ulusal Birlik Partisi tek başına iktidar oldu. Bu seçimden önce siyasi hayatımızda tartışılmaya başlayan “Siyasi etik” kavramı seçimden sonra yaşanan gelişmelerle daha bir yara aldı. UBP başka partilerden ayrılan vekilleri bünyesine kattı. Birçok tartışmalı karar mecliste sadece parmak fazlalığı ile onaylandı. Parti içi dengeleri yönetebilmek için kabine değişiklikleri yapıldı.

UBP içinde önemsenmeyecek bir muhalefet kesimi var. Bu biliniyor. Aralık ayında yapılacak kurultaya doğru bu muhalif kesim sesini yükseltecektir. Bunda elbette sarayında etkisi olacak. Başbakan ve UBP Genel Başkanı Sayın İrsen Küçük bu duruma karşı önemli bir mücadele verecek.

Bu noktada iki milletvekilinin daha UBP’ ye katılması kime ne kazandıracak?

Bu soruya cevap ararken biraz geçmişe gidelim; ÖRP özellikle sağ siyasette bir umut olarak lanse edilmişti. Hatırlayacak olursak İskele milletvekili Sayın Mustafa Gökmen; “2006 yılında yapılan seçimlerde halkın %33’ü oy verecek değerde bir siyasi parti görmediği için sandığa gitmedi. ÖRP merkez sağda bu anlamda doğru politikalar üretmek ve temiz siyaset yapmak amacıyla kuruldu” diyecekti.

UBP vekilleri, meclis boykotundan sonra ilk toplantıda ağır sözlerle Sayın Avcı’ya yüklenecekti. Sayın Türkay Tokel “Size bu meclisi dar edeceğiz, konuşamayacaksınız. Varyant Ahmet’e verdiğiniz rüşveti, tahsis ettiğiniz arazileri anlatınız” diye Sayın Avcı’ya seslenecekti. Ama bir gerçek vardı ki siyasette dün dündü ve bu gün de bugündü.

Bundan bir süre önce de yine ÖRP’nin feshedilip UBP’ ye katılacağı haberleri ayyuka çıkmıştı. O dönemde UBP Girne Milletvekili Sayın Ergün Serdaroğlu tepkisini şöyle dile getirmişti “ ÖRP fesih oluyor yeni şeyler çıkıyor. Bunda da mı söz verildi bize haber verilmeden? Parti içinde konuşulmadan böyle şeyler yapılmasına karşıyım. ÖRP konusunda da bilgimiz yok”.

ÖRP Genel Başkanı Sayın Turgay Avcı da bu haberlere tepkiliydi. “Bu haberler kesinlikle hayal ürünü. Ülke menfaatleri gerektirdiği takdirde sorumluluk almaktan kaçmayacağız ve bu koşullarda koalisyona ÖRP olarak girebiliriz. Ama UBP’ ye katılmamız söz konusu değildir”

Sonraları malum. Meclis aritmetiği için hiçe sayılan siyasetin bulaştığı etik olmayan hamleler. Vekil transferleri, kişisel makam ve mevki uğruna seçmenin feda edilen iradesi. Bu yaklaşım bu ülke siyasetinde sıradan bir durum olamaz. Olmamalı. Gündeme gelen ÖRP’li vekillerin iktidar partisine katılma girişimi diğer vekil transferlerinden daha farklı bir anlam taşımaz. Bunun gerekçesi nasıl açıklanabilir ki? Bu olayı gerçekleştirmek için hangi ortak nokta var? Mutlaka yine karşılıklı çıkar beklentileri bu yönde bir düşünceyi besliyor. Geldiğimiz noktada hanesini güçlendirecek olanlar; Mecliste daha güçlü konuma gelecek Ulusal Birlik Partisi. Parti içi muhaliflere karşı iki kale daha kazanan Sayın İrsen Küçük. İktidar partisinde görev yapmaya başlayacak iki milletvekili. Kaybedecek olanlar ise etkinliği ve gücü tartışılan ve daha da zayıflayacak muhalefet partileri. Siyasi yozlaşma ve halkın siyasilere olan güvensizliği.
Bu haber 822 defa okunmuştur
  •    - 27.01.2013 Sen de haklisin kardesim,Nasreddin Hoca da hakli!Ama uluslararasi taninmis bir devlet olmayan KKTC'yi hangi BM teskilatinin veya AB'nin birimlerine sikayet edeceksin ki de onu cezalandirsinlar,mueyyide uygulasinlar?Bu sebeple diyorum ki senin gidecegin dogru adres TC yetkilileri veya TC Lefkosa elciligidir.Allah kolaylik versin.Aile parcalanmasi cok kotu birsey.KKTC'yi Sovyetler Birligi donemindeki Dogu Almanya-Bati Almanya durumuna dusurduler.
  • veysel    - 27.01.2013 her gun daha fazla yanlis... , her gun daha fazla cikmaz .. tHIS IS WHAT CyPRUS ABOUT.... :))
  • ves    - 27.01.2013 daha fazla yanlis, daha fazle haksizlik, daha fazla cikmaz..........
  • vatandaslik veysel menekse  istanbul - 27.01.2013 ben 1989 yilindan berio vatandaslik bkleyen madur bir vatandasim ayilemi kibrista birakip turkiye ye cikis yapmak zorunda kaldim ve giris yapamiyorum tum haklarimi yok eden bi sistem icine dustum herseyimi kibrista birakmis bi madur olarak herkez kafasina gore vatandaslik kimliyini istediyine verirken benim gibi madur vatndasin cozumu icin kim ne yapmis yada yapbiliyo sizin politikanizin urunleri hep daha fazla cikmaz hep daha fazla yanlis ve haksizlik ezen ezdigiyle yalan ise yalani soyleyene kar olmus bi duzen icinde ben ayilemin yanina donemiyorsam sizin orda yapmis oldugunuz yasalar sadece turkiyeden gelen insanlara bi irkciliktan baska bisey diyil sayin dervis eroglu uc secim bana bizzat soz verip bu yanlisin duzeleceyini soz vermis bi cumhurbaskani ise diyerlerini dusunmek bile yersiz.saygilar dosya no 87999/96 vatandaslik dosya nosu eyer fareler yemediyse dosyami bulun ve bakin bakalim kim ne duzeltip yapmis herkez bilsin. saygilar.

:

:

:

: