Hristofyas: “Zemin ve ortak dilde ısrarlı

BM Genel Sekreteri’nin Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Lynn Pascoe ile görüşen Hristofyas, sürecin; iki tarafın hedefte anlaşmaları durumunda ilerleyebileceğini iletti

  BM Genel Sekreteri’nin Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Lynn Pascoe ile görüşen Hristofyas, sürecin; iki tarafın hedefte anlaşmaları durumunda ilerleyebileceğini iletti

 

Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın, üzerinde anlaşma sağlanacak olan hedefe yol açacak müzakere zemini ve ortak dil olmaksızın, doğrudan müzakerelerin başlamasının mümkün olmadığını, BM Genel Sekreteri’nin Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Lynn Pascoe’ya ilettiği bildirildi.

Fileleftheros, Hristofyas’ın, sürecin; iki tarafın hedefte anlaşmaları durumunda ilerleyebileceğini Pascoe’ya belirttiğini yazdı.

Gazete, Hristofyas’ın, içeriğinde BM kararlarının da yer aldığı, Kıbrıs sorunu konusunda üzerinde anlaşmaya varılmış şeylerin bulunduğunu ifade ettiğini ve Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın “bunları neden kabul etmediği” sorusunu gündeme getirdiğini aktardı.

Gazete, Hristofyas’ın, ayrıca, çözümü tanımlayan (tek egemenlik, tek uluslararası kimlik) BM kararlarını da Pascoe’ya okuduğunu savundu.

Gazete “Elinde Kararlarla---Lefkoşa Ortak Hedef ve Ortak Dilin Var Olması Gerektiği Konusunda  Israr Ediyor” başlığı altında, iç sayfada ise, daha çok dinleyen konumunda olan Pascoe’nun, müdahil taraflardan, doğrudan müzakerelerin başlamasıyla sürecin ileriye götürülmesini istediğini yazdı. Gazete Pascoe’nun, Hristofyas’ın söyledikleri karşısında herhangi bir görüş ayrılığını dile getirmediğini belirtti.

Habere göre Pascoe, Talat ile yaptığı görüşmede, BM’nin izolasyonlar konusundaki politikasının  değişmediğini belirtti. Pascoe ayrıca, Talat’a; BM’nin 23 Mayıs ortak açıklamasına verdiği önemi de vurguladı.

Pascoe, yaptığı açıklamada, doğrudan müzakerelere ilişkin olarak bir açıklamanın, iki liderden geleceğini söyledi.

Gazete, Cumhurbaşkanı Talat’ın BM ve AB’yle İlişkilerden Sorumlu Temsilcisi Özdil Nami ile Rum Başkanlık Komiseri Yorgos Yakovu’nun bugünkü görüşmesinde, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın yeni görüşme tarihlerinin belirlenmesinin ihtimal dışı bırakılmadığını da yazdı.

 

TEK EGEMENLİK, TEK TABİYET

 

Politis gazetesi ise, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın, doğrudan müzakereler öncesinde, arzu edilen çözüm zeminine “tek egemenlik ve tek tabiyetin” dahil edilmesi için Pascoe’dan yardım istediğini kaydetti. Gazete, Talat’ın ise, bu konuda yazılı değil ama sözlü teminat verilmesinin mümkün olduğunu açıkça ifade ettiğinin görüldüğünü savundu.

Öte yandan Haravgi, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın, “Kıbrıs sorununun çözümü için iyi niyetle çalışmayı sürdüreceği taahhüdünü”, Pascoe’ya yinelediğini yazdı.

Habere göre, Pascoe, görüşme sonrasında Başkanlık Binası’ndan çıkışında yaptığı açıklamada, “var olan tüm konular hakkında konuştuk” dedi. Pascoe, Hristofyas ile yaptığı görüşmeyi çok iyi bir görüşme olarak nitelendirdi.

 

STEFANU: HEDEFİMİZİ ANLATTIK

 

Rum Hükümet Sözcüsü Stefanos Stefanu ise, Pascoe-Hristofyas görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, Hristofyas’ın; hedefin, BM kararlarında da tarif edildiği gibi, siyasi eşitlikle iki toplumlu, iki bölgeli federasyon zemininde ülkeyi yeniden birleştirecek olan çözümün sağlanması olduğunu bir kez daha vurguladığını söyledi.

Stefanu, hedefin; “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin, tek egemenlik, tabiyet ve tek uluslararası kimlikle, birleşik, iki toplumlu, iki bölgeli federal Kıbrıs Cumhuriyeti’ne dönüşmesi olduğunu savundu.

Bu tezlerin, Kıbrıs Türk toplumu ile üzerinde anlaşmaya varılan tezlerden türediğini ileri süren Stefanu, bunların BM kararları içerisinde yer aldığını da söyledi.

Stefanu, istenilen şeyin; var olan diyalogda, iki toplumun, Kıbrıs sorununun her şeyden önce çözüm zeminine ilişkin olarak ortak dilde konuşması olduğunu savundu.

Cumhurbaşkanı Talat’ın önceki akşamki yemeğe katılmamasını yorumlamaktan kaçınan Stefanu, “Talat’ın konuşması sırasında 23 Mayıs ortak açıklaması ve 21 Mart mutabakatından bahsetmemesinin” sorulması üzerine, Kıbrıs sorununa ilişkin olarak önemli olanın, anlaşmalar olduğunu, ayrıca BM Güvenlik Konseyi’nin kararları içerisinde benimsenen bunların Kıbrıs sorununun çözüm çabalarının üzerine dayalı olması gereken zemini teşkil ettiğini ifade etti.

Stefanu, “üzerinde anlaşmaya varılanlar ve kararlar içerisinde var olanlar çerçevede duruyorsa, eğer bunları görmezden geliyorsak, tahrif ediyorsak, o zaman çözüm perspektifini verme olanaklarımızı düşürdüğümüzü anlayabilirsiniz” şeklinde konuştu.

Talat’ın açıklamalarının sorun yaratıp yaratmayacağı sorusuna Stefanu, “birçok açıklamanın Kıbrıs sorununun çözüm çabalarına yardımcı olmadığını, bu nedenden dolayı hükümetin sorumluluk yükleme oyunundan kaçındığını” ileri sürdü.

 

YARDIMCI OLMAK İÇİN GELDİ

 

Stefanu, bir başka soru üzerine Pascoe’nun, diyalog halinde olan iki topluma ilerleme sağlamaları konusunda yardımcı olmak için adaya geldiğini söyledi. Girişimin, iki toplumun elinde olduğunu hatırlatmak istediğini de ifade eden Stefanu, uluslararası toplumun, içinde bulunulan sürece yardım ettiğini savundu. Stefanu, “iki toplum, sahip oldukları diyalogda, ileriye gitme konusunda iyi niyete ve isteğe sahip olduklarını kanıtlamaya çağrılmaktadır” şeklinde konuştu.

Liderlerin, sonbaharda doğrudan müzakerelere başlayıp başlamayacakları sorusuna Stefanu, buna ilişkin kararların iki lidere bağlı olduğunu, 23 Mayıs  ortak açıklaması zemininde iki liderin Haziran’ın ikinci yarısında, çalışma grupları ve teknik komiteler düzeyindeki çalışmaları değerlendirme hedefiyle bir araya geleceğini anımsattı.

Stefanu, bir başka soru üzerine Pascoe’nun, diyaloğa yönelik olarak herhangi bir fikir getirmediğini sadece görüş alış verişinde bulunduğunu söyledi.

Bu haber 73 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER