Orta Doğu Denkleminde İRAN TÜRKİYE ilişkileri

İran'ın masaya oturtturulması konusunda hiç şüphe yok ki Türkiye'nin payı çok büyük.Türkiye'nin bu çabası arabulucu oluşundan değil elbette ki Türkiye'nin ortaya koyduğu iyimser tavrıdır .
İran'ın masaya oturtturulması konusunda hiç şüphe yok ki Türkiye'nin payı çok
büyük.Türkiye'nin bu çabası arabulucu oluşundan değil elbette ki
Türkiye'nin ortaya koyduğu iyimser tavrıdır . İran'ı başka ülkede
masaya oturtturulması şüphesiz Türkiye'nin girişimlerinin boşa
çıkacağını hem de bölgesel olarak bölgesinde başak güç olmaya giden bir
Türkiye'nin belli rollere soyunmada fiyasko ile karşı karşıya kalacağı
doğru bir tespittir. İran karşısında bölgede yükselen sesi de
görmezden gelmek anlamsız olur. İran karşısında Nükleer Müzakereler
konusunda masaya oturtulmak isteği bir yandan Türkiye'nin İran'a
uzattığı ele önemli derece de etkide bulunmuştur. Ayrıca İran
konusunun diğer bir tarafı daha var; O da Suriye konusunda diğer
körfez ülkelerinin tutumu ve İran'ın bu konuda duruşu...Tüm bu
gelişmeler İran Körfez Ülkeleri ve Türkiye ilişkilerinin denklem
taşlarını oluşturuyor. Türkiye'nin İran'a verdiği söz ne olabilir?
Biraz düşündüğümüzde akla gelen ilk şey şu oluyor ki o da Nükleer
konusunda müzakerelerin başarıya ulaşamadığı zaman Nükleer enerji üretme
konusunda rahata kavuşacağı sözü akıllara gelebilir. Türkiye'nin
müzakereleri İstanbul'da yapılmasını ikna etmesi konusunda istediğin
elde etmesi şu oluyor ki '' değişimin şart olduğunu ve o düzende her
şeyin eskisi gibi olmayacağının'' vurgulandığı söyleriz. İran'ın
masaya oturması ve gelişmeler bizlere şunu gösteriyor ki İran'ın batı
yanlısı politikada belli oranda yumuşamanın söz konusu olduğudur.Tüm
bunların dışında İran her konuda suçlanamayacak ayrıca da bu durumlar
sonrasında İran her konuda müzakerelere oturacağı doğru bir
tespittir.İsrail açısında rahatsızlık uyandıran bu gelişmeler bölgede
düzeni inşa edeceğinden İsrail in konu karşısında gelişimleri
tetiklemek için elinden geleni yapacağı unutulmamalı.

İran ile müzakerelerin sona ermesi sonrasında olumlu açıdan Türkiye'nin
istekleri çerçevesinde gelişirse olaylar Türkiye açısında yeni bir
dönemin başlangıcı hem de izlediği dış politika da gücüne güç katarak
yol alacağı kanaatindeyiz. Nitekim Suriye konusunda halkların hakları
konusunda Esed karşısında yer alması ve isteklerini sadece halkın
istekleri olduğunu reform yapması gerektiğini söyleyen Türkiye'nin
Suriye'nin istikrara kavuşması ile yeni gelecek yönetimle daha da
bölge coğrafyasında Orta Büyüklükten sıyrılmaya doğru gideceği
doğrudur. Rusya ve İran gibi ülkelerle son dönemde daha iyi ilişkiler
içinde olan Türkiye 1990 dönemlerine nispeten dış politikasında daha
etkin rol aldığı hem bizler hem de batı tarafından algılanmaktadır.

Türkiye'nin bu denli dış politikasında sıçrama yapması sadece dış
politikamızın ürünü olmayıp iç politikada yaptığı açılım ve
reformlarının da sonucudur. İran konusunda ileri ki günlerde ilerleme
kaydedilmesi halinde bölge de istikrarı da beraberinde getirecektir.
Eğer olmazsa Suudi yönetimi ve körfez ülkelerinin silahlanmasını
düşünürsek bölgede çıkacak çatışma ortamı bizleri umutsuzluğa
sevkedebir.
Bu haber 715 defa okunmuştur

:

:

:

: