Yaşamın renklerinde buluşmak…

Ne zaman renklendirmeyi öğrendik yaşamımızı… Kendi adıma söylemem gerekirse, sanırım çok küçük yaşlarıma kadar gidiyor bu farkındalık...
Ne zaman renklendirmeyi öğrendik yaşamımızı… Kendi adıma söylemem gerekirse, sanırım çok küçük yaşlarıma kadar gidiyor bu farkındalık... Anılarıma bakıyorum. Büyükannemin bahçedeki mor zambakları suladığı zamanlar olabilir; yahut dedemin marangoz tezgahından dökülen, mis gibi reçine kokulu talaşları toplarken de olabilir. Annemin kuru fasulye kaynayan tencerenin kapağını kaldırdığı anda evi saran yemek kokusunda belki… Yağan karı minik avuçlarımla tutmaya çalıştığım ama eriyiverdiklerinde dudaklarımın büküldüğü zaman… Kelebek yakalamak isterken elime batan dikenin acısı… Bilmiyorum… Bu gün de hayatıma renkleri davet etmekten vazgeçmiş değilim.

Yaşamın rengi, onu fark etmekten ve algılayıp sevmekten geçiyor. Bir düşünür şöyle der: “ Sahip olduklarıyla mutlu olmasını bilemeyenler; sahip olamadıklarını elde ettiklerinde yine mutlu değillerdir.” Ne dersiniz? Bu sözde büyük bir gerçek ışıl ışıl gözlerimizin önünde değil mi? Bizler farkındalıklarımızı artırdıkça, yaşamın anlamını daha iyi çözeceğiz sanırım. Yaşama hangi değerleri yüklemişsek, onu o gözle yargılıyoruz ya da yaşıyoruz. Aramızda durmadan mızmızlananlar pek de az değil. Ne istiyoruz, ne bekliyoruz? Mutluluklar, gümüş bir tepsi içinde sunulmuyor ne yazık ki! Nelere sahip olduğunuzu bilirseniz ve bundan büyük bir hoşnutluk duyarsanız, işte onun aDI MUTLULUK…

Bildiklerimi, hissettiklerimi aklım erdiğince, gücüm yettiğince gençlere aktarmaya çalışıyorum. 2012 bu açıdan çok verimli bir yıl olarak başladı benim için. Okul müdürlerine, kütüphanecilere, idarecilerine ve değerli öğretmenlerine, bana bu fırsatları tanıdıkları için; gençlerle beni buluşturdukları için çok teşekkür ediyorum.

Geçenlerde oğlu özel okula giden bir anne: “ Ne olur bizim çocukların okuluna da gidin, onlar da görüşlerinizden yararlansın…” dedi. Ben davete bakarım. O okullar da yararlı olduğumu düşünürlerse, davet ederler, ben de seve seve giderim.

ATATÜRK ÖĞRETMEN AKADEMİSİ
Bu kez Öğretmen Akademisindeyim. Onlar, yıllardır hocaları Güner Konedralı ve kütüphane müdürleri Ayşe Oktan aracılığı ile benimle yılda birkaç kez buluşuyor. Öğretmen adaylarıyla sohbetin tadı daha bir başka… Kendi öğretmenlik anlayışımın onlarda yer etmesini o kadar istiyorum ki! Öğretmen, sosyal yapıda en önemli yapı taşı çünkü… İnsanı şekillendiren, yön veren ve güzel alışkanlıklar edinmesini sağlayan kişi… Onların herkesten daha donanımlı olmaları gerekiyor.Şöyle demişler:

“Nasıl başlayacağımı bir türlü bulamıyorum. Sizi tanımlayabilecek, anlatabilecek kelimeleri arıyorum. O kadar enerji dolusunuz, mutlu ve hayata pozitif bakıyorsunuz ki, sizi her dinlediğimde kendime bir şeyler katıyorum. Sizin deyiminizle parmak iziniz artık bende…” ZALİŞ ÖZCAN

“ Hayat, küçük sıkıntılarla geçirilmemeli. Hayat çok güzel… Bunu bir kez daha bana hatırlattığınız için size çok teşekkür ederim Sayın Ayşe Tural… Herkese, üzerindeki negatif enerjileri at, pozitif yaşa, diyorum… “ BESİME

“ Hayat yaşamaya ve sevmeye değer… Bazen daha sonra demek, çok geç olabilir. Yaşamasını bilelim.! Ayşe Tural’a çok teşekkür ederiz.” SAHİL

“ Hayat bir savaş gibidir. Bazı cephelerde zafer, bazılarında yenilgi alırız. Yenilgiler bazen öyle bir seviyeye gelir ki, dayanacak güç kalmaz. Siz gayet iyi dayanıyorsunuz.” CEMAL

“ Söyleşide, görmezlikten gelinmeyecek bir pozitifliğe rastladığım, hayat dolu bir kişilikle buluştuğum için il kocaman “ AFERİN” benden bana… İyi ki geldiniz… Parmak iziniz buralarda bir yerde…” İMGE

“ Yaşamak güzel! Siz konuşurken yaşamanın aslında ne kadar güzel olduğunu fark ettim. Küçük şeylerden mutlu olmak, yaşamaktan zevk almak, HER ŞEY! “ HAYAT” Güzel!... ” GÖRKEM UĞURLU

“ Kimi insan deniz kenarında, kimi insan coşkun kalabalıklar ortasında rahatlatır kendini. Ben bugün, daha önce de olduğu gibi Ayşe Tural’la rahatladım. Mutluluk, huzur, neşe, farkındalık ve daha anlatamayacağım pek çok şey! Teşekkürler Ayşe Tural…” ESRA ULUÇAYLI

“Hayatta sonunu bilmeden yaşamaya başladığımız bazı anlar vardır. İşte sizinle bilmediğim bu günde, sonunun gelmesini istemediğim bu günde bende parmak iziniz kaldı… Yüreğinize sağlık…” ECEM

“ Tüm olumsuzluklara ve problemlere karşı, inadına mutlu, güler yüzlü ve pozitif olmayı öğrendim sizden. Her şeye rağmen hayata mutlu ve gülerek bakmak çok güzel…” İSİMSİZ

“ Sizinle aynı ortamda bulunduğum için çok mutluyum. Sizin şiirleriniz sayesinde, gerçekten şiir okuma zevkini, şiirlerden kendime bir şeyler çıkarmam gerektiğini öğrendim. Bugün ise başarı kazanıldığında, her şeyin arkasından gelebileceğini ( mutluluk, para, kariyer…) öğrendim. Bir de insanlara değerli olduklarını söylememiz gerektiğini… İyi ki varsınız…” GİZEM

“ Hayatta neye ulaşmak istersek, onun için çabalamalı ve ona ulaşmak için ne kadar zaman ve uğraş harcayacağımızı kendimiz belirlemeliyiz. Nelere sahip olduğumuzu bilmeli ve bundan mutlu olmalıyız. Boş zaman diye bir şeyin olmadığını, HOŞ ZAMAN olduğunu sizden öğrendim. “ ALİ KAAN ARTUNKAL

“ Kabul ediyorum, önyargılıydım. Sıkıcı 1-2 saat olur diye düşünmüştüm. Ama farklıydınız bu güne kadar gördüklerimden… İlginçti söyledikleriniz… Belki hayatımızı değiştirir söyledikleriniz… Ama yüreğiniz çağırdı bizi… İyi ki varsınız…” MELEK ALNUR

“Gülen yüzünüzle, hayat deneyimlerinizle bizi donattığınız için size teşekkür ederim. Zihnimdeki karanlık yollara ışık tuttuğunuzu ve farkındalığımızı artırdığınızı düşünüyorum. “ İMZA

“ İyi ki geldiniz, okulumuzu yeşerttiniz. Yüzümüze gülücük kondurdunuz… İçimizi ısıttınız… Evde beni bekleyeni sevindirdiniz…” İMZA

“ Değer ver ama hak ettiği kadar… Hayatına kalite kat… Belki de benim hayatım için bir değişim noktalarından bir tanesi olabilir bu konferans… Çünkü aklımda olan bazı fikirleri kesinlikle hayata geçirmem gerektiğini anladım sizin sayenizde… Su olup yolumuzu bulmamız gereken bu hayatta… Çok teşekkür ederim. Saygılarımla… “ ALPER ÇELEBİ

“ Sizden aldıklarım ancak bu kadar değerli bir şairin sözleriyle ifade edilebilir. “ Hayatı ıskalama lüksün yok…” ABDULLAH TİN

İşte böyle… Benim öğretmen adaylarımın düşünceleri… Her biri ne kadar güzel düşünüyorlar… Onlar gelecekte harika birer öğretmen olacaklar ve benim gözüm arkada kalmayacak…

“ Hayatımda kendimi hep önemli hissetmiştim. Fakat bugün kendi sıralamamda birinci sıraya koydum. Anı yaşamaya karar verdim. Yarınımdan almamaya, çalmamaya karar verdim. Herkesin herkes için bir şeyler öğretmey dünyaya geldiğini düşünüyorum… “ AYŞE ALİOĞLU

“ Bu söyleşide, hayata hep gülümseyen gözlerle bakmayı, insanları kusursuzca düşünüp sevmeyi ve anın tadını çıkarmanın hayatın anlamı olduğunu öğrendim. Bunlar için çok teşekkürler. İyi ki varsınız! Sevgilerimle…” GÜLÇİN BOYACIOĞLU

“ Hayatta başarılı ve mutlu olmak için çok çalışmalıyız. Her şeyi sevmeliyiz. En önemlisi de kendimizi tanımalıyız. Hayatın size gelmesini beklemeyin, siz hayata adım atın…” SELDA KENAR

“ Hayatta seçimlerimiz bize aittir. Eğer istersek bardağı kirli de bırakabiliriz, temiz de… Her şey bizim elimizde…” GÜLAY

“ Zamanın kıymetinin ve öneminin farkındalığına vardım. “ YAŞAR

“ Hayatta mutlu olmak için, insanın kendini tanıması, kendi duygularını açması gerekir. Hayat hayallerden ibaret, onlara doğru koşalım ki onları gerçekleştirebilelim.” İZZER
Bu haber 314 defa okunmuştur

:

:

:

: