Hedefleriniz büyük olsun hayalleriniz de…

Yaşamın içinde başarılı olabilmenin en sağlıklı yolu, kendimize hedefler koymaktır. Dikkat ederseniz hedef demedim, hedefler dedim.
Yaşamın içinde başarılı olabilmenin en sağlıklı yolu, kendimize hedefler koymaktır. Dikkat ederseniz hedef demedim, hedefler dedim. Birden çok hedef: Ulaşıldıkça hemen arkasına bir yenisini eklemek gerek… Çünkü yaşam sürüyor. Yaptım, bitti deyip bir kenara çekilmek yok…

Hedef belirlenince yapılacak ilk iş de, doğal olarak hedefe kilitlenmektir. HAREKETE GEÇİN- PLAN YAPIN- HESAPLAYIN ve KOŞUN… Yaşamın lezzeti, onun keyifli olmasından geçer. Yaşam bir alışkanlıksa ki öyle… Öyleyse onu keyifli bir alışkanlığa dönüştürün… Güzel yaşama alışkanlıkları edinin mesela. Doğayı fark edin. Siz onun, o da sizin bir parçanız aslında. Yürüyüşlere çıktığınızda, sorunların çantasını da boynunuza asarak yürümeyin, lütfen… Çünkü sorunlar, sizin peşinize düşmeye bayılırlar.

FIRSATLAR
Çevrenizde olan bitenin farkında olun. Hiçbir şey nedensiz değildir. Mutlaka uzaktan veya yakından sizinle ilgilidir. Onu görmek ve ardından fırsatlara çevirmek elinizdedir.

SEVGİ
Sevgi, insanı değiştirir; hatta dünyayı değiştirir. Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevginin hastalıkları bile iyileştiren gücünü aklınızdan çıkarmayın.

HAYAL EDİN…
Hayallerinizi net bir şekilde zihninizde canlandırın. Ulaşmak için yolları çizin, hedef belirleyin. Uğraşın, çalışın, sabırlı olun. Asla vazgeçmeyin. Sonunda kendinizi orada bulacaksınız.

20 TEMMUZ FEN LİSESİ
Okullara ziyaretlerim sürüyor. Geçen haftalarda, 20 Temmuz Fen Lisesinin debiyat öğretmenlerinden İrem Konedralı ile bir telefon görüşmesi yapmıştık. Zaten bir ay önce, öğrencileriyle bir de röportaj gerçekleştirmiştik.

Pazartesi sabah, heyecanla uyanıyorum. Hazırlıklarım tamam. Notlarıma şöyle bir göz atıyorum. Konuşurken onlara bakmıyorum bile ama olsun. Öğretmenlikten kalma bir alışkanlık bu. Onların karşısına hazırlıklı gitmeliyim. Konuşmamın gidişini değiştiren bir şeyler oluyor bazen. O zaman aklıma geliveren bir öykü, bir anı ile bambaşka konulara atlıyoruz.
Okulun bahçesine arabamı park ediyorum. Bir an durup etrafıma bakıyorum. Ben 1975- 1979 yıları arasında burada edebiyat öğretmeniydim. O zaman Türk Lisesiydi elbette. Zaman ne kadar çabuk geçmiş. O yıllarda öğrenci olanların, şimdi üniversite bitirmiş çocukları var. Hey, gidi günler hey!

Okulun salonunda, 10. Sınıflarla buluşuyoruz. Galiba 12. Sınıflardan da katılanlar var. Neşeli bir topluluk… Konuştukça sesler azalıyor, öyle bir an geliyor ki sadece kendi sesimi duyuyorum. Sorular, cevaplar derken zaman su gibi akıyor. Bu kez zamandan kazanmak için iki defter dolaştırıyoruz. Düşüncelerini yazıyor çocuklarım…

“ Söyledikleriniz beni çok etkiledi. Hayatımda hiç böyle düşünmedim. Gözlerinizin içine baktım. Kendimi bulmaya çalıştım. Kendime sorduğum ilk soru “ Ben kimim?” oldu. Konuşmalarınız o kadar içten ve samimiydi ki ruhumun derinliklerine kadar işledi. “ EZGİ SARIÇİÇEK

“ Hayat bakış açım, sizin konuşmanızdan sonra değişti. Söyledikleriniz beni çok etkiledi.” MÜNÜSE SİNDİ

“ Hayat bir şölen ama bu şöleni yaşamak için, sizin dediğiniz gibi gereken: Sevgi, mutluluk ve farkındalıktır…” CEREN ÇILDIR

“ Belki de gerçek aşk vardır; bizim karşımıza çıkmamıştır.” DİCLE YILDIRIM

“ Eski bir hocamı, kendi okuduğum lisensin salonunda dinlemek mutluluğu içindeyim. Beni, bu sürprizin mutlu ettiğini bilmenizi isterim.” TUFAN ACUN

“ Öncelikle okulumuza geldiğiniz için teşekkür ederiz. Sevginin bu kadar bize özel olduğunu, mutluluğun bize bu kadar yakın olduğunu hissettirdiğiniz ve tekrardan hatırlattığınız için size çok teşekkür ederiz. Sizi çok sevdik.” ZEHRA- AYTEN- BELİZ- SUZAN

“ Hocam okulumuza geldiğiniz için mutluluk duyuyoruz. Bize anne-babalarımız konusunda uyarılarda bulundunuz. Ne kadar şanslı olduğumuzu anlattınız. Her şeyin başının sevgi ve aşk olduğunu öğrendik. Geldiğiniz için çok teşekkürler. Saygılarımızla.” AHMET- DOĞUŞ- CEMAL

“ Geldiğinize çok sevindim. Bize hayata dair öğütler verdiniz. “Adı Sevmekle Başlasın” isimli kitabınızı okudum, çok güzeldi. “ DİLARA ERKARA

“ Bizi çok mutlu ettiniz. Sizi dinlerken anlattıklarınızı canlandırınca, bizim ne kadar şanslı olduğumuzu fark ettim. Sizi, tekrar okulumuzda görmek isteriz.” VEYSEL AÇIKEL

“ Okulumuza geldiğiniz için çok sevindik. Sizi dinlerken hayatın ne kadar güzel olduğunu, ailemizin, kardeşimizin ne kadar değerli olduğunu anlıyorum. Siz, yine okulumuzda görmek bizi çok mutlu eder. Tekrar teşekkür ederiz.” NİHAL YURDAL

“ Bir çiçek bahçesiydik. Hepimiz birer fidandık. Bugün bu çiçek bahçemizin perisi olarak geldiniz. Adeta bize hayat suyu ve can verdiniz. İyi ki varsınız…” İLKNUR ÇETİN

“ Salona girdiğinizde beni çok etkilediniz. Dediğiniz gibi eve gidince, aynaya bakacağım, ben kimim, ben neyim, ne olacağım diye, soracağım. Siz, hayatı sevgiyle donatıyorsunuz. Hayat paylaşınca güzel… Ama sizinle güzel…” FATOŞ GÜLER

“ Hayatta en zengin insan seven insandır. Ne mutlu bana. Sevmek kadar güzel bir şey yoktur.” SÜLEYMAN BAŞTÜRK

“ Sevgi bazen bir anda bulunurken bir anda da kaybediliyor. Aşk, farklı kumsallarda tatlı su aramak kadar zor oluyor. Okulumuza geldiğiniz için teşekkürler.” EREN ASİF

“ Çok yoğun olmanıza rağmen geldiğiniz için çok teşekkür ederiz. Hayatın iyi ve kötü şartlarına rağmen, insanları bir arada tutmayı başarmak müthiş bir şey. Siz kitaplarınızla insanları ortak bir noktada birleştiriyorsunuz. Bilmekle, bilineni söylemek arasındaki fark her zaman vardır. Bilineni söylemek daha etkilidir. Bunu bize de gösterdiğiniz için çok teşekkür ederim.” GÜLLÜ YAVŞAN

“ Hayatta bir şeyleri başarmak için ilk önce (dediğiniz gibi ) düzenli çalışma ve sonra azim ve hırs gelmelidir. Anlattığınız gibi ailede saygı ve sevgi de çok önemlidir. Onlara saygı ve sevgi duyarsak mutlu oluruz ve başarımıza en büyük katkının da bu olduğuna inanıyorum. Sizi çok sevdim. Lütfen tekrar gelin. Size ihtiyacımız var. “ ÇİĞDEM AY

“ Sevgili Ayşe Tural,

Günümüz gençleri için çok önemli bir konu olan “ FARKINDALIK” kavramının hayatlarındaki yeri ve önemini hatırlattınız. Duygularımıza hocamız olarak tercüman oldunuz. Varlığınız ve enerjiniz bizlere renk kattı… Teşekkür ederiz.”

20 Temmuz Fen Lisesi Edebiyat Zümresi: BERNA AVŞAR- MUSTAFA KELEŞ- DÜRİYE KARAHOCA- GÖKÇİN ORUNDALI- İREM KONEDRALI

Elbette bu güzel günün mimarı başta Okul Müdürü Fatin Ramiz Zorlu ve günün Nöbetçi Muavini Rüya Kızılokgil… Ben, bana gösterdikleri içten sevgileri için tüm öğrencilere; dersleri nedeniyle katılamayan pek çok öğretmene, bana gösterdikleri yakın ilgiye teşekkür ediyorum.
Bu haber 279 defa okunmuştur

:

:

:

: